1564 yılındaFransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı.Daha önce Avrupada yayagın olan yıl başlangıcı Mart 25 idi.O zamanki iletişim şartlarında IX Charles'in bu kararı fazla yayılamadı.Duyanlar ise protesto amacıyla eski adetlerine devam ettler.1 Nisan'da partiler düzenlediler.Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak nitelendirdiler.1 Nisan'a bütün aptalların günü adını verdiler.Bu günde diğerlerine süpriz hediyeler verdiler, yapılmayacak partilere davet ettiler,gerçek olmayan haberler ürettiler.Yıllar sonra Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar 1 Nisan gününün kendi kültürlerinin parçası görerek devam ettitdiler.Oradan da bütün dünyaya yayıldı
Allah razı olsun arkadaşım bu güncel konuyu buraya taşıdığın için. Malesef Müslümanlar yabancıların kültürünü bilinçsizce taklit ederek kendi kültürlerine dahil etmektedirler ve bilerek veya bilmeyerek kültürel emperyalizmin bir parçası haline gelmektedirler. Aynı zaman da 1 Nisan olgusu insanları şakacıktan da!!!!! olsa yalancılığa sürüklüyor. -Bugün 1 Nisan, bakın nasıl yalan söylüyor Müslüman- Selametle.
Bizimle alakası olmayan ve kimler tarafından uydurulduğunu yukarida güzelce açıklanmasına rağmen kim nederse desin ben bugünü seviyorum diyen kardeşler ben bu uydurma günü sevmiyorum nasıl ki yılbaşını, sevgililer gününü sevmedigim gibi bizim kendi gülecek günlerimiz var
Sizlere Katilirken Sunuda belirtmek isterim Ki .,, Arkadaslar Ne yazikki Toplulumuz Bir donemden Sonra Batilasim kendi öz kültürü disinda Kutlamalara esLik etmeye Baslamistir..[Cadilar bayrami/Yilbasi Kutlamalari/ 1 Nisan V.b..] Ne yazikki Hic bir zaman ben gormedim hic bir Batili ulkesinin Bir Turkun veya Bir Musluman ulkesinin Kulturunu Benimseyip Ona Eslik ettigini.. Ne yazikki Toplum Olarak Buyuk Bir yanlisin Uzerinde duruyoruz..
sevgililer günü çok önemli bir gün hemen o gün elimizde bi çiçek doruca sevgilimizin yanına o gün onun kolarında geçirmeliyis günü
yılbaşı geceleri en önemli günlerden birtanesi o günü nasıl değerlendirirsen bütün bi yılın oşekilde gider haaa sakın evde filan oturupda oşekilde geçirmeyin yobaz derler sonra bi barda sızarda sarhoş olun
işte kendi kendimize maffetiğimiz örf ve adetlerimiz
1Nisan 1921 - Yunanlılara karşı İkinci İnönü Zaferi kazanıldı. Mustafa Kemal Paşa, ismet İnönü'ye çektiği telgrafta: "Siz orada yalnız düşmanı değil, ulusun makûs talihini de yendiniz." diyordu.1 Nisan 1916 - Mustafa Kemal, Tuğgeneralliğe terfi etti.
iste arkadaşlar kimseler bundan bahsetmez yazık bizim türk milletine ...
Fransansız kültürünü kendi kültürümüze dahil etmişiz ama kendi kültürümüzü ve tarihimizi unutmuşuz. Size bir olay nakledeceğim. Fransa ile şu anki farkla önceki zamanlardaki farka bakın:
Fatih İle Napolyon Arasındaki Fark
Adı dünya tarihindeki büyük kumandanlar arasında anılan Napolyon Bonapart'a, Saint Helena adasında hapis bulunduğu sırada "Kimler büyük adamdır?" diye sormaları üzerine Bonapart'ın Fatih Sultan Mehmet'ten bahsederek:
"Büyüklükte ben onun çırağı bile olamam. 'Niçin?' derseniz, bana pek acı gelen bir gerçeği açıklamam icap eder ki o da şudur..
Ben kılıçla fethettiğim yerleri, hayatta iken geri vermiş bir bedbahtım. O ise, fethettiği yerleri nesilden nesile intikal ettirmenin sırrına ermiş bir bahtiyardır" diyerek bir hakikati ortaya koymuştur. Selametle.
Yine kendi tarihimize yabncılaştığımızı gösteren yaşanmış bir örnek:
1976 yılında Suudi Arabistanın Cidde şehrinde, deniz suyunu tatlı suya çeviren bir tesisin açılışından sonra meslektaşları ile sohbete girişen dönemin Türkiye Büyükelçisinin bir ara söze: "Bu Suudi Arabistan'ın ilk tuzdan arıtma tesisidir" diye başlaması üzerine;
Fransız Büyükelçisinin hayretler içinde kalarak:"No... Sör... Bu Suudi Arabistan'ın ilk tuzdan arıtma tesisi değildir. İlki Osmanlılar'ın 1800 lü yılların sonunda yaptığıdır" diyerek ecdadımızın eşsiz mirasından habersiz yaşayan elçimizi mahcup etmiştir. Selametle