her seferinde neredeyse kaybedicekmiş gibi yapar elimi yatırırdı.bu alışkanlık halini aldı.benim için sorun değildi.gerçi matematik öğretmenimiz sevgili olduğumuzun falan düşünüyordu kesin ama elini tutmayı seviyordum. o zamanlar kıştı ve onun elleri sıcacıktı.neden olduğunu bilmiyorum ama her zaman ateşi var gibiydi.Ona ayaklı sobam derdim.
aslında o kadar farklıydık ki.ben sınıfın zeki kızıydım.Ama o serseri tipli , rapçi ve grafiticiydi.
o da bir başkasının seviyordu.okulun diğer bir güzeli(ve kaşarı).bir kere çıkıp ayrılmışlardı.ilk başta kıza sinirlenmişti ama sonra yumuşamıştı.sanırım onu gerçekten seviyordu.bnde sanki aşkın nasıl birşey olduğunu öğrenmek istermiş gibi ona sorular soruyor, aşkını anlattırıyordum.bir nevi kendi kendime ceza veriyordum.sonra araları tekrar düzelmeye başladı.sanırım kız sevgili bulamamış gene eski sevglisine dönmüştü.işin garip yanı oda bunu biliyordu.ama genede kızı sevmeye devam ediyordu.