EY AŞKI CAN
Avare bir yüreğin içinden büyük bir elem dökülür satırlarıma,sızlatan bir kelamın omuzuna başımı yaslarım
ibrahimi bir ateşin nefesinden,meryem sukunetiyle sevda ülkesine sözler dizerim
Yüreğimin en temiz sayfasını ararım seni yazmak adına
Gecenin karanlığına mumun titrek alevi yansımasıyla,sevdamın rengini boyarım kelamıma
Mora bürünen titrek ifadelerle tükenen mürekkebime aşkımı yükleyerek mum alevi kesilirim
Anlatamam yetiremem,dizemem cümlelerimi ardı ardına
Canıma derman derim,ey aşkı can!
Kapanmayan yürek yaralarıma merhem olurmusun diyecek olurum diyemem
Yutkunurum yutarım cümlelerimi,rakseden bir hüseyni makamı eşliğinde sürgün olurum mısralarıma...
Cümleler boynu bükük ,kelimeler kifayetsiz kalırken utangaç kılar sevdan beni
Sen sustukça yüreklenmeyecek harflerim ,devrik cümlelerim üşüyecek, düşüncelerim gevezeyken dilim LaL olacak
Vav sukunetiyle
Elif dikduruşuyla
Mim olup eğiliyorum,
Açılan yaralarıma zaman ve dua sürerek bekliyorum
Canıma derman derim
Ey aşkı can
Can
Çoktandır kalemim yazmıyor,kelamım suskun.Tüm suskunluğumu cümlelere dökmek için kelimeler beğeniyorum,hiçbir kelime cümle oluşturmuyor..
Suskun kalmanın sırrı nedir diye düşünürken,sevgi medeniyetinin hakimi yürek dile geliyor.Suskun yürekleri tefekküre davet ediyor
Ruh beden ülkesinin başkenti,bedene yön veren sultan...
Beden bir kafes ise ruh sanki kuş mesabesindedir,ruh özdür...
Kuşsuz bir kafesin bir anlamı yoksa ,ruhsuz bir beden geçicidir...
Ruh ve beden birlikte canlıdır,birlikte can verir.Cananda ruh sayesinde canını bulur...
İşte bu ruh canını bulmak için bir yola girmişse suskundur,sevgi medeniyetini beden ülkesine hakim kılmak için,suskun kalmak önemli ve değerlidir..
Dile gelen yürek terennümleri karşında bende eyvallah diyorum...
ve susuyorum..
Sukutun lal olduğu dem.Aşkı ilahiye kanatlanmak isterken ben,bendeki sus kalmalarımla huzurdayım...
Gitmelerim suskun, kalmalarım ağır basarken Aşkı envare ile yanan yüreğimi dide giryan olan gözlerimle nazar etmedeyim...
Arzu hale kifayet etmezse lisan susmalı...
Nasıl oluyor bilmem hep geç kalıyorum hayata, yaşanmışlıklara, bahara
Neresinden tutsam kalıyor elimde sanki ve vakitler geçiyor hiçbir bahar oturmuyor üzerime..
Aylardan EyLüL EyLü'Le gelen demlerden EyLüL'ün tam ortasından sesleniyorum
Ne çok güzellikleri bağrında taşırsın ey EyLüL, yeni bir baharın ilk müjdecisi, ayrılıkların hikâyesi ve hazan mevsimini karşılayan asude bir bahar ülkesisin
Bağrında bin aydan daha hayırlı bir misafir ağırlayarak ne çok sırlar fısıldıyorsun yüreğime
EyLüL
Satır arasına sığmayan bir hazan
Kırılgan bir düş, hayali bir düşüş
Geleni geçeni ağırlar hanesinde, ilk ve son bahardır bestelenen
Sonları yaşatarak ilkleri ağırlarsın heybende
EyLüL
Ne çok şaire ilham kaynağıdır sararmış yaprakların, ne çok yüreğe hediyedir yere düşen damlaların
Meltem rüzgârları estirir ve arada ıslatırsın yağmurlarınla. Gökkuşağı olursun güneşin göz kırpmalarıyla
Yedi rengine boyatırsın içine sığmayan gönülleri
Ve güneş son sözlerini söyler dinleyenlere
EyLüL
Ayrılık hüzün, veda, vuslat, hepsini yaşatırsın aday olanlara
ve giden gitmiştir çıktığı kapıyı açık bırakarak, her sevda veda kapısından süzülür içeri
Ekime yelken açar ,düşen yaprak tanelerinin arasından usulca kaybolur..
Birçok sebebin sustuğu demlere ve tek olanın emrini beklediği iftar anına şahittir EyLüL
Son baharın rüzgârları esiyor gönlümde, yapraklar tek tek düşerken toprağa gönlümdeki meltemde estiriyor hazana
Daha bir yorgun olan gönlüm, yorgun cümlelerin içinden sıyrılıyor ve susarak EyLüLü dinliyor yüreğime kaç yaprak düşer hazan makamında diye
''Aç ellerini boş dönülmeyen dergâha, unutma gönlün gözyaşıyla yıkanınca yükselir arınan tüm dilekler o'nun katına''
Her şey zamanında güzel ve anlamlı o anı kaçırdıktan sonra anlamı yok yaşamanın,yalnızlığı yalnızlıkla paylaştığım bir zaman diliminde gelişini anlamlı kılmak adına,ey rahmet ayı sana huzur içinde ve yüreğimin derinliğinde özgürce seslenebilmekti tek arzum..
Gelişinle huzur getirdin, rahmet ve bereket getirdin, ümidimi kestiğim bir anda sen geldin sen, sen seni kabul edenlere hoş geldin ey Ramazan
İmsakten iftara kadar huzurundayız, öze dönüş zamanıdır artık. Zamanı farklı yaşamanın, insanlara farklı yaklaşmanın, bir sofra etrafında birleşmenin ve içe dönüp yeniden arınmanın zamanıdır
Hikmet dünyasından gönül dünyamıza bir pınar bağlamanın vaktidir Ramazan
Rahmani ilahiyeden verilmiş bir fırsattır Ramazan
Hallerin halleştiği, ruhların doyuma ulaştığı, manevi istasyondur Ramazan
Bizlere armağan edilmiş güzel bir iklimdeyiz, payımıza düşeni almak adına bu aleme açmalıyız dünyamızı
Seher vakitlerinde uyanık gözler dua ve niyazla dolu sözler arıyor Ramazan
Söylemlerin eyleme geçmesi için sonsuza açılan bu yolda bir başlangıç noktasıdır Ramazan
Bir kez daha hayatın imsak ile iftar arasında bir sınanma olduğunu hatırlatacaksın bu çorak yüreklere
Yüreğin konuştuğu yerde dil figüranmış, sana yüreğimden gelen aşk iklimine yaraşan bir hal ile halimi sana arz ediyorum. Adını dilime tesbih ettiğim sevgili bizleri gaflet girdabından çıkar ki gülüşeninde yaprak olmaya adayız, bunu bize çok görme
Gönül dünyamızı hikmet pınarına bağlamışız, toplu direnişlerimizi kolaylaştır.
İyi ki geldin
Hoş geldin ey kutlu ay
Konsun yine pervazlara güvercinler
Hu hu'lara karışsın âminler
Mübarek günlerdir
Gelin ey Fatihalar Yasinler
Avare bir yüreğin içinden büyük bir elem dökülür satırlarıma, sızlatan bir kelamın omuzuna başımı yaslarım
İbrahimi bir ateşin nefesinden, meryem sükûnetiyle sevda ülkesine sözler dizerim
Yüreğimin en temiz sayfasını ararım seni yazmak adına
Gecenin karanlığında mumun titrek alevi yansımasıyla, sevdamın rengini boyarım kelamıma
Mora bürünen titrek ifadelerle tükenen mürekkebime aşkımı yükleyerek mum alevi kesilirim
Anlatamam yetiremem, dizemem cümlelerimi ardı ardına
Aciz bir yürekle seslenirim o yüce dergâha
Hiç girilmeyen bir köşe bulsam, ayak basılmayan bir kıyıda damlaların acizliğini deryalara anlatsam
Bir çöl olsam, en çöl yanıyla mecnunlaşan, leylanın gölgesinde serinleyen
Hiç dayanılmamış bir sine bulsam, sessizce başımı yaslasam, bir cami olup ibadetlerle dualarla anılsam
Bir sabah olsam hep umutlara doğan, tüketilmeyen boşa harcanmayan bir gün olsam, hilal olsam yıldızların içnde ışıldayan, tüm gözlerin üzerimde hayale daldığı dolunay olsam oturulmamış bir ağaç altı bulup, yolcu olduğumu hatırlasam
Bir mısra olup ayetteki manayı kelam eylesem, Hiç derilmeyen bir gülün renginde kaybolarak, iki gönlün hasbihaline ortak olan bir gemi olsam Nuhu hatırlatsam çağlara
Hiç duyulmayan beste olup üflenen ney'in sesinden yankılansam
Bir tevbe olsam hep affedilen,
Bir teşekkür olsam hep şükredilen,
Bir yağmurun ilk damlası olup aksam temizlesem çoraklaşmış gönülleri, melekler eşliğinde yağan bir kar tanesi olup pak eylesem
Dua dua olup istesem istesem
Bir güvercinin kanadında uçursam dileklerimi, mektup olsam okunan, duygu olsam hislenen ve gözyaşı olsam sımsıcak akan
Yaralarıma derman desem,
Dualarıma icabet desem,
Sevdama vuslat desem,
Ve vefaya sadakat desem
Vav sukunetiyle,
Elif dik duruşuyla..
Mim olup sadece senin huzurunda eğilsem
Vefasızlığımla utangaç bir yürekle af dilesem..
Af makamına Af olunsun diye Af ile
Cok anlamli yaziyorsunuz tebrik ederim. Okurken zevkli ve dusundurucu sozleriniz mevcut. Yuregimin seyir defterinden isimli paylasiminizdaki her satiriniz bir atasozu, bir ogut niteliginde. Ellerinize saglik yureginize bereket.
İsmail olunmadan kurban olunmazKurban olmak; Yaratana elsiz ayaksız yürümek. Onunla kelimesiz konuşmak
Kurban olmak; ölmek demek değil bilakis ölümü hayata dönüştürmektir.
Kurban olmak; Dirilmektir
Kurban olmak; var olmaktır var olmanın nabzını nefes nefes tutmaktır.
Can yurdundaki İsmail'i kurban etmeden, elinde ki bıçakla nereye gidiyorsun?
Can yurdunda pazarlık yapılmaz. Kurbanını arıyorsan, can pazarına git. Can pazarı teslimiyettir.
Ey İsmail! Seni İsmail yapan teslimiyetindir.
Ey İbrahim! Seni İbrahim yapan tevekkülündür.
İbrahim'i rüyalarda dostluklar çağıldar, ismaili teslimiyette de canlar kanatlanır ve sonsuza uçar.
Canını hiç uçurmadın mı sevgili diyarına? o kokuyu hiç tatmadın mı?İbrahim olup putları devir.İçindeki putları devirmeyenin kurbanı kimedir.
Kurban arınmadır, saflaşmadır; sen kurbanınla arınamıyorsan, içindeki putlarını kır.Ey insan! İnsansın sen, yani kurbansın.Kurbanın Kurb-anın olmalı ki teslimiyetin anlam kazansın..
Bugün sevgiliye kurban olmayanlar, yarın nelere kurban olacaklardır...
Kurban olunmadan insan olunmaz İnsanileşemeyen, İslamileşemez
Bir bayram daha geldi, hoş geldi. Ruh bıçağını, nefsinde çal ve kurban ol!
Tüm suskunluğumu cümlelere dökmek için kelimeler beğeniyorum,hiçbir kelime cümle oluşturmuyor..
Suskun kalmanın sırrı nedir diye düşünürken,sevgi medeniyetinin hakimi yürek dile geliyor.Suskun yürekleri tefekküre davet ediyor
Susuyorum
Beni bölmeyin susarken
Ben böyle de mutluyum..
Suskunluğum saklıyor içimdeki çğlıklarımı
Kimse duysun istemiyorum
sana olan duygularımı
Hayatımda olanları düşünürken
Fırtınalar kopuyo küçük kalbimde
Susarken saklıyorum
Kimse görmüyor acılarımı
Yüzüme hep gülücük maskesi takıyorum.....
Böyle daha iyi
Kimse göremiyo gözümdeki yaşları
/01.09.2011/
hayatınızda yaşanacak virgülleriniz çok olsun... kaleminiz yazar.. yüreginiz yaşar.. şiirleriniz çok olsun.. Güzel gönlünüze sağlık...