Yeter ki gün eksilmesin penceremden

Son güncelleme: 01.09.2010 23:57
  • noimage



    Ve gönül Tanrı'sına der ki;
    Pervazım yok ölümden yana
    Her mihnet kabulüm
    Yeter ki gün eksilmesin penceremden

    Cahit Sıtkı TARANCI

    Ölüm,şairleri en çok çeken gizemli temaların başında gelir.Bu gerçeği bilen,
    dünyaya bağlanamaz.Fani zevkler,ihtiraslar peşinde koşamaz.İnsanların,
    kalbini kıramaz.Hatta,hayvanları,bitkileri dahi incitemez.İnsanoğluna
    sunulan nimetlerle dolu doğayı kirletmez,kendisinin ve içinde yaşadığı evrendeki
    her şeyin yok olacağını,her şeyin yüce yaratıcıdan bir eser,bir tecelli,ona
    götüren bir işaret,bütünü temsil eden bir parça olduğunu bilerek,sonsuz
    hayatına ahret yurdunda yeniden doğmak için hayatı bir fırsat,fırsatı
    ganimet bilerek durmadan,yorulmadan çalışır.Ölüm gerçeğini böyle anlamış
    olmalı ki şair dörtlükte;Gönül denilen yere-göğe sığmayan Allah'ı içine alan,
    sonsuzluğu kucaklayan bir sır menbaı sırlar mahzenidir
    hakiki kulun sonsuza açılan kalbi. İşte bu eşsiz yaratılışa sahip Gönül,
    yaratıcısına der ki,korkum yok ölümden yana;zira akıllı,inançlı bir mü'min
    bilir ki,ölüm bir son değil belki sonsuz,bitimsiz yeni ve fevkalade güzel bir
    yaşamın başlangıcıdır.Hayatın türlü mihnet ve zorlukları,çileleri her şey
    her türlü eza ve cefa kabulümdür,yeter ki o ebedi ve bitimsiz
    günün,güneşin ziyası eksilmesin gönül penceremden.Yani ölüm beni
    korkutmuyor,hayatın mihnet ve çileleri de yeter ki ölümsüzlük,sonsuz
    ebedi ve zevalsiz hayat devam etsin benim için.Şairin,bu dizeleri hangi
    zevk ve coşkuyla yazdığı bilinmez ama yukarıda anlatılan manada gün
    eksilmesin penceremden adlı şiirindeki içten duasına sonsuzluğa
    hasret bir kalbin gün ışığı misali kalbine tecelli eden ilahi nurla
    her an onunla olma temennisine,bütün kalbimizle katılıyoruz.

    Nihat GÜLLE
    Şair ve yazar
#01.09.2010 23:57 0 0 0