Yemenli Onbir Kadının Hikayesi

Son güncelleme:
  • Şiir gibi bir ev
    Yeryüzünün en saadetli evi
    Efendimiz ve aişe annemiz..
    11 kadının hikayesini anlatıyor annemiz
    Yemenli, 11 kadının hikayesi
    Bu kadınlar bir araya gelmiş
    Kocalarının hallerini anlatıyolar
    Ama önce kesin söz veriyolar
    Hiçbir şey gizlemeyecekleri hususunda

    Ve birinci kadın başlıyor..
    Benim kocam yalçın bir dağın başındaki zayıf bir deve gibidir
    kolay değilki çıkılsın
    semiz değilki götürülsün,
    sert mizaçlı huysuz, gururlunun tekidir

    ikinci kadın anlatır..
    ben kocamın kötü huylarını anlatmak istemem ,korkarım
    eğer anlatmaya başlarsam büyük küçük herşeyini söleyip
    geriye hiçbir şey bırakmamam gerekir
    buda kolay değil, vakit yetmez

    sıra üçüncü kadındadır
    oda kocasının kötüler
    benim kocamın boyu uzundur ama aklı kısa
    konuşursam boşanırım
    konuşmazsam muhallakta kalırım

    dördüncü kadın kocasını över
    benim kocam tıhame gecesi gibidir
    ne sıcaktır ne soğuk
    ne korkulur nede usanılır

    söz beşinci kadındadır
    kocam içeri girince pars
    dışarı çıkınca arslan gibidir
    bana bıraktığı ev işlerinden hesap sormaz

    altıncı kadın anlatır
    benim kocamda yedimi üst üste katlayıp yer
    çok yer, içtimi sömürür
    yiyip içmekten başka bişe düşünmez

    yedinci kadın bir ahhh çeker..
    benim kocamın işi sadece beni dövmektir der
    başımı yarar, vücudumu yaralar
    bunları yapmak içn eline ne geçerse kullanır

    sekizinci kadın kocasını tavşana benzetir
    Ve bir cümle ile anlatır
    güzel kokulu bitki gibi hoş kokar

    dokuzuncu kadın anlatır
    benim kocam boylu posludur
    evi rahattır
    ocağının külü çoktur
    evi meclis gibi bir adamdır, misafir perverdir

    onuncu kadın anlatır
    benim kocam da maliktir
    akıl ve hayalinizde geçen her hayra maliktir
    onun çok devesi vardır
    develer, kesilmek üzre bekletilir

    Ve söz..
    onbirinci kadındadır
    söz ümmü zer dedir
    kocam ebuzerdi
    amma ne ebuzer..
    ebuzer beni şîk denen bir dağ kenarında
    bir miktar davarla geçinen bir ailenin kızı olarak gördü
    kulaklarımı ziynetlerle doldurdu
    beni hoşnut kıldı
    kendimi bahtiyar ve yüce bildim
    beni atları kişneyen, develeri böğüren
    ekinleri sürülüp daneleri harmanlanan
    müreffe ve mesut bir cemiyete getirdi
    ben onun yanında söz sahibiydim
    hiç azarlanmadım..
    akşam yatar, sabaha kadar uyurdum
    doya doya süt içerdim.

    Bir gün ebuzer evden çıktı..
    Her tarafta süt tulumları yağ çıkarılmak için çalkalanmaktaydı
    Yolda bir kadına rastladım
    Kocam bu kadını sevmiş olacak ki
    Beni bıraktı, onunla evlendi
    Ondan sonra;
    Bnde bir başkasıyla evlendim
    Oda iyi bir adamdı, bu kocamda bana ;
    Ey ümmü zer ye, iç yakınları ihsanda bulun derdi
    Buna rağmen
    Ben bu ikinci kocamın bana verdiklerinin
    hepsini bir araya toplasam
    Ebu zerin en küçük kabını dolduramaz

    Yemenli onbir kadının hikayesi bitmişti..

    Efendimiz..
    Aişe annemize gülümseyerek baktı
    Eyy aişe.. ben sana ebu zer in ümmü zere nispeti gibiyim
    Şu farklaki..
    Ebu zer ümmü zeri boşadı
    Ben seni boşamıcam.. biz beraber yaşıcaz
    Aişe annemiz, ya resulallah dedi..
    Beni nasıl seviyorsunuz ?
    Efendimiz..
    Yine tebessümle cevap verdiler..
    Eyy aişe
    İlk günkü gibi..
    KÖRDÜĞÜM gibi...


    (EBÛ ZER EL-GIFÂRÎ:..........Peygamber Efendimize(s.a.v) inanan ilk on kişiden birisi ...İslam tarihinin ilk sosyolist insanıdır.Peygamberimiz: "Allahü teâlâ, yalnız başına yürüyen, yalnız başına vefât
    edecek olan ve yalnız başına haşrolunacak olan Ebû Zer'e rahmet eylesin" buyurmuşlardır.
0 0 0