KERBELA

Son güncelleme: 28.12.2007 23:44
  • KERBELA KIYAMININ SEBEPLERIH. Fahrettin Altan


    Imam Huseyin (a.s)'in kiyaminin sebeplerini O'nun kendi sozlerinde aramak gerekir. Imam Huseyin (a.s)'in kendisi ne icin kiyam ettigini herkesten daha iyi biliyordu. Imam Huseyin (a.s) Mervan'nin: "Hemen Yezid'e biat et: cunku bu is, hem dinin hem de dunyan icin daha faydalıdir" sozune karsilik soyle buyurdular: "Inna lillah ve inna ileyhi raciun. Muslumanlar, Yezid gibi bir hukumdara ducar oldugunda artık Islam'la vedalasmak gerekir..."1


    Imam Huseyin (a.s) "Beyza" konaginda bir fırsat bularak Hurr'un askerlerine bazi gercekleri anlatip kiyam ve hareketinin asil sebebini soyle aciklamistir:



    " Ey insanlar! Resulullah (s.a.a) buyurmustur ki: "Kim Allah'ın haramini helal bilen, ahdini bozan, Resulunun sunnetine muhalif olan, kullari arasında gunah ve haksizlik yapan zalim bir yonetici gorur, ameli ve sozuyle ona karsi muhalefet etmezse Allah Teala boyle bir adami, o zalimi sokacagi yere (cehenneme) sokar."



    Ey insanlar! Bilin ki bunlar (Beni Umeyye) Allah'in itaatini terk edip seytanin itaatine sarildilar. Fesadi yayip Ilahi sinirlari tatil ettiler. Fey'i (Peygamber'in ailesine mahsus olan ganimeti) kendilerine ayirdilar. Allah'in haramini helal, helalini da haram ettiler. Ben Musluman toplumu hidayet etmege ve onlara onderlik yapmaya, ceddimin dinini degistiren fasitlerden daha layigim..."2


    Kays bin Es'as: "Neden Yezid'e biat etmiyorsun?" dediginde Imam Huseyin (a.s) soyle buyurdular:


    "Allah'a ant olsun ki, ben onlara zillet elini vermeyecegim: koleler gibi de onlerinden kacmayacagim."3


    Imam Huseyin (a.s) "Asura" gunundeki ikinci konusmasinda soyle buyurdu:


    "Bilin ki zina zade oglu zina zade (Ubeydullah Bin Ziyad) bizi iki sey:"Kılıç ve zillet" arasinda birakmistir: zillete gelince o bizden uzaktir: ne Allah, ne Peygamberi, ne de muminler bunu kabul ederler, ne etekleri pak ve tahir olan anneler (Hz. Fatıma ve Hz. Hatice), ne de izzet-i nefsi olan kimseler alcak kimselerin itaatini kerim kisilerin şahadetine tercih etmegi reva gorurler. Bilin ki ben hucceti tamamladim ve size olan inzar gorevimi yerine getirdim. Ben aile fertlerimin azalmasina ve yardimcilarin da yardım etmemesine ragmen hedefime dogru yurumege devam edecegim."4


    Imam Huseyin (a.s) kardesi Muhammed-i Hanefiyye'ye verdigi vasiyetnamesinde soyle yazmistir:


    "...Ben azginlik, makam, fesat, ve zulum yapmak icin Medine'den ayrilmadim. Ben ceddimin ummetini islah etmek, iyiligi emredip kotulukten sakindirmak, ceddim Rasulullah (s.a.a) ve babam Ali (a.s)'in yolunda devam etmek icin kiyam ettim. Oyleyse kim bu gercegi benden kabul ederse (bana itaatte bulunursa) Allah'in yolunu kabul etmistir: kim de reddederse, Allah benimle bu kavmin arasinda hukmedene kadar sabrederim (kendi yolumu tutup giderim): Allah hukmedenlerin en hayirlisidir..."5



    KERBELA

    Kerbela...Yas tuttugumuz yer Kerbela
    Peygamber incisini yutan yer Kerbela
    Canimizin bir parcasini biraktigimiz yer Kerbela
    Zalimlere karsi ciktigimiz yer Kerbela
    Zulmun, vahsetin yasandigi yer Kerbela
    Mertlik ve Cesaret Destani Kerbela

    Oysa mubarek sahabeler gitme dediler gitme
    Bu Kufe halki seni yalniz birakir
    Imam Huseyin o mubarek agzindan
    "Eger gitmezsem" dedi bundan sonra zalimlere kimse karsi cikmaz
    Isde Rasulullah terbiyesi
    O, mubarek dergahta yetismis biri, Hz.Huseyin
    Birden aklina Hz.Hasan geldi
    Hasan, nice halife ve sahabelerin kahbece akibetine ugrayan Hasan
    Sehit edilen Hz.Hasan
    Sanki Hz.Huseyinin onunde duruyordu, Beyaz bir atin ustunde
    Bir elini ona uzatmis , diger eliylede Kufe tarafini isaret ediyordu
    Hz.Huseyin, gozleri doldu anlamişti sanki, sehit olacagini
    Zalimler, vicdanlari kararmişlar ne istersiniz Peygamber soyundan

    Hz.Huseyin Kufeye dogru yola cikti
    Kervanda cocuklar, kadinlar, yaslilar
    Kufe, Yezid'den bikmisti
    Yezid biktirmisti, zulumleri dilleri destandi
    Kalbi taslasmis Yezid, nasibi kapanmış Yezid
    ALLAH c.c. laneti zalimlerin uzerinedir
    Zalim, duymustu Hz.Huseyin'in gelecegini
    Ordusunu yolladı Kerbela'da kusattı, Hz.Huseyin ve kervanını
    Bir ordu dusunun, hepsinin gozunu kan bulamis
    Bir ordu dusunun, hepsinin kalpleri tas
    Peygamber soyuna bir suyu bile cok gordu, zalim ve ordusu
    Hz.Huseyin o mubarek agziyla anlatti herseyi
    Konustumu Peygamberimiz gibi konusurdu
    O konusmaya tasmı dayanirdi
    Taslasmis kalpleri bile parcalardi, parcaladida
    Bir gun, sadece bir gun daha olsaydi ordu vazgececekti
    Ama olmadi
    Zalimler ordusu katlettiler, kadin, cocuk, yaslı demeden
    En son kahramanca carpisan Peygamber Incisini sehid ettiler
    Mubarek Basini govdesinden ayirdilar Kerbela'da
    Huseyin, Huseyinim sen gonullerimizdesin beyazlar icinde
    Sanki, sanki sana bakinca Peygamberimizin suliyetini goruyoruz
    Her su icisimizde Sen ve Kerbela aklimiza geliyor
    Gozlerimiz yaslaniyorda, su bogazimizdan gecmiyor
    ALLAH c.c. size Rahmet ve Magfiret eylesin

    Kufe halki, Kufe halki boylemi tesekkur ettiniz, Imam Huseyin'e
    Ellerinizle verdiniz, Peygamber İncisini, Yezide
    Kufe Halki hesabini nasil vereceksiniz
    Peygamberimizden nasil sefeat isteyeceksiniz
    Size sormayacakmi, İki cihan gunesi
    Benim opup kokladigim Huseyin'imin basi
    Kanli Kerbela'nin ustunde, basi bir yerde, govdesi baska bir yerde
    Aranizda hicmi ALLAH c.c. korkusu olan yoktu
    Canini Peygamber soyu icin feda edicek
    Zalimlere karsi cikacak
    Gonlunuz, Kalbiniz nasil rahat etti

    Kerbela, Kerbela
    Hz.Huseyin'in sehit dustugu yer Kerbela
    Hz.Huseyin'in basinin dustugu yer Kerbela
    Topragin kana bulanmiş Kerbela
    Hz.Huseyin RABB'im sana topragini bol Mekan'ini Cennet eylesin
    Ben o zamanda yasasaydim ALLAH c.c. yemin olsun ki
    Savasirdim ALLAH c.c. icin, senin yaninda
    Atardim bedenimi, sana yonelen oklarin onune
    Sehitlik serbetinden icerdim, icmek isterdim seninle birlikte

    [media]http://www.esselam.net/kadirim/kerbela...mp3[/media]
#18.04.2006 10:26 0 0 0
  • İbn-i Abbas, Kerbela vakıasından sonra bir mektubunda şöyle yazıyor:
    Şunu hiçbir zaman unutmayacağım ki, sen Hüseyin bin Aliyi Peygamberin hareminden (Medineden) Allahın haremine (Mekkeye) sürdün, orada da onu gafil avlayıp öldürmek için, bazı adamlarını gizlice gönderdin. Sonra onu Allahın hareminden Kufeye sürdün. Hz. Hüseyin, Bathanın (Mekkenin) en aziz insanı olmasına rağmen üzgün bir şekilde Mekkeden ayrıldı. Eğer Mekkede kalarak orada kan dökülmesini isteseydi, Mekke ve Medine halkının tümünden daha çok taraftarı olurdu. Ama o, Allahın evi ve Rasulullahın hareminin saygınlığnı ve kutsallığını korudu. Sen ise onların hürmetini ve saygınlığını korumadın. Çünkü sen, haremde onunla savaşmak için adamlarını Mekkeye göndermiştin.[u][15][/u] Ubeydullah, Muslim bin Akili ve ona sığınak veren Hani bin Urveyi Kufede yakalayıp feci bir şekilde şehit etti.[u][16][/u] Ubeydullah, İmam Hüseyinin (a.s) Kufeye geldiğini öğrenince, İmamın ordusunu gözetimi altında tutmak için, Hür bin Yezid-i Riyahinin komutasında bir orduyu Kadisiyye bölgesine gönderdi. Hür Bin Yezid, Şeraf denilen bir bölgede İmam Hüseyinle (a.s) karşılaştı, aralarında bazı konuşmalar geçti. İmam (a.s), Kufelilerin iki heybe dolusu mektuplarını Hür bin Yezite gösterdi ve kendisini onların davet ettiklerini söyledi. Sonra yoluna devam etti... Hicretin 61. yılı Muharrem ayının ikinci günü İmam Hüseyinin (a.s) kervanı  Neyneva bölgesine varmıştı. Bu bölgede bulundukları sırada İbn-i Ziyadın elçisi, Hür bin Yezide bir mektup getirdi. Mektubun içeriği söyleydi: Bu mektubum sana ulaşır ulaşmaz ve elçim senin yanına gelir gelmez, Hüseyini sıkıştırıp onu suyu ve sığınağı olmayan bir çöle sür. [u][17][/u] Hür bin Yezid, İbn-i Ziyadın emri doğrultusunda İmam Hüseyinin (a.s) kafilesini Kerbela denilen bölgede durdurdu. Ertesi gün Ubeydullah bin Ziyadın elçisi olan Ömer bin Sad da dört bin savaşçıyla Kerbelaya geldi.[u][18][/u] Söylemeden geçmeyelim ki Hür bin Yezid, İmam Hüseyinin şahadetinden önce yaptıklarına pişman olup tövbe etti ve İmamın (a.s) safında savaşırken şahadete erişti.[u][19][/u] Ömer bin Sad, Aşura gününe üç gün kala, İmam Hüseyinin (a.s) kafilesinin suya ulaşamaması için beş yüz süvariyi Fırat nehrini korumaları için görevlendirdi.[u][20][/u] Muharrem ayının dokuzuncu günü (Tasuâ), İmam Hüseyin (a.s) ve ashabı,  tamamen düşman tarafından ablukaya alındılar; öyle ki düşman, İmamın (a.s) yardımına hiç kimsenin gelmeyeceğine emin olmuştu.[u][21][/u] Tasuâ akşamı, düşman tarafından savaşın başlaması için saldırı emri verildi. İmam Hüseyin (a.s), düşmanın hareketini görünce kardeşi Abbas bin Ali ye şöyle buyurdu: Kardeşim, -canım sana feda olsun- atına bin de onlara doğru git ve onlara; sizin amacınız nedir, ne yapmak istiyorsunuz? diye sor. İmam Hüseyin (a.s)ın kardeşi Hz. Abbas, onlarla görüşüp konuştu. Sonuçta saldırıyı yarına ertelemeyi kabul ettiler.[u][22][/u] * * * Nihayet Aşura günü yetişti... Ömer bin Sad, otuz bin savaşçıyla saldırıyı başlattı.[u][23][/u] Otuz iki süvari ve kırk piyadeden oluşan[u][24][/u] İmam Hüseyinin (a.s) ordusu, onların saldırıları karşısında korkusuzca direnip, yiğitçe savaştılar. Hem şehit verdiler ve hem de onlardan bir kısmını öldürdüler. İmamın (a.s) askerlerinden biri şehit olunca yeri boş kalıyordu, halbu ki düşmanın ordusundan bir kişi öldüğünde yerini hemen bir başkası dolduruyordu. İmam Hüseyinin (a.s) ashabının hepsi şehit olunca, sıra İmamın (a.s) kendi ailesine geldi. Çünkü İmamın ashabı, biz yaşadıkça sizin ailenizin savaş meydanına gitmesini kabullenemeyiz, diye İmamın ailesinin meydana gitmesini engellemişlerdi. İmamın ailesinden savaş meydanına ilk ayak basan aziz oğlu Ali Ekber oldu.[u][25][/u] Ondan sonra, İmam Alinin (a.s), İmam Hasanın (a.s), Cafer-i Tayyarın ve Akilin evlatları savaş meydanına çıktılar. Birer birer yiğitçe savaştıktan sonra onlar da şahadet şerbetini içtiler. Hz. Abbas bin Alide (a.s) İmam Hüseyinin evlatlarına su getirmek için gayret gösterdiği bir sırada, düşmanın kalleşçe saldırısı neticesinde, savaşarak canını İmam Hüseyin (a.s) ilahi kıyamı yolunda feda etti. Aşura gününün en hassas zamanı, Peygamberin ciğer paresi ve sevgili kızı Fatımanın aziz oğlunun yardımcısız kaldığı zaman idi. Düşman ordusu, İmamı yalnız gördüğü için her taraftan ona saldırıyordu ... Aşura günü orada bulunan Haccac bin Abdullah şöyle diyor: Allaha ant olsun ki, oğlu, kardeşi, kardeş oğulları, akrabaları ve yaranları öldüğü halde onun (İmam Hüseyin) gibi dirençli, sebatlı, şecaatli ve yiğit birisini görmedim. Allaha ant olsun ki ondan önce ve ondan sonra onun gibi birisini görmedim. İmam Hüseyin (a.s) düşman ordusuna saldırdığında, onlar kurt korkusuyla dağılan keçiler gibi, İmamın sağ ve solundan kaçışıyorlardı... Allaha ant olsun ki, Fatımanın kızı Zeynep, İmama taraf yaklaştı... Bu esnada Ömer bin Sad da İmamın yanına yaklaşmıştı, Zeynep, İbn-i Sada hitaben şöyle dedi: Ebu Abdullah (İmamın künyesi) öldürülüyor ve sen durup bunu seyrediyor musun?! Devamında şöyle diyor: Ömer bin Sadın göz yaşlarının yüzüne ve sakalına aktığını ve Zeynepten yüz çevirdiğini adeta görür gibiyim & Nihayet İmam Hüseyinde (a.s) o zalimlerin eliyle feci bir şekilde şehit edildi ve bu inanların yüreklerinde ebede kadar sönmeyecek bir hüzün ateşi yaktı.
#18.04.2006 11:26 0 0 0
  • Her istedigini söyleyen, istemedigini işitir.



    Bil ki;
    Başkasından sana LAF GETİREN,
    Senden de başkasına
    LAF GÖTÜRÜR.



    Zulmüyle âbâd olanın ahiri berbâd olur!
    (Bediüzzaman)




    Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.
    (Bediüzzaman)

    paylaşımın için sağol kardeşim
#18.04.2006 11:33 0 0 0
  • ALLAH RESULU SEVGILI TORUNUNA AGLIYOR

    "Ben Fatima (a.s) ogullari Hasan ve Huseyin'in ebesiydim. Hasan dunyaya geldiginde... (Hz. Hasan'in (a.s) dogumu ile ilgili bazi seyler anlattiktan sonra sunlari ekliyor): Huseyin (a.s) dunyaya geldiginde, Resulullah (s) yanima gelerek "Ey Esma, çocugumu bana getir." diye buyurdu. Ben Huseyin'i beyaz bir kundaga sararak Resulullah'a (s) verdim. Resul-i Ekrem (s) sag kulagina ezan, sol kulagina ikamet okuduktan sonra, Huseyin'i bana verdi ve aglamaya basladi.

    Esma diyor ki: "Resulullah'a (s) "Anam, babam sana feda olsun ey Allah'in Resulu, aglamanizin sebebi nedir?" diye sordugumda, alemlere rahmet olarak gonderilen Peygamber "Bu cocuguma (aglıyorum)" diye cevap verdi. "Bu cocuk dunyaya daha yeni geldi" dedigimde bana "Ey Esma, bu yavrumu zalim ve azgin bir grup oldurecektir. Allah-u Teala benim sefaatimi onlara nasip etmesin." diye cevap verdi. Daha sonra "Ey Esma, bunu kizim Fatıma'ya soyleme, cunku o daha yeni dogum yapmistir (ve bu haberi duymaya hazirlikli degildir.)" buyurdu."


    Hakim Nisaburi soyle rivayet etmistir:

    'Umm-ul Fazl Resulullah'in (s) yanina gelerek "Ey Allah'in Resulu, dun kotu bir ruya gordum." dedi. Peygamber ne gordugunu sorunca, Umm-ul Fazl "Cok kotu bir ruya gordum. Sanki senin bedeninden bir parca kesilip benim etegime birakiliyordu." diye anlattiginda, Resulullah (s) "Cok iyi bir ruya gormussun. Insaallah kizim Fatima yakinda bir erkek cocugu dunyaya getirecek ve o cocuk da senin eteginde buyuyecek (sen onun dadisi olacaksin)." dedi. Boyle de oldu. Hz. Fatima, Huseyin'i dunyaya getirdi ve onun dadilik iftiharini bana verdiler. Bir gun Huseyin'i Resulullah'in (s) yanina goturdum ve onun kucagina verdim. Aniden Hz. Peygamber'in yuzunu diger tarafa cevirerek agladigini gordum. "Ya Resulallah, annem-babam sana feda olsun: size ne oldu? (Nicin agliyorsunuz?)" diye sordugumda soyle buyurdu:

    "Cebrail simdi yanima gelerek, ummetimin bu cocugumu oldurecegini bana haber verdi. Cebrail'e "Bu cocugumu mu (oldurecekler)?" diye sordugumda, "Evet" dedi. Daha sonra Huseyin'in oldurulecegi yerden kan renginde bir avuc toprak bana getirdi."



    ALLAH (C.C.) HEPINIZDEN RAZI VE MEMNUN OLSUN , MUTLULUGUNUZU DAIM ETSIN OLUM GELMEDEN OLMEYI BILENLERDEN OLURUZ INSALLAH. SELAMLARIN EN GUZELI PEYGAMBERIMIZ HABIBI ZISAN EFENDIMIZE SONRADA HEPINIZIN UZERINE OLSUN , MUHABBETLE KALIN MUHAMMMETLE KALIN S.A.V.
#18.04.2006 12:48 0 0 0
  • Hazret, ısrarla şunu anlatmak istiyordu:


    "Sizler, beni davet ettiniz. Ben de, davetinize icabet ettim. Allahın dini ayaklar altına alınıyor dediniz, O'nun dinini korumak için Medine'yi terk edip bu topraklara geldim, o halde insanlara Hüseyn'i davet ettiğinizi, sonra da toplanıp onu Kerbela'da şehid ettiğinizi nasıl izah edeceksiniz?"
    Evet, bunlar Kerbela hadisesinde vuku bulan öğretici noktalardan sadece birkaçı... Müslümanlar, Hüseyn'in dostları, taraftarları ve bu yolun aşıkları bilmelidirler ki, mücadele yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır. Aynı zamanda, tembellik ve inzivadan kurtulmalı, yeryüzünde tek bir insan bile yaşamaya devam ettiği müddetçe, kavganın da beraberinde devam edeceğini idrak etmelidirler. Bilsinler ki, kavgaların en güzeli, hakk lehinde, batıl aleyhine olanıdır. Kavga, hakk düşüncesini canlı tutabilmek ve hakkın kanunlarını icra edebilmek içindir. Mücadelenin kendisine mahsus bir sünneti ve kanunu vardır: kavgalarında muvaffak olmak isteyenler açık ve müşahhas bir hedef peşinde olmalıdırlar. Aynı zamanda bu hedef, insanlara sunulmaya layık ve itimat edilir olmalıdır. Ayrıca kendileri direnç sahibi sağlam iradeli fedakar ve hedefleri uğrunda canlarını verebilecek insanlar olmalıdırlar. Bütün bunlarla birlikte, mücadelelerinde doğru yöntemler seçmelidirler.


    noimage




    O zaman Allah onlara yardım edecektir: "Ey iman edenler! Eğer siz Allaha yardım ederseniz, O'da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar!"
    "Eğer, can ve malınızı Allah yolunda verdiyseniz biliniz ki herşeyden önce saadet ehli, ikinci olarak cennet ehli, üçüncü olarak zafer ehlisiniz."



    [1]- Saff/10-13.
    [2]- Fussilet/ 30-32.
    [3]- Saff/ 2-3.
    [4]- Şeyh Müfid İrşad kitabında şöyle diyor: Müslim'in Kufe'deki kıyamı, Zilhiccenin 8i salı günü başlamış ve Arafe gününe rastalayan dokuz Zilhicce çarşamba günü de Müslim şehid edilmiş. El-İrşad, s.198.
    [5]- Hür daha sonra yaptığından pişman olup Aşura günü Ömer İbn-i Sa'dın ordusundan ayrılıp İmamın tarafına geçti ve şehit oluncaya kadar çarpıştı.
#18.04.2006 14:27 0 0 0
  • ADIN BATSIN KERBELA

    SUSUZLARA KANMAK YOK ARTIK

    KAN İÇİCİLERİN KARŞISINDAYIZ

    HEP YAĞMURLU GÖZLERİMİZ

    GÖZYAŞLARIMIZ KURU ÇİÇEKLERE

    ZULME KARŞI KIYAMLARDAYIZ

    BİZ YÜCE DAVANIN ADAKLARIYIZ

    MEŞRU MÜDAFAANIN

    GAYR-İ MEŞRU SEVDALILARIYIZ....
    ..


    noimage

    BU ŞİİRİ SİZLER İÇİN EKLEDİM UMARIM BEYENİRSİNİZZ

    SELAMETLE




    noimage
#18.04.2006 14:55 0 0 0
  • Bu baslik altinda konuya katilan sevgili arkadaslarima tesekkur ediyorum
    Allah sizden razi olsun...


    HAYAT: iNANMAK VE MUCADELE ETMEKTIR. HZ. HUSEYIN


    Hz. Huseyn, zahiren yenilmisti.. Ama, sehadeti saadet bilen bir insan icin, yenilgi sozkonusu olabilir mi? Mazlum kanları ise, tarih boyunca, nice zalim kılıclarını curütmüştür. Hz. Huseyn, "Kılıclar yarınlarda, Kur"anımızı delik deşik edecekse, ben govdemi, bugunden, siper yaparım .." diyordu..



    Gündüz hayalimde gece düşümde

    Gel dinim imanım İmam Hüseyin



    Yılın oniki ay sabah seherinde

    Her dertlere derman İmam Hüseyin

    Dividim var kalem tutmam elimde

    Hakkın kelamın okurum dilimde

    Muhammedin sancağının dibinde

    Salınır da mazlum İmam Hüseyin

    Pir Sultan ne güzel bulmuş yerini

    Ben pirime kurban verdim serimi

    Muaviye oğlu Mülcem soyunu

    Sürülsün dergahtan der İmam Hüseyin

    Pir Sultan Abdul


    Selam ve dua ile...
#18.04.2006 17:29 0 0 0
  • eline saglik gardas
#17.03.2007 21:46 0 0 0
  • Zalimin Zulmi varsa !!



    Bizlerinde
    Bizi Yaratan, hesap gününün tek sahibi, Rahmetiyle bize doğru yolu gösteren
    Adaletle bize hükmeden bir olan ve tek olan yüce Allah(c.c.) vardır.




    Zalim ne yaparsa yapsın baki olana ve tek olan Yüce Allah(c.c.) vardır.

    Allah(c.c.) senden razı olsun.
    ellerine sağlık güzel bir çalışma olmuş.

    Allah(c.c.) emanet ol.
#22.03.2007 10:07 0 0 0
  • sağol
#02.04.2007 14:10 0 0 0
  • Allah razı olsun
#12.05.2007 07:47 0 0 0
  • allah hepinizden razı olsun
#28.12.2007 23:44 0 0 0