Dinmeyen acı kerbela..!

Son güncelleme: 21.05.2007 09:52
  • İSLAM tarihinin kara bir sayfası ... Yüzyıllardan bu yana İslam dünyasını ağlatan acıklı olay ... Bir kaşık suya hasret giden Hazreti Hüseyin'in şehit edildiği uğursuz Kerbela çölü ...

    Hazreti Ali'nin büyük oğlu Hasan, babasının yerine geçerek İmam oldu. Siyasal güç de İmamların elindeydi. Sam Valisi Muaviye iktidar tutkusuyla Hasan'a baskıları artırdı. Hasan, bu baskı ve korkutmalar karşısında çekildi. Yerini Muaviye'ye bıraktı. Muaviye yine rahat edemedi. Hasanı zehirleterek şehit etti. İmamlık küçük kardeşi Hüseyn'e kaldı. Muaviye'nin yerine gecen Yezit, karşısında rakip olarak Hüseyin'i gördü.

    Kufeliler, Muaviye'nin yönetiminden memnun olmadıkları için İmamlığa yine Ali soyunun getirilmesini istiyorlardı. Bu istek daha çok İmamlık hakkinin, yani devlet başkanlığının Muaviye ve soyunun hakki olmayışından ileri geliyordu. Bunun için Hüseyin'i Kufe'ye çağırdılar. Ona uyacaklarını, İmam olarak kendisini tanıyacaklarını bildirdiler, birçok çağrı mektubu yazdılar.

    Hazreti Hüseyin, bu çağrıya uymak zorunluluğunu duydu. Yüz kişiyle yola çıktı. Bunlar arasında çocukları ve torunları da vardı. Kufe, o cağda güney Irak'ta ünlü bir kentti. Babil harabelerinin güneyinde ve Fıratın bati kolu üzerindeydi.

    Yezit, Hz. Hüseyin'in Kufe'ye doğru gelmekte olduğunu öğrenmekte gecikmedi. Babası Muaviye'nin zorla ele geçirdiği İmamlığın elden gideceğinden korkarak telaşa düştü. Hüseyin'i bu isten vazgeçirmek, gerekirse ortadan kaldırmak istedi. Komutanlarından Semre'yi üzerine gönderdi. Hz. Hüseyin Kerbela sahrasına geldiği sırada Semre önünü kesti ve çember içine aldı. Kerbela çölünün o sıcak lığında, Hz. Hüseyin ve yandaşlarına su verilmedi. Çoluk çocuğun su isteği ile inleyen Kerbela çölü, yezit in askerleri tarafından duyulmadı. Fırat ırmağının da yanından geçmesi, Yezit in ne lanet olduğunu daha iyi açıklıyordu.Bu İnsan dışı baskı ile, Hz Hüseyin ve yandaşlarını cögertip ve sonra üstlerine yürüyeceklerdi. Semre'nin birkaç kez fazla gücü olduğu halde, karşısındakinin kimin oğlu olduğunu da iyi biliyordu. Hüseyin ve yanındakiler Yezid'in ordusuyla yiğitçe çarpıştılar. Sonunda yanındakilerin hepsi şehit oldu. Hz. Hüseyin yaralandı, çarpışacak gücü kalmadı. Sinan ve Şimr adli kişiler başını keserek onu şehit ettiler. Bu arada << On Dört Masum-i Pak >> (çocuklar) da şehit edildi. Geri kalanlar tutsak oldular. Bunlar arasında Hz. Hüseyin'in kız kardeşi Zeynep, Ümmügülsüm, kızları Sakine, Fatma, oğulları Ali ve Zeynel' Abidin ile karisi vardı.

    Acı haber duyulunca, İslam dünyası bir yasa boğuldu. Ozanlar coştu. Binlerce ağıt yazıldı, söylendi. Aleviler bu acıyı hiç unutamadıkları için, yeni yeni ağıtlarla kuşaktan kuşağa aktardılar. Böylece yüzyıllar boyu sürüp gelen bir edebiyat türü oluştu.

    Hz. Hüseyin'in şehit olduğu gün, Arap aylarından Muharrem'in Onuncu günü, Hicret'in altmış birinci (M. 680) yılıydı. Bu gün, yas günü olarak bilinir. Oruç tutulur, su içilmez. Dergahlarda yas törenleri düzenlenir, ağıtlar, dualar okunur.

    Ah İmam Hüseyin

    Türbesi üstünü nake eylediler
    Asık olan canı saz eylediler
    Seni dört köseye bas eylediler
    Gel dinim imanım İmam Hüseyin

    Cağlar sular gibi akışım gelmez
    Şehrine giresim çıkasım gelmez
    Yezid'in yüzüne bakasım gelmez
    Gel dinim, imanım İmam Hüseyin

    Senin abdalların yanar yakılır
    Katarımız On İki İmama katılır
    Burada Yezit'lere lanet okunur
    Gel dinim, imanım İmam Hüseyin

    İmam Hüseyin'in kolları bağlı
    Asık olanların ciğeri dağlı
    Hazreti Ali'nin sevgili oğlu
    Gel dinim, imanım İmam Hüseyin

    Senin Asıkların semain tutar
    Kadir geceleri sem'alar yanar
    Mezhebim İmam-i Cafer'e uyar
    Gel dinim, imanım İmam Hüseyin

    Pir Sultanım eydür, erenler nerde
    Calisiz, kayasız bir sahra yerde
    Kerbela çölünde, kandilde nurda
    Gel dinim imanım İmam Hüseyin
    Gökte Melek, Yerde İnsan Ağladı

    İmam Hüseyin'e olan zulumat
    Gökte melek, yerde insan ağladı
    Gidi kesti ellerini, doğradı
    Gökte melek, yerde insan ağladı

    Elin kesti bir Allahın zalimi
    O bilmedi ne olacak halini
    Ay tutuldu, gün düşürdü nurunu
    Gökte melek, yerde insan ağladı

    Bir su vermediler ol adil hana
    İçtiler Yezitler hem kana kana
    çok figan eyledi hem Fatma Ana
    Gökte melek, yerde insan ağladı

    Dedem oğlu, bak Yezid'in kasdına
    Askerini çekti gelir üstüne
    Böyle zulüm mü olur Ali dostuna
    Gökte melek, yerde insan ağladı
#01.03.2006 09:08 0 0 0
  • paylaşım için sağol
#08.03.2006 17:35 0 0 0
  • paylaşım için teşekkür ederim.......

    Allah (C.C.) Razı Olsun
#09.03.2006 15:26 0 0 0
  • Evet gerçekten insan düşündüğü zaman çok kötü oluyor. Paylaşımın çok sağol,ellerine sağlık
#09.03.2006 22:27 0 0 0
  • Allah razı olsun
#21.05.2007 09:52 0 0 0