Elleri vardı Mocha'nın
her parmağını tek tek öper kalbimin üstüne koyardım
elleri benden iki yaş büyüktü, adabı muaşerettendir derdi
beni severdi
bende Mocha'yı sayardım ama Allah var şimdi
her saydığımda bir çıkardı
hep bir!
Birin üstünde bağdaş kurardı Marmara
kollarımda Mocha'nın yanak izleri vardı
sessiz sessiz küfürler atardım denizlere
içine gözyaşı koyup
zaten küfrün içine gözyaşı koydu mu
kıvamı gereği gecenin pusulası şaşar, kuzey enlemlerinden
güney boylamlarına kadar Mocha'nın gözlerinin kapladığı alandan
geriye kalan bizler, belki biraz aptal belki biraz bencil ve de ittik
permütasyon gereği arkamdan gelen kaç kişi olursa olsun
nasıl çoğalırsa çoğalsın
asal olarak yalnızdım
yasal olarak aşık!
Marmaranın denizine bak
gözlerinin ferine bak
tamam biliyorum her yabani kuş ağzının kenarında biraz siyah taşır
ve Mocha'nın gözlerine jilet çekilir her gece
her gece çekilecek bir köşe başı düşer
sol yanım Mocha'ya ağlar sağ yanım şiire çalar
izzet_i ikramdır ölüm Marmaranın ortasında
tesadüfen boğulan bir ördeğin alın yazısında
oynanan trajıkomik bir sone gibi bana ezberletilen bu oyunda
sen son repliğimdin Mocha!
Hiç bir anne ördek yavrusunu insanlar havada vursun diye yetiştirmesede
beni annem, sana vurulmak için yetiştirmiş Mocha!!!
Şimdi gözlerimi kapatıyorum
sende 3 e kadar beni kendinden say
bu gece 39 dakika öp beni Mocha!