İlimizin herkes tarafından bilinen ve herkes tarafından gezilen parkında geziyorum geçenlerde. Önümden bir çocuk bisikletiyle gidiyordu, güvenlik görevlisi çocuğu durdurup " yavrum park içerisinde bisikletle dolaşmak yasak" dedi.
Bu cümle birden bana şunu hatırlattı.
Bu şehirde bisiklet yolu var da o yüzden mi park içerisinde bisiklet sürmek yasak acaba dedim kendimce. Ama bakıyorum koskoca şehirde bisiklet yolu yok, zaten kaldırımları zor yapmışlar, bisiklet yolunu nasıl yapsınlar değil mi?
Bisiklet kullanacak olan çocuklarımız ve bizler ancak kaldırımlarda bisiklet kullanabiliyoruz. El ele yürüyen iki kişinin zor sığdığı kaldırımlarda, köpek gezdiren insanların arasında yürümeye çalışıyoruz.
Parkta bisikletinden indirilen çocuk aldı eline bisikleti ve yürüyerek bisikletini taşımaya başladı. Aradan iki dakika geçmeden önümde köpeğini tasmasıyla zor zapteden bir adam gördüm. Allah muhafaza köpek ipini bir koparsa başta ben olmak üzere etrafındaki insanları parçalayacak. İnsanoğlunun bisiklet bile süremediği parkta köpekler cirit atıyor. Abartmıyorum bizim oturduğumuz çimlere tuvaletlerini yapıyorlar ve bizlerde gezmeye gittiğimiz parkta köpeklerin tuvaletlerini yaptığı ağaçların altına oturup piknik yapıyoruz.
Ne güzel değil mi, insan gezinme alanında, çocukların oyun sahalarında köpekler geziyor. Onların tüyleri, artıkları bizi sanırım sağlıklı toplum yapmakta.
Yetkililere sesleniyorum: hijyen kurallarına dikkat edelim, bisiklet yolu yapalım, hayvan gezdirme alanları yapalım, ne kadar aşılasak ta başıboş köpekleri sokaklarda barındırmayalım, onlara barınma alanları yapalım.
Size konu ile alakalı yaşanmış çarpıcı bir örnek vereyim: Yaşadığımız şehirde bir öğretmen sabah mesaisine, okuluna gitmekteyken, şehrin orta yerinde başıboş gezen bir köpeğin saldırısına uğradı. Hastanede gördüğüm öğretmenin baldırı paramparçaydı. Bu öğretmenin suçu işine yürüyerek gitmek miydi? Bir ilde şehrin orta yerinde yaşanacak bir olay mı bu? Aşılı aşısız ne fark eder, ne işi var caddelerde köpeklerin, kulağına küpe takılmış köpekler insanları korkutmuyor mu?
Doğal yaşam isteyen arkadaşlara duyurumdur, illa doğal yaşam istiyorsanız şehir de yaşamayınız. Sözlük anlamına bakarsanız şehir yaşamının ne olduğunu anlayacaksınız. İnsan haklarını okursanız, kendi sevdiğiniz yaşam tarzını başkalarına benimsetmemeyi öğreneceksiniz. Siz seviyorsanız zürafayı evinizde besleyiniz mutlaka dışarı çıkaracaksanız doğal yaşam alanlarına götürünüz. Mesela ben de inek yetiştiriyorum oda evcil bir hayvan ve tasmasını takıp caddelerde gezdirmiyorum.
Ben şehirde yaşıyorum, ailemle beraber korkusuzca, özgürce gezmek istiyorum ve bisiklet sürmek istiyorum dağda mı yaşamam lazım ya da köpek mi olmam lazım.