Mimarlıkta Anlatım

Son güncelleme: 29.09.2010 15:22
  • Mimarlık Nedir - Mimarların Çalışma Alanları Nelerdir - Mimarlık Tanımı - Mimarlık Anlamı - Mimarlık Hakkında - mimarlık mesleği nedir



    Mimarlıkta Anlatım
    Ana Britannica

    Yapının içerdiği nitelik ve anlamın iletilmesine anlatım denir. Nasıl sesler müziğe, sözcükler edebiyat yapıtlarına dönüşüyorsa, yapının işlevi ile yapımı da yorumlanarak sanatsal bir anlatıma ulaşır. Bu, aralarında yer ve zaman farkı olan her kültürde başkalık gösteren bir olgudur. Mimarlıkta bu başkalığa üslup denir. Üslup bir kültürün dış görünüşünü, mimarlarının düşüncelerini yansıtır. Üsluplar ulusal ve coğrafi sınırlar içinde kalabildiği gibi, bölge ve uluslararası düzeyde de oluşabilir; süreleri, kültürel değişmelere bağlı olarak kısa ya da uzun olur.
    Toplum mimarlığın yalnızca işlevlerini yerine getiren bir olgu olmasını istemez; onun aynı zamanda, barındırdığı kurumların düşünsel yapısını yansıtmasını da bekler. Böylece mimarlıkta içerik ortaya çıkar. Farklı işlevlere sahip yapılar yalnız tasarım ve yapım açısından değil, üslup bakımından da birbirinden ayrılır. Bir konutu bir cami ile karıştırma olanağı yoktur. Yapıların düzenlenişi, yapımı ve biçimleri bu tür bir içerik yüklenirse, o zaman simgelerden ya da yapı ögelerinin simgesel değerinden söz edilir.
    Sanatta üslubun her zaman belli kalıplar içinde olması düşünülmez. Müzikteki aralar, resimdeki çizgiler ya da mimarlıktaki boşluklar gibi bazı belirgin olmayan, tanımlanamayan, hatta fiziksel varlıkları kanıtlanamayan ögeler, bir bütünün örgüsü içinde yer aldıklarında anlam kazanır. Mimarlığın en önemli ögesi olan mekân da böyle maddesel varlığı olmayan bir ögedir, çoğu kez bilinçli bir biçimde algılanmaz bile.
    Mekân, yapı ögeleri ile sınırlandırılmış bir boşluktur; hareketle ve ışıkla var olur. Işık mimarlık için çok önemlidir. Doğal ışık tümüyle denetlenemese bile, belirli biçimlerde kullanılarak çok güçlü anlatımlar elde edilebilir. Işığın günün saatlerine, yılın mevsimlerine göre değişmesi bu yüzeyden yansıması ya da renkli camdan içeri girmesi, yapının ögeleriyle bezemelerinde gölge oyunları yaratması, bir mimarlık yapıtının canlı varlıkmışçasına yaşamasını sağlar.
    Işık yüzeylerden yansıdığı için, bu yüzeylerin dokusu da anlatıma katılır. Doku hem bir yüzeyin fiziksel özelliğini hem de üstünden yansıyan ışığın niteliğini anlatıcı niteliklerinden dolayı dokunma ve görme duyularına seslenir. Benzer nedenle renk de önemlidir.
    Sınırlarını yapı ögelerinin oluşturduğu iç mekânlar gibi, sınırlarını yapıların oluşturduğu dış mekânlar da olabilir. Yollar, alanlar, parklar, bahçeler gibi kentsel mekânlar bunlar arasındadır. Bazen ağaç, kaya, su birikintisi gibi doğal ögeler de sınırlayıcı olarak kullanılabilir. Yapıların kitlesinden de söz edilir; her yapının biçimsel ve mekânsal etkisinin yanı sıra bir de kütle etkisi vardır. Üç boyutlu bir mimarlık ürününü algılayabilmek için içinde olduğu kadar çevresinde de dolaşmak gerekir. Eski Mısır Piramitleri gibi bazı yapılar salt kütle etkisine dayanır. Bu da mimarlıkta çevrenin önemini gösterir. Mimarlık, başka hiçbir sanat yapıtında olmadığı kadar çevre koşullarına bağlıdır.



#29.09.2010 15:22 0 0 0