7 düvele karşı verilen mücadele sonucunda, yoktan var edilen bir cumhuriyetin, bir ayağa kalkışın yıldönümüydü
Dün nereden nereye geldiğimizi düşünmek, kutladığımız cumhuriyetin anlamını idrak etmek için en önemli gündü.
Fedakâr bir toplumum neleri başardığını ve Kahraman bir ordunun, özgürlük ve istiklalin nasıl elde edildiğini izan etme günüdür.
Coşku ile kutladığımız Cumhuriyeti, coşkuyla koruma kararlılığında olan bir milletin coşkusudur bugün
Genç cumhuriyete hayat veren enerjinin ne olduğunu anlamak için önemlidir bugün
Belki, düşünceli ve endişeliyiz ama "ilelebet korumaya kararlılığı" umut veriyor
Milletimizin safları sıklaştırıp "zor yılları" yenmeyi bir kez daha hedef edindiği çoşkulu kutlamalar ile bir kez daha görülmüştür.
Türkiye ve kahraman milletinin Bölücü eşkıyaya karşı 1919 da başlattığı "milli mücadele" sevdası Cumhuriyete kavuşturmuştu.
O dönemde yüreklerde hissedilen Bağımsızlık sevdalısı Türk milleti, bize karşı başlatılan tarihi yok etme manevrası, haçlı seferleri karşısında, şiddetli bir refleksle ortaya çıkmış, Büyük önder Atatürk'ün başlattığı Kurtuluş Savaşı etrafında birleşerek tehlikeye giren bağımsızlığını, özgürlüğünü korumayı başarmıştı...
Milli mücadele azmi "cumhuriyetin ilanı" ile taçlanmıştı...
O tarihte esaretten kurtuluşun başlangıcı olarak atılmış adımı, şimdi yaşadıklarımızla karşılaştırırsak benzerliği ortadadır. O tarihte bu millet İngiltere ve Fransa, İtalya gibi öteki emperyalist devletlere karşı idi...
Şimdi ise onları Kontrolüne almış bir kaç çapulcuyu kullanan, küresel ateş ve girdabı yaratan şer güçlere karşı aynı mücadele sürmüyor mu?
O dönemlerde kapitülasyonlar ve idari hatalar Yabancı elçilerin idare üzerindeki etkisi ülkemizde farklı zafiyetler yaratıyordu.
Günümüzde de Küreselleşme ile bu baskıların sadece formatı değişmektedir
Ekonomik krizler ve yenidünya düzeni haritaları bu uygulamaların eseri değil mi?
Küresel odaklar, etnik ve din temelinden sinsice sürdürdükleri kalleş mücadele palana, ekonomik handikapları da ekleyerek ülkeleri yönetilecek kıvama getirme gayretindedir
O dönemlerdeki topla tüfekle yapılan sömürgecilik metot değiştirdi...
Yani dünün toplu-tüfekli emperyalistleri bugün "medeni" görünen yollarla klasik savaşlarını, sinsice ve hatta daha acımasızca sürdürüyorlar.
Bu küresel güçler, IMF ve çeşitli fonların sıcak paraları ile ekonomiyi kıskaca sokup, büyük borçlar yaratarak siyasal bağımsızlık üzerinde gölge yaratıyorlar...
Kurtuluş Savaşı'nı neden başlattığımızın temellerini anlamak için Kanuni'den sonraki Osmanlı dönemini kısaca incelemekte yarar var. Çünkü o dönemdeki oluşumlar ile maalesef bugün yaşananlar arasında giderek ciddi paralellikler oluşmaktadır.
Ulu önder Atatürk'ün Erzurum'da söylediği "bizi Wilson'a müracaat ettirmek istiyorlar" bu "oyuna gelmeyeceğiz" sözü günümüzde yaşanan gelişmelerle benzerlik göstermektedir...
Türk milletin yine oyuna gelmemelidir
Atatürk'ün "Hürriyet Türk'ün karakteridir" sözünün ışığında bu yıl kutladığımız Cumhuriyetin kıymetini daha iyi anlamamız gerekiyor
Cumhuriyetten bu güne kadar hızla büyüyen, modern bir toplum portresi çizen yüce Türk milletini bekleyen tehlikeler dün vardı, bugün de varlığını sürdürmektedir...
Günümüzde de "Türk milleti kavramının" içinin boşaltılıp, "tehlikeli virüslere" açık hale getirilmesi çabasının devam ettiği görülüyor
Türklük ve millet kavramı kültürel farklılıklar üzerinden yapılan ötekileştirme çabaları ile tahrip edilmeye çalışılıyor Bu oyuna gelmemek lazım!
Cumhuriyetin kuruluş gayesinin dokusu ile oynamak isteyenler vardır.
Türkiye üzerinde beyhude hayaller devam ederken, Küresel mihraklar ve iç odaklar sinsi planları ile bütünlüğümüzü bozma gayretindedir
Yüce Türk milletinin kardeşlik ve bütünlüğü "etnik temelde" yaratılan çatlaklarla tahrip edilmek istenmesi karanlık girdabın varlığına işaret etmektedir.
Bizi 87 yıl sonra yeniden düşündüren şey bölücü terör veya fesada yönelmiş zihinlerin cumhuriyet öncesi Wilson'a danışan mantıkların halen var olduğun göstermiyor mu?
Ulu Önderin "Nutuk" unu unutup, kavramları karıştıran "kimyası bozulan" bazı siyasetçilerin ihtirasları Cumhuriyeti koruma kararlılığının önemini bir kez daha ortaya çıkarmaktadır
O halde yeniden "milli şuura" bürünüp Tüm Türk milletinin kucaklaşma ve kardeşlik bağlarını güçlendirmeliyiz
Türk milletinin bütünlüğünü, kardeşliğini bozmak isteyen mihraklara bu kararlılığı tekraren hatırlatmak herkesin görevidir
Bugün kutladığımız Cumhuriyet bayramı bu manada daha önemli ve anlamlıdır
Yeter ki sakin olalım! Cumhuriyetin teminatı olan milli ve milletimizin bütünlüğü duygularımızı koruyalım...
Yeter ki, Cumhuriyetimizi, Kahraman silahlı kuvvetlerimizi, şanlı Türk milletinin bütünlüğünü ve varlığını daha da güçlendirip korumayı başaralım...
Biz dün ecdadımızın yaptıklarıyla övündük!, ama bugün onlara layık olabiliyor muyuz ona bakalım!
Yaşasın Türk milleti...
Yaşasın Cumhuriyetimiz...
Cumhuriyetimizin 87. yılı Kutlu ve ilelebet yaşaması dileğiyle