Beklenen gün gelecekse çekilen çile kutsaldır. Başörtülü olduğunu bütün içtenliği ile haykıran Müslümanlardan Allah razı olsun ve Allah tüm Müslümanların yardımcısı olsun inşallah. Payaşımın için sağol arkadaşım. Selametle.
Allah (c.c) razı olsun sevgili arkadaşım.eline yüreğine sağlık.bu davayı sadece biz başörtülü olan bayanların değilde,ümmetin davası olarak sahip çıkan bütün mümin kardeşlerimizden Allah (c.c) razı olsun inşallah.ama şuda bir gerçek ki bu sorun yaşayanların % 99 u müslüman olan bir ülkenin ayıbıdır ve de kanayan yarasıdır diye düşünüyorum.biz kimseye ah etmeyiz beddua yoktur dilimizde bizim yüreğimizin en temiz köşesinde yazılıp yaradana sunulan sessiz beyaz dilekçelerimiz vardır.ve ümidimiz vardır yarınlar için.Allah (c.c) yar vede yardımcımız olsun.selam ve dua ile
Bilindiği üzere Islam bir dindir. Kitabı Kuran-ı Kerim, Peygamberi Hz. Muhammeddir. Bu temel bilgiden hareketle Islamda bir meselenin hükmünün ne olup, ne olmadığı ele alındığında, o meselenin Kuranda ve Peygamberin sözlerinde nasıl yer aldığına bakılması zorunluluğu vardır. Tabiîdir ki meselenin tarihî ve içerisinde yaşanılan toplumun sosyal gerçekleri perspektifinden de bakılarak ele alınması gerekir.
Konu ile ilgili Kuran ayetleri:
...............Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (bakmaları haram olan şeylerden) çevirsinler ve edep yerlerini korusunlar. Zinnetlerini açmasınlar - kendiliğinden görünen müstesna - ve baş-örtülerini yakalarının üzerine salsınlar. (Nur Suresi, ayet 31)
Ey Muhammed! zevce-lerine, kızlarına ve Müminlerin kadınlarına söyleBir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini alsınlar. (Ahzab Suresi, ayet59)
Hazret-i Peygamberin örtünme ile ilgili sözlerine geç-mezden önce, bu ayetleri Peygam-berin ve ashabının nasıl anlayıp, ne şekil bir uygulama yapıldığına işaret etmemiz yerinde olacaktır.
Hz. Peygamberin hanımı Hz. Aişe şöyle diyor:Allah ilk muhcir hanımlara rahmet eyleye. Yüce Allah (Mümin kadınlar başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar.) Ayetini indirince, onlar eteklerinden bir parça keserek, onunla başlarını örttüler.(1)
Yine Hz. Aişe, bir gün ensar kadınlarından hararetli bir şekilde söz ederken, buna benzer bir ifade ile, başörtüsü emrine onların nasıl uyduklarını anlatmaktadır.(2)
rabbim cumlemizden razi olur insallah canim arkadasim bu davada simdi bizler madur durumda gibi gorunsekte aslinda rabbimin katinda hicde madur ve ezilen taraf bizler degiliz hakliyiz hakkimiz elbette alacagiz kimsenin hakki kimsede kalmaz mumin olarak asla beddua etmemeliyiz ve hayir dua etmeliyiz mevlam cumlemizin yar ve yardimcisi olur insallah
gül arkadaşım güzel paylaşımın için teşekkür ederim biz davamızda mağdur durumdayız demişsin siz mağdur değilsiniz asıl kazanan siz olacaksınız biliyorsun
sahabeler arkadaşımın söylediği gibi müslüman olan bir ülkenin ayıbıdır bu......
Allah hepimizin yardımcısı olsun
üzülmeyin ümitvar olunuz elbet bir gün bizimde başörtülerimiz birer gül bahçesine dönüşecek.Allah (c.c) her zaman işitir ve görür bu sessiz yakarışlarımızı.yeterki siz ümidinizi yitirmeyin.
ey kalpleri evirip çeviren Allah (c.c) 'ım kalbimi yolunda sabit kıl
Gazete akılları sıra, "sözde doktor"lardan delil de getirip, şöyle dediler:"Kadınların çoğunda, kapalı giyimden dolayı, güneş ışığından az yararlanmaya bağlı kemik erimesine rastlandı!"Hatırlarsınız;Aynı iddiayı, bir zamanlar "Netekim Evren" de dillendirmiş ve demişti ki;"Başını örten kadınların zekâsı gelişmez!"O da, "güneş ışığı"na dayandırmıştı iddiasını!..
SEFA HOCA'DAN SON NOKTA
Ne var ki;"Hekim"liğine güvendiğim, "araştırma"larına itibar ettiğim Doç. Dr. Sefa Saygılı, oynanmak istenen oyunu, "tek cümlede" bozdu!..Dedi ki;"Kemik erimesinin oluşmaması için; bir cildin, haftada iki gün yarımşar saat el ayası büyüklüğünde güneş görmesi yeterlidir. Vücudun herhangi bir parçası güneşi görebilir. Yüz olabilir, eller ve ayak olabilir. Başını örten kişilerin yüzü ve ellerinin açık olması, kemik erimesini engellemeye yeterlidir."
Ve sordu:"Kemik erimesi, insan hayatının tabii bir sürecidir.. İlaç firmaları, kemik erimesini özellikle abartıyorlar!.. Çünkü, ortada büyük bir pazar var ve bu pazarda büyük paralar dönüyor!.. Medya da, maalesef buna alet oluyor!..Ama, asıl sorulması gereken soru şu: Kemik erimesi olayını öne çıkaran medya; insanların çıplak olmasından dolayı oluşan cilt kanserleri hakkında niye yayın yapmıyor?"Evet, niye yayın yapmıyorlar?.."Plaj"larda oluşan ve son derece "itici bir görüntü" arz eden "kahverengi benek"leri niye yazmıyorlar?..Yazarlar mı hiç?..O zaman, kadınlar "örtünmeye" başlar!.. Örtününce de; "röntgencilik" biter!.. Dahası, "Soy oğlum soy!.. Daha çok kadın soy ki; tirajımız patlasın!" diyen Zafer Mutlu'lardan mahrum kalır Türkiye!..
bakin neler donuyor artik basortusu kullananlari nasil rencide ederiz diye oynamadiklari oyun yok ama bu bu oynadiklari igrenc oyunu kendileri kayip edecek yeterki bizler bilincli bizler imanli olalim artik uyanip kendimize gelmenin zamani gelmedi mi musluman olarak cok okumaliyiz cok bilincli olmaliyiz ki sorulan sorulara cevapsiz kalmayalim herseyin basi ilim lutfen cok okuyalim..
arkadaslarim guzel hayir dualariniz icin ALLAH(c.c.) razi olur insallah
Kendini dinin temsilcisi olarak beyan edenler dahi, iktidara geldiklerinde nedense dini ve dini vecibelerini yerine getirmeye çalışan vatandaşlarını unutuyor. Unutulmasın ki siz bugün başörtüsünü ortadan kaldırmaya çalışıyorsunuz. Birgün ortadan kaldırmaya çalıştığınız o başörtülüler sizi de geldiğiniz konumdan sileceklerdir...Tarih tekerrürden ibarettir anlayışını unutmayınız. Nitekim öyle olduğunu zamanla göreceksiniz. Paylaşımın için teşekkür ederim.
Benım annemın bası ortülu dıye anne dıyemıyecekmıyız yada kardeşimın bası acık dıye baska gozle mı bakmalıyız hosgoru yuce dinimizde var okuyalım ırdeleyelim anlasılır gerek yok baska yerlerde aramaya zaten