iklimler kurak, çiçekler solgun,
yapraklar yeşil yeşil düşüyor toprağa
toprak çatlak
toprak yurtsuz ve yersiz
bütün canlılar dilsiz
alaca bir akşam tüllerini çekiyor gene hüznüme
dil tutsak, el tutsak,
yürek sessiz mi sessiz
ne içtiğim su kesiyor susuzluğumu
ne yediğim taam bastırıyor açlığımı
tüm gülüşlerimi sattım güneşe
batsın, doğmasın bir daha isterse
sen yoksan
gülmek benim neyime
efkarlı şarkılar sipariş ettim geceye
en koyusundan
çalıp söyleceğiz birlikte
hatta kadeh tokuşturacağız hüznümle
küfrün bini bir para
aşka küfredeceğiz
kadere sayıp söveceğiz
masaya yumruğu vurup
yokluğuna içeceğiz
uyandırıp sensizliği
çalakalem çizeceğiz
m u t l u l u ğ u n
resmini
denize bakıp göz kırpacağım
yakamozlarla alay edercesine
gözlerini kıskanacaklar
utanıp denizin mavisine saklanacaklar
oltalarımı gökyüzüne fırlatacağım
yıldızları indirmek için
bakmasınlar ordan sen gibi
görmüyorlar mı halimi
bilmiyorlar mı yaklaşan kıyameti
kanadı kırık bir serçe gibi
sendeleyerek
senli anların kırıntılarını
topluyorum yerden
incecik parmaklarımla
hapsediyorum hepsini
bir nefes kendim için alıyorsam
senin için
ikincisi
bu ayrılık vuruyor beni
taa yüreğimden
en derinimden
yollara düşman oldum
uçan kuşlara hayran
bir yanım hep eksik
en çok ta sol yanım
darası alınmış umutlarımın
yarısı da çalınmış
yokluğunla el ele
yürümekteyim
parmaklarım kesik
ç i z g i l e r i s i l i n m i ş a v u ç l a r ı m ı n
yürek sessiz mi sessiz
ne içtiğim su kesiyor susuzluğumu
ne yediğim taam bastırıyor açlığımı
tüm gülüşlerimi sattım güneşe
batsın, doğmasın bir daha isterse
sen yoksan
gülmek benim neyime