Sana Şiiri - Sana Şiiri Dinle - Kevser Pınar Erdoğan
Gün olur
Alır kucağına seni yaşayamadıkların
Çok istediklerin imkansızdır sanki
Engeller taş duvarlar gibi çevreler yüreğini yüzünden
İçin akar, gülüşün donar,
Susarsın...
Bir derin sessizlikte beklersin öylece
Dinlersin sesini sonsuz suskunlukların
"Nasılsın"lara "iyi"lerden daha iyi cevaplar ararsın
Durgunluklarında...
Fırtınalarını gizlersin sabırsızlığının,
"Hüküm giymişim" dersin "ömrümce sabretmeye"
Haykırmak istersin ciğerin dolusu
Yüreğin dolusu "hayır" demek gelir içinden,
Yine susarsın...
Susmaktır sanki ödevin, hep sabretmek...
Mecburiyetler belirlemişken her anını yaşamının
Sonsuz özgürlükler için çırpınır durur yüreciğin
İçinde altı yaşlarında bir uzun saçlı kız
Dışında kırk üç yaşında iki çocuk annesi o kadın
İçin düşlerinde ip atlarken,
Salıncağa binerken rüyalarında saflığının
Dışın yine "mecburen"lere mahkum
"Anne"yi oynar
"Öğretmen"i oynar,
Amatörce "deli dolu"yu oynar
Ruhunun tiyatrolarında...
Ruhun...
Kaç zamandır uyuttuğun...
İçinde bir yerlerde pervasızca unuttuğun...
Çırpındığın, susarken gömmemek için...
Delice bir özlemle yeniden kucaklamayı beklediğin...
Oysa sen, uçurtmalar uçurmalısın kendi gökyüzüne
Her gün yeniden...
Salıncak kurup hilal olmuş bir ayın sivri burnuna,
Kayıtsızlığında keyiflenmelisin yaşanmışlığın
Sevda gözlerinde atmalı,
Yüreğinde görmeli o kadın seni..!