Hiç Gelmeyecek Yolcu

Son güncelleme: 13.12.2010 08:32
  • Hiç Gelmeyecek Yolcu Hikayesi - Yolcu Hikayeleri - Aynur Engindeniz - Aynur Engindeniz Yazıları

    Bu sabah yine işime gitmek için durakta otobüs bekliyordum.biraz soğuktan biraz meraklı bakışlardan kaçmak için banka oturdum.bekleyek zamanın geçmeyeceğine karar verip çantamdan bugün yapacağım işlerin listesini çıkardım.evraka dalmış sağı solu unutmuştum.otobüs kornaları,arkadaki okuldan gelen çocuk cıvıltıları,dükkanların kepenk sesleri'ama arada öyle bir ses geldi ki kulağıma içim bir tuhaf oldu.başımı kaldırıp sesin geldiği yöne doğru baktım.okulun demir parmaklıklarına yaslanmış bir genç,gelip geçen arabalara bakıyor ağlaya ağlaya yanık bir türkü söylüyordu.
    'kara tren gecikir de belki de gelmez'

    Bu saçı sakalına karışmış gariban giyimli genç,sabahın bu saatinde kendine bakan onca göze rağmen neden gözlerini yola dikmiş şarkı söylüyordu acaba.

    Kalbimde ona karşı acayip bir yakınlık hissettim.hani hep gariban insanların içindeyim,hep onların dertleriyle alakadarım ya..hani gözlerim onlara aşıktır ya hep.içlerindeki sıcaklığa,aza kanaat edişlerine,şükür bilişlerine,özellikle de konuşurken yalnızca gözlerime bakan gözlerine'onlar anlatırsa dertlerini ben bendekileri unuturum.onlar 'Allah razı olsun' derse ben kendimden razı olurum.silinir bütün beşeri yoklarım.o yüzden tanıdık geldi belki de bu garip genç bana.

    Biraz daha dikkatli bakınca anladım ki,bu ihtiyaç sahibi bir gariban değil.belki ihtiyaç sahibi ama en azından maddi bir şeye değil.gözleri boşluğa bakıyor,ama bakınıyor hep.oysa baktığı noktada hareket eden bir cisim,ya da alakaya değer hiç bir olgu yok.aç ya da açıkta olsa insanlara bakardı.'kara tren gecikirde'' değil 'Allah rızası için ' derdi dili.hayır bu genç farklı'kalbim öyle inanıyordu ki onun farklılığına kim olduğunu öğrenmek için çare aradım.acıyı nere saklasalar bulur çıkarır gözlerim.ne gariptir ki kimin mutlu olduğunu kestiremem ama kimin kalbinin kan ağladığını görür gözlerim.bir bakmam yeter,ya da bir sözcük. Stajı kendim de yaptım'bilirim

    Köşedeki bakkal cemil amcaya gittim.hala parmaklıklara yaslanmış türkü söyleyen genci göstererek
    _cemil amca,bu kim?
    _ilk kez mi gördün onu
    _evet,ilk kez gördüm
    _o bu mahallenin delisidir.söyler durur öyle.
    Demek ki boşuna değilmiş onu kendime yakın hissetmem.ikimizin de öz de mesleği aynıymış,delilik'
    _hikayesi ne,çok genç.bu yaşta okuyor olmalıydı belki de.
    Cemil amca gülerek;
    _hayat mektebini dereceyle bitirmiş kızım,okuyup ne etsin.hem herkes sizin kadar şanslı doğmuyor ki.

    Şans..çok şükür'şanslıyım,okuyup çalıştığımdan ziyade Allahın bana verdiği manevi şeylerden dolayı şanslıyım.aklım çalışmama yaradığı için değil,aklımı insan olarak kullanabildiğim için şanslıyım'gözlerim yeşil olduğu için değil, yürekleri görebildiğim için şanslıyım.en çok da Müslüman olduğum için şanslıyım. Evet çok şükür ben şanslıyım.ama bu gencin şansının ne olduğunu bilebilir miyiz.belki de onun da görünmeyen şansları vardır.bilmiyorum belki de deliliği bile şanstır.bu isyana giriyorsa Rabbim affetsin..
    _kızım,gelen senin otobüsün

    Nedense gitmek istemiyor,bu gencin hikayesini merak ediyordum
    _olsun zamanım var amca. Sen hele bir anlat bana şu genci.nedir onu yollara türkü söyleten acı.
    Bakkal cemil amca elindeki makarna poşetlerini rafa bıraktıktan sonra;
    _o genç iki yıl evvel bir kıza sevdalıydı.buralarda kumrular gibi gezer tozarlardı.bu çocuğun öyle per perişan haline de bakıp aldanma,babası pek zengindir.

    Hem dinliyor hem adına garip taktığım gence bakıyordum.birden parmaklıklardan kollarını çıkartarak,uzaktan yavaşça gelen otobüsün önüne atladı.yüreğim yırtılmış gibi bir acı hissettim.cemil amca 'korkma kızım' dedi 'şoförler alışıktır onun bu haline.bir şeycik olmaz.'

    Genç duran otobüsün içine girmiş birkaç dakika sonra da inmişti.cemil amca anlatmaya devam etti.
    _bu çocuk üniversite okuyordu.edebiyat bölümünde.hoca çıkacaktı.kader işte'hikayeye dönecek olursak,bu iki sevdalının arasına aileler girdi.kızın ailesi alevi oldukları için bu zengin aileye kızlarını vermek istemediler.ama onlar birbirlerini sevmekten vazgeçmediler.ne var ki iki aile de artık düşman olmuştu.birleşmelerine imkan yoktu.
    Kı za türlü işkenceler etmişler vazgeçmemiş,oğlanı olmadık şeylerle tehdit etmişler yine olmamış.sonunda bu ikisi kaçmışlar.kendilerine küçük bir ev kurmuşlar şehirde.işe de girmişler,okullarına da gitmişler.iki aile ne kavgalar etti bütün Karamürsel şahittir.silahlar konuştu,mahkemeler görüldü,ama onlar kurşun yağan dallarda bir birine sıkışmış iki kuş misali yaşadılar sevdayı.iki ay ya geçti ya geçmedi.kızın ailesi mahkemeyi kazandı ve yaşı tutmadığı için polis zoruyla kızı eve geri getirdi.oğlanı içeri attılar.bir hafta sonra babası kefaretle falan çıkarttı.günler geçmiş aşk engel tanımaz hale gelmiş.ama kızın ailesi Adapazarına göç ettiği için görüşmeleri mümkün olmuyormuş.bir gün kız oğlanı aramış,yarın ben evden kaçacağım,Karamürsel terminalinde beni bekle,demiş.çocuk yarın olunca terminalin önünde beklemeye başlamış.kızın plakasını verdiği otobüs sonunda gelmiş.oğlan sevinçle otobüsün önünde kızın inmesini beklemeye başlamış.dakikalar geçmiş,herkes birer birer inmiş.otobüs yoluna devam etmek için kapılarını kapatacakken çocuk içeri dalıp koltuklara tek tek bakmış.belki de indi de göremedim diye çıkıp deli gibi sağı solu aramış.ama nafile'kız otobüsten hiç inmemiş,hatta şoförün verdiği bilgiye göre öyle biri bu otobüse hiç binmemiş.

    Çocuk ağlamış,bağırmış'kendisine bunu yapan sevdiğine ağıtlar yakmış.bir gün bir gece o terminalde aklı başında ağlamış'ama sonrası..aklını kaybetmiş işte.o gün bu gündür yollara bakar ağlar,ve hep bu türküyü söyler..otobüsleri durdur,'nejla,geldin mi' diye bağırır,koltuklara tek tek bakar..bulamayınca iner ve şimdi gördüğün gibi o parmaklıklara sırtını dayayıp sessiz sessiz ağlar.
    Ailesi ne yaptıysa nafile.iyileşmedi.

    İçim ürperdi.bu nasıl vicdan.tek sebep bencillik.alevilik bahane.nasıl kıydılar iki yüreğe.biri Sünni,diğeri alevi'peki bu yapılan vicdansızlık hangi din de kabul görür.kurulan bir yuvayı dağıtmak hangi din de mübahtır.

    Cemil amcaya tek kelime edemeden durağa geri döndüm.gözlerimi Garipten ayıramıyor bir yandan da kimse görmesin diye gözyaşlarımı siliyordum.sonunda yanına gitmeye onunla konuşmaya karar verdim.çünkü beni onun gözleri çağırıyordu.bir sır vardı bakışlarında.bunu öğrenmeden bir yere gidemezdim.

    Yanına gittim.kafasını çevirip kim geldi diye bakmadı bile.sadece türkü söylemeyi bırakıp sustu.biraz çekinerek biraz da korkarak sordum;
    _adın ne,
    _kimsin sen
    _bir dost
    _benim dostum falan yok,git işine..Necla değilsin sen.
    _değilim evet.ama neden ağladığını merak ediyorum.üzüldüm senin için.

    Çocuk hiç yüzüme bakmadan cevap veriyordu.
    _anlatır mısın bana ,neden ağlıyorsun.
    _herkes biliyor sen bilmiyor musun.
    _hayır bilmiyorum,bu şehirde çok yeniyim.sen anlat isterim hem de.
    _otobüsten Necla inecek..otobüsten Necla inecek'o benim Neclamdır.o benim küçük kadınımdır.onun kalbi de benimdir,bedeni de,ruhu da.ama gelmiyor,inmiyor otobüslerden,korkuyor.dövecekler diye öldürecekler diye.otobüsler gelip geçiyor,o inmiyor..

    Gözlerinden yaşlar nasıl da boşalırcasına akıyordu.ikimiz de ağlıyorduk.yanımızdan geçenler bir bana bir deli diye tanıdıkları Garipe bakıyordu.devam etti:
    _sevmek para mı'sevmek din mi..sevmek ne biliyor musun sen.ne bileceksin..
    _öyle deme,ben de seviyorum,eşimi ,kızlarımı, annemi ,babamı, kardeşlerimi, dostlarımı seviyorum.
    _bak işte sen varlarını seviyorsun.arkanı onların varlıklarına dayamışsın.varlar diye seviyorsun.ama ben de o saydıklarının hiç biri yok.arkamı sadece demir parmaklıklara dayıyorum.ben yoklarımı seviyorum.yoklarım Neclam,doğmamış çocuklarım,torunlarım,ömrüm..dur bir otobüs yaklaşıyor.

    Koşarak yola atladı.gibi hüsranla geri döndü.yüzüme bakmadan aynı yerini aldı.yüzüne bakmaya kıyamayacağınız bir çocuk,öyle güzel gözlü'ağlıyordu.
    _Neclam yok yine içinde.
    _gelmeyecek görüyorsun.ağlama artık.hadi evine git.
    _beni evim yok.benim evim yok.Hem Necla gelecek,dün telefon etti.beni te rminalden al dedi.ya gidersem de beni bulamazsa.kalır buralarda.üşür,üzülür Kadir beni beklemedi diye.hem gelmese de ben onu bekleyeceğim.seviyorum dedim yetmedi kimseye.aldılar,kaçırdılar benden.hem sen sevmek nedir ne bileceksin..
    _tamam,kabul ediyorum bilmiyorum,sen söyle ne olduğunu.
    _bazıları vardır sevmeye esnaf gözüyle bakar,alış veriş misali.almadan vermezler.sevilirse severler.bazılarına göre sadece temastır,teni hissederse severler.bu kişi aynı anda bir çok kişiyi sevebilirler,bazılarına göre hayvan beslemektir-ki bu grup ekseriyetle insanlardan ümidini kesmiş olanlardır -,bazıları aynaya bakar gibi bakar sevdiğine,onun için sevmek, seyretmektir.onda kendilerini görürler,çünkü şekillerini kendileri vermiştir.eserlerini seyretmek sevmektir onlara..bazıları için şiirdir sevmek,hep sevdiklerini yazarlar..özne 'ben'dir hep.'sen' diye başlayanlar sitem cümleleridir.ama benim için sevmek onu burada ölene kadar beklemektir.gelmeyeceğini bilsem de,dokunamayacağımı öpemeyeceğimi,tenini hissedemeyeceğimi bilsem de seviyorum.artık bir daha gecelerimiz sabahlarımız olmayacağını bilsem de seviyorum.ne şiir yazıyorum ona,aynaya bakar gibi seyrediyorum. Ne de tenini hissetme özlemiyle seviyorum.şu otobüsten insin,bana gelmesin isterse.ama görsün onun indiğini gözlerim.

    Tekrar aynı sahne.yaklaşan otobüse koşuyor.daha fazla dinleyemeyecektim.ne zamanım ne kalbim müsaitti buna.onun durdurduğu otobüse ben bindim.içerde tek tek yolcuların yüzüne bakıyor rast geldiğine 'Neclayı gördünüz mü'diye soruyordu.en son inerken bana baktı.eğilip kulağıma 'ben deli değilim, yine gel' dedi.korkmadım desem yalan olur.
    Gün boyu bunları düşündüm.sevmek ne..seven kim..gerçekten ben sevdiklerimi var oldukları için mi seviyordum.hissedebildiğim,seyredebildiğim şiir yazabildiğim için mi'düşünceler kafamın içinde çınladı durdu.

    Akşam dönüşte Cemil amcaya uğradım.sabah sormayı unuttuğum şeyi sordum.
    _cemil amca sabahki deli çocuğun sevdiği kıza ne oldu.neden gelmemiş.
    _o kız öldü.aslında oğlan da biliyor öldüğünü.kız kaçacağı gün amcası terminalde yakalamış onu.çok geçmeden de Bursada bir adama vermişler.kadirin delirdiğini de duyunca karnında bebeği olduğu halde asmış kendini.

    Vücudumda soğuk bir rüzgarın estiğini hissederek eve gittim.sevdiklerime gören gözlerimle bakmak istiyordum.var oldukları için sevmiyorum onları, benim oldukları için seviyorum.benim öznesi 'ben' olan sevgim de bu olsa gerekti.

    Aynur Engindeniz
#13.12.2010 08:32 0 0 0