mahşerin şerh düştüğü bir cilve
bulutlar giymiş gri parkalarını
kırmızıyla mavi çekerken halayda iki başı
mor şarkılar bin asır dilerde
her rengin özünden sıyrıldığı bir kıdem
bekliyorum usta yağmur inecek şehre
yıkılan umut
bükülen boyun
sarı ekin misali güveren başaklar
eteklerine ter döken nineler
mezar taşlarına söylenen türküler
geride kalanlar ve ben
bekliyoruz usta yağmur inecek şehre
karanlık bir eli öpüyor gece
kulağına bir buse / hoş geldin /
sessizce...
gözlerinde kızıl
nefesi kıyamet
başında bir kara bere
dedikoducu kadınlardan duyuyoruz
keder gelmiş şehre!
gece; alnına götürmeden eli ilk haykırış
yırtılıyor gök perde
şimşekler ateş dansında
şarkılar dilsiz
sular sağır
bekliyoruz usta yağmur ha indi ha inecek şehre
efkarın tellerinden sıyrılır mı dersin hüzün
şehir soğuk
benim ateşbaz yüreğim yangınlar doğururken
selvi diplerinde boş düşler
dokuz taş oynuyor
ve şafak sayıyor beklenene uyutulmuş düşler
vakit hep gece usta
güneşler hiç gelmiyor
ellerimizde birikmiş keder
duyuyoruz usta yağmur indi şehre
birden sönüyor tüm karanlıklar
alnımda ıslanmış kaküllerim
seher vakti bir salâda duydum adımı
yandı ciğerim
her gidene ağlardım amma
kendi gidişine yas tutar mı insan
tutuyormuş ustam
ben bana çok yandım
gözlerimde hazin bir tını
kendi kazanını kurmuştur
sulara duyulan özlem
teneşire uzanır ümitlerim gönüllü
kefenim kahır olsun
bir tas acı dökün başım gözüm üzre
benliğimin yeganesi
omuzlarımda hala bakışlarının iki kızıl apoleti
iki cihanımı kilitlemiştir
alnıma kondurmadığın busenin mührü
bir gün bir yerlerde ararsa tarihler beni
beni arayan seni bulsun
seni arayan beni...
Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.
Doğduğumuz zaman ağlarız çevremizdekiler güler, hayatimizi öyle bir şekilde yasamalıyız ki, öldükten sonra biz gülebilelim arda kalanlar bizim için ağlıya bilsinler.