Televizyon Hastalığı

Son güncelleme: 22.02.2011 21:34
  • tv'ler ve Çöküş........

    Evimde televizyon yok. Bu zararlı cihaza ayda bir misafirliğe gittiğim bir yerde veya bir dükkanda bakıyorum. Bir hafta önce Cağaloğlu'nda Berber Mehmet beye gitmiştim. Her koltuğun karşısındaki aynanın kenarına bir tv koymuş. Traş olurken ekrana baktım, haberler veriliyordu. Birden şu sahne göründü: Feci bir trafik kazası olmuş, ölüler kanlar içinde yerde yatıyor. Beyaz başörtülü anneler, eşler, bacılar ağlayarak feryat ederek göğüslerini döverek cesetlere kapanmışlar... Öyle bir manzara ki, yürekleri parçalıyor, insanın dengesini bozuyor. Haberi veren tv ne yaptı biliyor musunuz? Aynı sahneyi defalarca verdi.

    Tv.ler bunu niçin yapıyor? Reyting için...

    Tanınmış bir tiyatro oyuncusu, bazı büyük tv'leri, reyting için sapık cinsel ilişki yayınları yapmakla suçladı.

    Bizde televizyonculuk zıvanadan çıkmıştır.

    Bazıları, reyting için her haltı yemeyi mübah görüyor.

    Yıllar önce Kemal Sunal'ın bir filminde şöyle bir sahne vardı. Saf birkaç köylü bir define haritası buluyorlar, gömülü hazineyi çıkartmak için İstanbul'a gelip kazılara başlıyorlar. Taksimde bir çukur kazıp yerin altından bir binanın içine çıkıyorlar. Meğerse orası bir randevu evi imiş... Oynayanlar memnun, seyredenler zevkten dört köşe. Masum çocuklar da seyrediyor. "Anne o evdeki yılışık çıplak teyzeler ne yapıyor?... Orası neresi?..."

    Namuslu, haysiyetli, ahlaklı, faziletli, vatansever, paraya tapmaz televizyoncuları tenzih ederim ama rant ve reyting için her haltı yiyen ahlaksız televizyoncuların toplumu çökertmeye çalıştığını yazmaktan da çekinmem.

    Vaktiyle bazı Müslüman gruplar dini ve ahlaki televiyonlar kurmak için kolları sıvamışlar, bu hayırlı iş için temiz niyetli Müslümanlardan hayli paralar, altınlar, mücevherler toplamışlardır. Sonra ne oldu?.. Bilenler bilmeyenlere anlatsın!..

    Maddi kalkınmaya, zenginliğe, gökdelenlere, otoyollara, lüks otomobillere bakıp da Türkiye'nin sağlıklı ve dengeli olduğunu sanmayalım.

    Medyanın kötülüğü bile ülkenin batmasına, toplumun çökmesine yeterlidir.

    Müslüman bir ülke binayla, zinayla, gökdelenlerle, havaalanlarıyla, otoyollarla, dev adalet saraylarıyla, cep telefonlarıyla, bulaşık makineleriyle ayakta durmaz.

    Ülke, devlet, halk adaletle, güvenle, ahlakla, faziletle, sosyal barış ve mutabakatla, iyi bir eğitim sistemiyle, medenilikle (tersi bedeviliktir) ayakta durur.
#22.02.2011 21:34 0 0 0