aman allahım... daha önce de söyledim. sen akif misin, necip fazıl mı arkadaşım... ne arasan var... ironi, hiciv, sitem, romantizm, özlem, iman, azim, hayaller, ütopyalar, pozitivizm... hepsi bir arada bu kadar mı ince, derin, nazik, kırılgan ve bir o derece şuh işlenir.. evet ilmek-ilmek dokunmuş aşk tezgahında... ne mutlu senin tarafından aşk ile sevilen insana... ne yazık seninle sevgi yaşayabilip seni üzme bahtsızlığını gösterebilen gafile...
dualarımdasın cancağızım.... ve şiirinin üstüne söz söylenmez ama aklıma gelmişken ekleyim...
Yaşantımda tek arzum, hayatımda lezzettin
Yıktın gönlü temelden, harabeye benzettin...
Burukça bir tat kaldı dudağımda o aşktan
Yıllandırdın hasreti, sen şaraba benzettin....
Vayyyy nasıl esmişsin be Can,beni de ne güzel motive ettin ustad.
Okuyan gözlerin,yorum yazan ellerin,duyguyu inceden nakşeden o güzel Ruh'una sağlık.
Teşekkür ederim
sen bir şarkısın dilimde
bir resimsin gönülmde
bir yağmursun gökyüzünde
şimdi sevdasın içimde
heyecansın yüregimde
baharsın mevsimimde
gecemsin vakitlerimde
sabahımsın gecelerimin sonunda
sen gözlerimde umur
yüreigimde heyecanımsın
eksık olma
benden geri kalma
içimde bir fidansın şimdi
sol yanımda bir sızı bıçak saplı sanki
her nefes alışta biraz daha derine batmakta
canımı alsa keşke bu ağrı ve bitse bunca acı
böyle yokluğuna attıkça kalbim bitiyor tükeniyor nefesim
sen yüreğimdeki sızım götürdüğün yere doğru gitmekteyim
sona sana her an biraz daha varmaktayım
Demiştin ya…! Ölüme kadar seninim
Ve son nefeste bile bana farz sen’i sevmek
Bilemediğin tek gerçek yüreklilerin işiydi bu cümle
KOLAY DEĞİLDİ BENİMLE ÖLMEK…
Sevdaya asılıdır çilegahın kandili
Ay ışığından güçlüdür bilmez misin
Med-cezir’lerimi seni kıyıya savururken bulursun
Sen benim engin sularımda yüzemez,nihayetinde…
BOĞULURSUN
Kararır günlerin öğlen vakitlerinde
Vampir gibi karanlıklarında gezinirsin
Kaçamak kavuklarda sabahlarsın
Sen benim güneşlerimde gölgelenemez
YANARSIN
Yüreğindeki hücrende beslerken duyguları
Tek tek çıkarır vurusun gerçek haykırışlarını
Gırtlak arası nöbetlerinde gecelerde naçarsın
Sen benim sevdama dayanamaz
KAÇARSIN
Hayatın keskin virajlarından yuvarlanırken zaman
Umudun katline ferman olur cümlelerin
Yetimliğin yakıştığı ruh’unu kimsesizliğine yaslarsın
Sen benim gecelerime doğamazsın gayrı, kendi kabuslarında
AĞLARSIN
Eski zaman masallarındaki Aşk lara yazmıştım seni
Dağları yüretecektin ya hani bizim için
Kolay değil demiştim çöl’e denizi getirmek
Kolay değil demiştim Leyla ile Mecnun gibi sevmek
Ve sevdanın kara kaplı kitabı…
epeydir yoktun gözde özlettin kendini ama öyle bir geldin ki ne kelimeler anlatır paylaşımında hissettiklerimi ne ben yazabilirim muhteşem sunum başlı başına çok güzel bir çalışma olmuş şiir e hiç bir söz bulamadım söylenecek ne desem hafif kalacak yüreğine sağlık arkadaşım susturdun yine beni
Sevmek neydi? Bu duygunun var mıydı tanımı?
Sana göre özlem, hasret,
Ona göre umut, huzur,
Hangi kelimeye sığdırabilirdik sevgiyi?
Kimimiz bülbüldük gül için canını veren,
Kimimiz güldük rengini bülbülün kanından alan,
Sen mecnun oldun çölleri aşmaya çalışan,
Ben Leyla oldum sensizliği ölüm sayan,
Hangisiydi sevginin anlamı, hangi kelime anlatırdı;
Yüreğinde yaşadığın sevdayı?
Oysa dans ederdi aşk seven bedenlerde,
Dokunmadan eller tene yanardı, yakardı ruhu delicesine,
Burnunda tüterdi kokusu, gözlerin her daim buğulu,
Geceyi iple çekerdin hayallerde buluşmak için,
Sabahlar olsun isterdin nefesini hissetmek için,
Bir gülümseyiş ömre bedeldi senin için,
Yaşamla ölüm arasındaki ince çizgiydi,
Tüm renklere yüklediğin anlamlarda gizliydi,
Oysa dans ederdi aşk seven bedenlerde,
Duyunca sesini kuş olur kanatlanır uçardın mavide,
Bakınca gözlerine umudu, huzuru yaşardın,
Dokununca ellerin ellerine ateşlere düşerdin,
Saniyesinde özlerdin, yokluğu yakardı canını,
Adına şiirler yazardın, gözyaşlarınla anlatırdın,
Ona duyduğun hasreti…
Sevgi değişir yaşadığı yüreğin kalıbını alır,
Anlattığın, yazdığın, yaşadığın senin sevdandır,
Oysa sevgi aşkın bedenlerdeki dansıydı…
Şems,Aşk bir günde dans ettiği kişinin ayağına basmasa,bilerek yada bilmeden canını yakmasa ne güzel olurdu
işte o zaman unutulmaz valsler arasında yerini alırdı kanımca
Harikaydı bir tanem yüreğine sağlık
bir tek ölüm sırtımızı yere getirir gözde cim hayatta böyle aşk gibi ayağımıza da basıyor canımızı da yakıyor yaşamaktan vazgeçiyor muyuz? tabi ki hayır o zaman aşktan da vazgeçemeyiz dimi
uzattım ellerimi göğe doğru, dilim lal,gözlerim yaşlı
yaradanım sessiz çığlıklarımı duyar belki
yürek yangın yeri, yürek talan olmuş, yürek yıkıntıların arasında ezilmekte
bir sevda uğruna, adına aşk dediğimiz bedenlerin uğrunadır bunca acı
bir yürek ki sevgiyle dolu, azrail gelse ölüm olsa sonu
sevmeye devam edecek kadar cesur, sevdasıyla ölecek kadar gururlu...
Bir gün gizemin de düşer bulutların yelesinden.
Notaların maviliklere karışır ve sözünü dinletecek, sevgini demirleyecek limanlar da bulamazsın.
Binlerce kuşatmayla sarılmışken bedenin gemilerini tehlikelere korkusuzca yöneltiyor, ele avuca sığmaz
korsanlara meydan okuyorsun.
Oysa dalgalıdır ve hırçındır denizler.
Her fırtınada güverteye çıkıp rüzgâra göğsünü siper edemez,
çürük yelkenlerle bu 'arap saçı'na dönmüş denizleri geçemezsin.
Yüreğinin gel gitleri sonlandığında yaşamın sınamalarından da geçmiş olacaksın.
İflâsı onaylanmış bezirgânlar gibi bir köşe başı kahvehanesinde kaldırımlara dikeceksin gözlerini.
Sürekli ertelediğin sevmeler de çalmayacaklar kapını.
Söylenmemiş nice sözcükler dururken dilinin altında, kendindeki azalmaların burukluğunu tadacaksın.
Uğultulu bir yalnızlık olacak yanında ve aşkın kapısını son kez olsun çalmak için dualara duracaksın.