Portakal Sandıkları

Son güncelleme: 29.03.2011 10:53
  • Yeni bir roman okumaya başladm ...

    Bugün'

    Fenerbahçe parkında ,sonbahar ağaçlarının gölgelerinde' aldatan yaz günleri vardı ,denize

    doğru bir banka oturup ,sayın yazarımız 'Çetin İmer'in HAYAL' adlı

    kitabını açıp okumaya başlarken 'ilk sayfaları romanı oku diyor' eski nostaljik yılların

    sayfasındaydım ,karlı kış günlerini anlatıyordu çocukluğunun ,portakal sandıkları

    kızaklarıyla kaymalarını...

    İşte yazarımız vurdunuz beni' daha ilk sayfalarada ,bliyormusunuz ? Bir of çektim ki

    ,döndüm çocukluğmdaki ,Üsküdar'daki dik yokuşlu cumbalı evlerinin sokağına ;annemin

    dayısı o dik yokuşta oturuyordu,yaşıtım kızı Ayşe'yle 'kar yağdığı o güzelim günlere

    bıraktın gittin yazarımız ...

    Dayıma gitmek tam bir çocuk sevinçleriymiş,portakal sandıklarına minder koyup kaymak

    ne keyifli günlermiş meğer.Cam gibi parlardı kızaklarımızdan ,büyüklerimiz aman dikkatli kayın
    bir yeriniz kırılmasın diye bin tebhih ederlerdi..

    Bizim dönemlerimizde okullar tatil edilmezdi ,nedeni de 'çok ağır geçerdi kışlar,ancak

    üşütüp hastalandığımızda annelerimiz iyileşene kadar yollamazdı,raporumuzla okula başlardık..

    Eski kışlar yok oldu ,yeni doğanlara belki anlatacağız'kar beyazdır lapa lapa

    yağar diye.Kışlar kış gibi yazlar da yaz gibi

    geçerdi,ailem hep taş kömürü alırdı , bahçemizde bırakırlardı' karlar yağardı taş kömürün üzerine,

    karları dedem kürekle sıyırır tenekelere doldurdu ,her sabah iki teneke eve taşırdı.İki soba

    kuradık ,biri kömür diğer de beyaz ,babanemin' Yugoslavya'dan getirdiği kuzine

    sobasında,odun yakardık ,çıtır çıtır,

    annem kuzine sobamızda börek pişirirdi; fırın bölümde,üzerinde'bazı akşamlar' küllü

    mısır kaynatırdık,kestane çatlatırdık.Kestane olduğu gece çok mutlu gecemdi,bana fazla

    ver anne diye diye yerdim,kış geceleri kestane kokuları eve yayılmassa kış geldi demem

    ben hala..

    Sıcacıkmış o günler sıcacık kış geceleri,perşembe geceleri de, rayoda saat dokuzda

    tiyatrolar vardı,bazı arkadaşlarımın evlerinde radyo yoktu,annesinden izin alıp tiyatro

    dinlemeye,gelirlerdi.Annem sıcak ıhlamur yapardı arkadaşlarıma.Kestane oduğu zaman da


    kestane ikram ederdi.

    Daldım gittim işte ,bir romanın portakal sandıklı kızaklarınla ,dik yokuşlu sokağına.Sayın

    yazarımız Çetin İmer 'işte bu kadar ' kalbinden vurmalı 'şair ve Roman yazarlarımız ilk

    sayfalarında büyüsünde kaldığım 'Hayal 'adlı romanınız bana çocukluk anılarımı yaşattı..

    Kutlarım sevgili yazarımız ...

    Hayal olan yılları 'Hayal' romanınızda bana yaşattınız ...

    Sağ olun var olun efendim ...

    Oya Gedik
#29.03.2011 10:53 0 0 0