bitkisel tedavi - topuk dikeni egzersizleri - topuk dikeni tedavisi
Topuk dikeni, özellikle ayağın altında varolan plantar fasya olarak adlandırılan bir tendonun kısalması sonucu ortaya çıkan bir problemdir. Topuk dikeni halk arasında bir kemik problemi olarak algılansa da, aslında ayağın altında varolan ve ayağın yaylanmasına yardımcı olmakla görevli olan bir adalenin topuğa yapıştığı yerdeki kısalığı sonucunda hastanın hissetmiş olduğu ağrı problemidir.
Topuk dikeni nedir, topuk dikeni hastalığının tedavisi varmı, egzersizleri varmı, belirtileri nelerdir, tedavi yöntemleri nelerdir. Gibi sorularınıza bu yazımızda cevaplar bulabileceksiniz.
Tipik topuk ağrısı sabah kalkınca veya uzun süre oturma sonrası ilk basışta ortaya çıkar ve biraz yürüyünce azalır gün içinde yorgunlukla yeniden artar. İleri durumlarda yürüme çok zor olabilir. Topuk ağrısı genel bir deyimdir ve hastalığın nedenini belirtmez.
Topuk bölgesinde ağrıya yolaçabilecek değişik yapılar vardır ve bunların hepsi topuk ağrısından sorumlu tutulmuşlardır. Tüm bu yapılar tek başlarına veya beraber ağrıya yol açabilirler. Topuğun yere basan kısmında özel bir yağ dokusu vardır ve yük taşımak için bölmeler halinde dizilmiştir. Zamanla bu yağ dokusu aşınabilir ve yük taşıma özelliğini kaybederek ağrılı hale gelebilir.
Topuk kemiğinden (kalkaneus) başlayıp ayağın önüne kadar uzanan bir bağ dokusu olan plantar fasya ayağın kavsini oluşturmakta önemli bir görev üstlenir. Bu dokuda oluşan ufak yırtıklar topuk ağrısı nedenidir. Aslında röntgen filmlerinde topuk kemiğinin altında görülen ve topuk dikeni de denilen kemik çıkıntı bu bağ dokusunun yapışma yeridir. Ancak genellikle bu kemik çıkıntının ağrı ile bir ilgisi yoktur. Ayak bileğinden geçen sinirler topuğa doğru ince dallar gönderir. Bu ince sinir liflerinin dokular arasında sıkışması topuk ağrısının nedeni olabilir.
Sebepler
Topuk ağrısının gerçek nedeni yukarıda sayılan sebepler olabilir. Fazla kilolu ve kösele tabanlı ayakkabı giyen insanlarda daha sık görülür. Topuk ağrısı bazı romatizmal hastalıkların ilk belirtisi olabilir. Yine topuk kemiğinin stres kırıkları ağrıya yol açabilir.
Tanı
Tanı öykü ve muayene ile konabilir. Röntgen filmleri romatizmal testler ve gerekirse sinir iletim testleri ayırıcı tanıda yardımcıdır.
Tedavi
Topuk ağrısının tedavisinde birkaç modalite bir arada uygulanmalıdır. Tedavi genellikle uzun sürer ve sabırlı olamak gerekir.
Ayakkabı seçerken yumuşak tabanlı topuk kısmı darbe emen ayakabılar giymek ağrıyı azaltır. Yürüyüş ve koşu ayakkabıları bu amaç için idealdir. Diğer ayakkabıların topuk kısmına ise silikon veya başka malzemelerden yapılmış destekler konması faydalıdır. Bu desteklerin orta kısmının delik olması gerekli değildir. Ağrı plantar fasyanın ön kısmına doğru yayılıyorsa ayak kavsini destekleyecek destekler kullanılabilir. Hasta günün büyük kısmını evde geçiriyorsa topuk desteklerinin terliğe yapışabilen çeşitleri kullanılmalı veya terliğin astarı kaldırılarak destek altına yerleştirilmelidir.
Ayak tabanını esnetecek egzersizler sabah ilk kalkışta yapılmalı ve gün içinde birkaç kez tekrarlanmalıdır. Ayak tabanını gece boyunca gergin tutabilmek için gece cihazları kullanılabilir. Ağrı kesiciler de tedaviye eklenebilir. Ayrıca ağrılı bölgeye hergün birkaç dakika yapılacak friksiyon masajı da etkili olabilir.
Tüm bu önlemlerle ağrı düzelmezse topuğa kortizon enjekte edilebilir. Kortizon ağrıyı gidermekte oldukça etkili olmakla birlikte topuk yağ yastığında bozulmaya yol açması riski vardır. Yine dirençli topuk ağrılarında böbrek taşı kırmakta kullanılan ESWL cihazı ve manyetik inervasyon cihazları da etkili olmaktadır.
Tüm bu yöntemlerle düzelmeyen ağrılarda cerrahi uygulanabilir. Cerrahide plantar fasyanın kesilmesi alttaki kemik çıkıntının çıkarılması veya sinirlerin gevşetilmesi için değişik yöntemler vardır.
Topuk dikeni artık dert değil
İDRAR KAÇIRMA hastaları için kullanılan Magnetik İnervasyon cihazı topuk dikeninde yeni umut oldu. Ürolog Prof. Dr. Remzi Sağlam idrar kaçıran hastaları için uyguladığı tedavinin topuk dikenine de iyi geldiğini tespit etti. Şimdiden 15 hasta bu hastalıktan kurtuldu. Her gün yeni buluşlarla insan yaşamına değer kazandıran tıptaki gelişmelere bir yenisi daha eklendi. Bugüne kadar tedavisi imkansız olarak bilinen 'topuk dikeni' hastalığı da artık tedavi edilebiliyor. Fakat bu seferki buluş aylar süren araştırmalarla değil şans eseri ortaya çıktı.