Tarifi olmayan acılar hamurunda yoğrulurken ben,
Gözlerinden çıkan mavi bir şimşekle uyandım.
Parmaklarımı tutan kalemle sayfaya uzanamazken,
Ellerinden çıkan şefkatle doğruldum.
Müziğin bile beni dinlediği sırada sen,
Kulağıma tatlı nağmeler fısıldadın.
Bir gülün bile kokusunu unuttuğum zaman sen,
Teninin kokusunu vücuduma sardın.
Kalp atışlarımı bile unuttuğum sırada sen,
Adını yüreğime kazıdın...