Pier Paolo Pasolini

Son güncelleme: 20.04.2011 17:05
  • Pier Paolo PasoliniKimdir - Pier Paolo Pasolini Resimleri - Pier Paolo Pasolini Biyografisi - Pier Paolo Pasolini Hakkında





    Pier Paolo Pasolini (5 Mart 1922- 2 Kasım 1975) İtalyan film yönetmeni, senarist, şair.

    Pier Paolo Pasolini 5 Mart 1922'de Bolonya'da doğdu. Babası piyade subayı Alberto Pasolini, annesi ilkokul öğretmeni Susanna Colussi idi. Babası Ravennalı köklü bir aileden geliyordu. 1921 yılında Casarsa'da evlendiler ve Bolonya'ya taşındılar.

    İtalyan toplumunu yansıtan bir ailede doğdum; İtalyan kültürlerinin bir bileşkesi ve İtalyan bütünlüğünün sembolü. Babam çok köklü bir Romagna ailesinden gelirken, annem orta sınıf burjuvaziye adım adım geçiş yapmış Frulyalı çiftçi bir ailenin kızıydı. Büyükbabamın akrabaları şarap üreticisiydi. Büyükannemler Piedmontese'li idi ancak Sicilya ve Roma ile de yakın ilişkileri vardı.

    Pasolini'ler Bolonya'da uzun süre kalmadı ve sırasıyla Parma, Conegliano, Belluno, Sacile, Idria, Cremona, tekrar Bolonya ve kuzey İtalya'nın çeşitli şehirlerinde yaşadı.

    Tam bir göçebeye döndürdüler beni, hiçbir zaman yerleşik bir mekânımız olmadı.

    1925'te Belluno'da Pasolini'lerin ikinci oğlu Guido doğdu. Aile durmadan taşınırken iz bırakan tek yer Casarsa oldu. Pier Paolo'nun babasıyla arası her zaman problemliyken, annesiyle ilişkileri hep iyi oldu.

    Her gece akşam yemeği vaktini korkuyla beklerdim, babamın gene bir tatsızlık çıkartacağını çok iyi bilirdim. Sonra annemden kısa süreli bir ayrılık yaşamam bende nevrotik bir durum yarattı. Bu nevroz beni huzursuz yapmakla kalmadı, bana devamlı varlığımın nedenini sordurtan bir hal aldı. Annem doğum yapmaya gittiğinde gözlerimde şiddetli yanmalar hissetmeye başladım. Babam beni masaya oturttu, elleriyle zorla gözlerimi açtı ve Colirium döktü. Bu sembolik olayla birlikte artık babamı sevmeye devam etmem imkânsız hale geldi.

    Annem bana hikâyeler okur, masallar anlatırdı. O benim Sokrates'imdi. Annemin korkunç derecede idealistik bir dünya görüşü vardı. Kahramanlığa, yardımseverliğe, cömertliğe yürekten inanırdı. Ben tüm bunları ondan neredeyse patolojik bir şekilde miras aldım.


#20.04.2011 17:05 0 0 0