"Proje; enerji, ulaştırma, bayındırlık, tarım, eğitim, istihdam, şehircilik, aile, konut, kültür, turizm projesi. En önemlisi bir çevre projesi. İstanbul'u ve İstanbul'un çevresini, tabiatı, denizi, su kaynaklarını, yeşili, hayvan ve bitki yaşamını koruma projesidir. Her türlü olumsuzluğu, haksızlığı önlemek adına, projenin tam olarak yeri ve maliyeti konusunu gizli tutmaya devam edeceğiz. Projenin yeri ve maliyeti, üç aşağı beş yukarı belirlenmiş durumdadır.
Şu andan itibaren başlattığımız projemizle, İstanbul, artık içinden iki deniz geçen bir şehre dönüşüyor.
Panama kanalıyla, Süveyş ile Yunanistan'da Corinth Kanalı ile kıyas dahi kabul etmeyecek, yüzyılın en büyük projelerinden biri için bugün kolları sıvıyoruz. Kanaldan, bugün dünyadaki en büyük gemiler, 250-260 bin dwt'lik gemiler geçiyor, ama bizimkinden 300 bin dwt'lik gemiler geçebilecek.
Kanal üzerine inşa edilecek köprülerle kara ve demiryolu ulaşımının kesintisiz sağlanacak. Bu köprüler de kanala ayrı bir güzellik ve ayrı bir cazibe katacak. Üçüncü köprünün bağlantı yolları da buradan geçecek.
Proje, Boğaz trafiğini azaltmak ve Boğaz'daki tehlikeyi minimize etme amacını taşıyor. Şu anda İstanbul Boğazı'ndan, yılda yaklaşık 358 milyon 590 bin ton yük taşınıyor. Yılda yaklaşık 4 milyon ton LPG, 3 milyon ton kimyasal madde ve 139 milyon ton petrol taşınıyor.
Bir medeniyet şehri olan İstanbul'da kültürel ve tarihi eserler tehdit altında. Boğaz ve çevresinde yaşayan, çalışan 2 milyona yakın insan tehdit altında. Boğaz'da ve Marmara'da, gemi trafiği nedeniyle doğal yaşam aynı şekilde tehdit altında. Zaman zaman meydana gelen kazalar, Boğaz'ı adeta bir cehenneme çevirdi. Türkiye milli gelirinin yüzde 40'ını sağlayan İstanbul'u, böyle büyük bir tehditten kurtarıyor. Kanal İstanbul ile Boğaz Boğaz yük trafiğini tamamen sona erdiriyor.
İstanbul Boğazı, tarihin ve geleceğin iç içe yaşanacağı, su sporlarının yapılacağı, kent içi ulaşımın kolaylaşacağı bir tabiat harikası olarak eski günlerine geri dönecek. Marmara'da demirleyen gemilerden artık büyük oranda kurtuluyoruz. Boğaz'ın hemen ağzında oluşturdukları kirliliğin önüne geçiyoruz. Bioçeşitliliği de muhafaza altına alıyoruz. Kanal İstanbul'dan günde 130 ila 160 arasında geminin geçmesini hedefliyoruz. Boğaz'dan günde 149 gemi geçtiği düşünülürse, kanal, gemi trafiğini yavaşlatmayacak, tersine hızlandıracak.
İstanbul'un en büyük havalimanını bu bölgede gerçekleştireceğiz. Kanal ve çevresi tüm dünyadan turistleri cezbederken, İstanbul Boğazı da eskisinden çok daha fazla bir çekim alanına dönüşecek.
Kanal suyu durgun olmayacak. Akıntı nedeniyle, bir kirlilik oluşmayacak.