Gözlerimden değil artık saçlarımdan akıyor hüzün denizinin suları..
Bir yaprak düştü o koca çınar ağacından
Hep soluktu, hep narin, hep yumuşacık, hep küçücük.
Dalında dururkende her an düşecek gibiydi zaten, düştü düşecek
Ama o kadar yavaş yavaş düştü ki aşağıya, usul usul, narin, sevgi dolu, dokunsan dağılacak sanki
Dokunsan dokunulmayacak gibi
Salına salına indi aşağıya, dans ederek ve hep gülerek sırtındaki ağır yüke aldırmadan
Fakat küçük yaprak düştüğü yerde öyle büyük bir delik açtı ki
Siyah yağdı gökyüzünden, doğacak bütün yeni günlere
Yer yarıldı sanki, delindi, çatladı Kocaman bir boşluk
Ne denizlerin uçsuz bucaksız suyu doldurabildi o boşluğu, ne dağların bitmez tükenmez yüceliği, ne yıldızların milyonlarcası, ne çöllerin çatlamış toprakları, ne de ormanların koca koca ağaçları
Minicik sarı, narin yaprak koca bir yarık açıp gitti dünyadan
Acıttı içimizi, bir parça kopardı en narin yerinden hayatımızın
En masum ucundan umutlarımızın
En neşeli yerinden ruhumuzun Kesti, kanattı
Kimse durduramadı bu kanamayı, öyle derin bir yara açtı ki içimize, ne ilaçlar çare olabildi, ne hekimler, ne sevgi dolu yürekler, ne de yaramızın üstüne bastırdığımız sevgimiz
Acıdıkça acıdı kanadıkça kanadıİrin oldu aktı, çoğaldı çoğaldı ama hiç kapanmadı
Cehenneme çevirip düştüğü yeri, uzaklaşıp gitti yeryüzünün tek cenneti
Bir koku yayıldı düştüğü yere
Bir koku ki eşi benzeri olmayan
Zaman durdu, rüzgar başka türlü esti, gökyüzünün mavisi bile başkalaştı Mandilin bahçelerinin kokusu mu
Yeni doğmuş bir bebeğin kokusu mu
Yağmur yağdıktan sonraki toprağın kokusumu
Vanilya kokusu mu
Bulamadım neye benzediğini
Huzur dolu bir koku, sıcaklık dolu, sevgi dolu bir koku
Bir kokun kaldı hiç unutamadığım, kaç kere yokluğun gözyaşımın kıyılarına vurdu bilir misin?
Kaç defadır elimi boşa atışım yokluğunda
10 yıldır kokluyorum soğuk havayı, suyu, toprağı, taşı, denizi, elimi, kolumu, sana benzeyen herkesi,
karlı dağları bile, kar çiçeklerini bile, uzaklardan esen ılık meltemleri, bütün hasret şarkılarını,
bütün sevdalı şiirleri, ıslak sokakları bile
Ne kadar söz yazarsam yazayim bos...
O kadar güzel duygularla kaleme alinmis bir yazi ki..Kelimeler anlamsiz kaliyor...Gözlerim dolu dolu okudum...
Bana göre Anne kokusu "Cennet" kokusudur..Hiç unutulmayacak yüz anne yüzüdür demis Peygamberimiz s.a.v..
Dünyada hic bisey ve hic kimse Anne 'nin yerini alamaz boslugunuda dolduramaz..
Rabbim sagliklarinda kiymet bilenlerden yokluklarinda ise dualarini esirgemiyenlerden eylesin..
Güzel paylasiminiz icin tskler..