Günaydın

Son güncelleme: 25.07.2011 19:13
  • Mutlu Aşk Yoktur

    İnsan her şeyi elinde tutamaz hiçbir zaman
    Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
    Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
    Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
    Hayatı acı dolu garip bir ayrılıktır her an
    Mutlu aşkım yoktur.

    Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim
    İçimde taşarım seni yaralı bir kuş gibi
    Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri
    Ardından tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri
    Ve hemen can verdiler iri gözlerim için
    Mutlu aşk yoktur.

    Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
    Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
    En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
    Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
    Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
    Mutlu aşk yoktur

    Bir tek aşk yoktur acıya gark etmesin
    Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
    Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın yara
    Bir tek aşk yok yaşayan göz yaşı dökmeksizin
    Mutlu aşk yoktur ama
    Böyledir ikimizin aşkı da...
    Aragon..
#16.07.2011 16:55 0 0 0
  • Zaman mı geç kalıyor..Yoksa sen mi geç kalır oldun artık zamana...
    Duymak istemezsin ama bitmişlik ve panik var duygularımda..
    Ve beklemek...
    Eskisi kadar kolay değil..
    Eskisi kadar güçlü değilim ben..



    "Milyonlarca damlanın altında boğulur gibiyim.. "

#17.07.2011 00:39 0 0 0
  • SAKIN BİTANEMMM sen güçlü olmazsan ben biterimmm....
#17.07.2011 00:41 0 0 0
  • Seninle buluşmamız ne kadar zor olsa da,
    Senden sadece beni sevmeni istiyorum.
    Beş dakika baş başa kalmamız suç olsa da
    Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

    Çağırsam bile gelme,yorulma ne olursun,
    Sen üzülme,incinme,kırılma ne olursun,
    Beni yanlış anlama,darılma ne olursun,
    Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

    Bir gün bensiz kalsan da benimle yaşamanı,
    Aşkımı değerini sır gibi taşımanı,
    Nemli bakışlarınla resmimi okşamanı
    Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

    Senden tek dileğim var,özel imtiyaz değil,
    Kulun başka bir kula ibadeti farz değil,
    Haşa!Yaratan gibi beş vakit namaz değil,
    Senden sadece beni sevmeni istiyorum..

    CEMAL SAFİ..


#18.07.2011 07:13 0 0 0
  • Cok Güzellll Paylaşımın İçinnn Tşkler...Bitanemmm
#18.07.2011 13:44 0 0 0
  • Seni Canım...!!!

    Bir hayatın başlangıcından,
    Söze aldım seni canım.
    Yaşamın ilk hevesinde,
    Göze aldım seni canım...

    Bebekliğin ilk doğuşunda,
    Hayatın ilk yokuşunda,
    Geleceğin göz doluşunda,
    Selam ettim seni canım..

    Çocukların çantasında,
    Hayatın ilk adımında,
    İlk okuma hevesinde,
    Öğrenmenin rehberinde,
    Mekteplerin kitabında,
    Sevdim seni...
    Seni canım...

    Kalem defter sağ elimde,
    Söz söyletmem dilimden,
    Vatanımın alfabesinde,
    Saydım seni...
    Seni canım...

    Evimizin karşısında,
    Bakkalcının sokağında,
    Çocukların misketinde,
    Saldım seni..
    Seni canım...

    Büyüdüm senin sevginle,
    Okudum seni aşkın her kelimesinde,
    Dikildi karşıma el alem,
    Vurmak istediler yüreğime,
    Vurdurmadım yüreğimi, vurdum,
    Can aldım uğruna,
    Günahlandım sana,
    Sana canım...

    Suçluyum ilk cezamda,
    Mahkemenin kapısında,
    Hakimlerin karşısında,
    Savcıların duruşunda,
    Dilekcemde söz sahibi,
    Yazdım seni..
    Seni canım...

    Öfkelendi gül topraktan,
    Nefes vermedi yapraktan,
    Can alıyor toprak sudan,
    Suyla içtim seni,
    Seni canım...
#18.07.2011 14:06 0 0 0
  • Büyüdüm senin sevginle,
    Okudum seni aşkın her kelimesinde,
    Dikildi karşıma el alem,
    Vurmak istediler yüreğime,
    Vurdurmadım yüreğimi, vurdum,
    Can aldım uğruna,
    Günahlandım sana,
    Sana canım...

    CANIMMMMMMM çok güzel bir şiir yüregini ÇOOOOOOK SEVİYORUMMM..
#19.07.2011 09:14 0 0 0
  • Senden önce uyandım ve seni şarkımızla uynadırıyorum AŞKIM




    Ağlamışsın gözyaşın sileyim
    Söyle derdin nedir ben bileyim
    Eğer yalnızsan sırdaşın olayım
    A yarim can yarim cananım ol

    Al beni beni al yarim canlansın anılar
    Sar beni beni sar yarim kopsun fırtınalar
    Gül beni beni gül yarim dinsin gözdeki yaş
    A yarim can yarim cananım ol

    Ellerim ellerini atıyor
    Gözlerim gözlerini soruyor
    Yar sensiz günler geçmek bilmiyor
    A yarim cn yarim cananım ol

    Al beni beni al yarim canlansın anılar
    Sar beni beni sar yarim kopsun fırtınalar
    Gül beni beni gül yarim dinsin gözdeki yaş
    A yarim can yarim cananım ol

    nasıl aşkım güzel söylemişmiyim=)
#19.07.2011 09:28 0 0 0
  • Sen harikasınnnnn hayatımın En anlamı Süpriziiiii Seni Çok Seviyorummm Can yarim canımmmm...
#19.07.2011 16:51 0 0 0
  • Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
    Tuttum, ta içime oturttum seni
    Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
    İçtim yudum yudum güzelliğini

    Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
    Bendeydi özlemlerin en korkuncu
    Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
    Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu

    Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
    Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
    Biri vardı ağlayan gecelerce
    Biri vardı sana tutkun; o bendim

    Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
    En solmayan güller açtı içimde
    Ömrümü değerli kılan bir şeydin
    Sen benim boz bulanık gençliğimde

    Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
    Bir çizgiye vardım seninle beraber
    Ve bir gün orada yitirdim seni
    Ben seni sevdim mi? Sevdim....




    Ümit Yaşar Oğuzcan
#20.07.2011 07:22 0 0 0
  • Bugün.
    Bir eksiklik var yanımda..
    Tamamlamaya çalıştıkça eksilen,


    Sol yanımdan sen..
    Sağ yanımdan hayat.
    Gözlerimden yaşam.
    Ellerimden aşk..
    Eksik bir şeyler var...
    Eksikliğimden kalan..
    Tamamlamak istediğim,
    Tamamlanmayan,
    Yaşama arzumda yaşanmayan,
    Bir eksik var...


    Her zamanki gibi başlıyorum hayata..
    Yaşamaya sarılıyorum gerektiğince,


    Sol yanımdan eksik sen..
    Sağ yanımdan aşk..
    Tamamlanamıyorum kendimden..
    Kendimden eksik kalıyorum.
    Seni sevmeye başladığım yerden...


    Başlıyorum yeniden, yeni baştan..
    Başım ağrıyor dünyanın dönmesinden..
    Dönüyorum başa,
    Yeniden seni sevmeye başlıyorum..
    Sevmenin zor olduğunu biliyorum da.
    Sol yanımda tamamlamaya çalışıyorum..
    Solum devrimdir,
    Davası sen..
    Oysa seni seviyorum..
    Seninle benden başlayan,
    Bir şeyler eksik,
    Bir yanımda sen var..
    Diğer yanımda sen eksik...


    Bugün.
    Bir eksiklik var avucumda...
    Dokununca hissedilmeyen bir duygu..
    El değince elimden eksik kalan..
    Oysa avucumdan yürek ısıtıyorum..
    Yaşamanın mecburiyetini de biliyorum.
    Ölümün mecburiyetini de.
    Ve sevmenin bedelini de biliyorum..
    Biliyorum...
    Biliyorum da..
    Bildiğime hakim olamıyorum.


    Sol yanımda şahlanan..
    Çocukluğumdan bir an.
    Seni o anda sevdim.
    Sol yanımdan..


    Bugün.
    Bir eksiklik var hayatımdan.
    Yaşıyorum...
    Yaşamıyorum gibi de değil..


    Yaşamak sonsuz bir gerçek değil biliyorsun..
    Sonu olan.
    Ama sonu bilinmeyen bir gerçek..
    Ben seni bu gerçeğin içinden seviyorum..
    Bir gerçeğin gerçekliğinden.
    Seni sevmek..
    Bir şeyler eksik,
    O da bu gerçeğin sonunu görmemek..


    Bir gerçek daha var..
    Ama o da eksik.
    Ölüm...
    Sonsuz tek gerçek ölüm.
    Ben, ölüm içinde seni sevdim..
    Ama ölümün sonsuz gerçeği de,
    Ölümsüz değildir..
    O gerçeğin de hükmü,
    İnsanda değildir...


    "Her bir gerçekte sevdim seni..
    ama hiç bir gerçekte sana sahip olamadım"
    (Yaşamda da, ölümde de, sahibimiz var biz kuluz)
#20.07.2011 22:12 0 0 0
  • Her bir gerçekte sevdim seni..
    ama hiç bir gerçekte sana sahip olamadım"
#21.07.2011 07:33 0 0 0
  • Dün sen vardın yalnızlığımın gecesinde
    Gökyüzünden yıldızlar yağdı
    Avuçlarımda toplayamadım
    Düşler kurdum salkım saçak
    Göremedim içinde seni
    Eski bir resim gibi, siyah beyaz
    Yüzün soluk, kalp kıvrımı dudakların
    Üzüm karası gözlerin, iri bakışların
    Yılların çizgileri yansımış yüzüne
    Kırık dökük yıpranmış kenarları resmin
    Ellerimde tuttuğum
    Kayıp giden zamandı belkide
    Geri dönüşü olmayan bir yoldu
    Koyulup ta geri dönemediğim
    Neydi aradığım
    Başım ellerimin arasında, beynimde bin bir düşünce
    Kayıp zamanı geri döndürmek mi? Yoksa
    Yitirdiklerimizi bulmak mı?
    Hiçten yok oluşumuz mu? Hangisi sen söyle!
    Dün sen vardın yalnızlığımın gecesinde
    Bugünde yine sen olacaksın
    Sessizce geleceksin o muhteşem gülüşünle
    Dün yalandın, bugün gerçek
    Hangisi sen söyle, yine sessiz gülüşünle ...
#21.07.2011 15:38 0 0 0
  • Eğer
    O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...



    sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,



    ve O, her durduğunuz yerde duruyor,


    her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp,


    hüzünlendikçe ağlıyorsa...


    dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu


    bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...


    hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü,


    O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...


    her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O...


    her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa...


    bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez


    özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,


    iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...


    iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...


    eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın


    O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...


    kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...


    özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...


    hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...


    O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme,


    vuslat sehere denkse...


    gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;


    bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine...


    uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...


    dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı,


    bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...


    Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız,


    sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...


    ...o halde bugün sizin gününüz!..


    "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.
#21.07.2011 16:07 0 0 0
  • Ne Güzeldir...



    Kızgın kumlarda uzun uzun yattıktan sonra bedeni denizin serinliğine bırakmak...
    Sabahları kızarmış ekmek kokusuyla uyanmak...
    Bir doktor muayenehanesinin kapısından şüpheleri dağıtmış olarak sevinçle çıkmak...
    Yaz sıcağında,bir öğle uykusunun mahmurluğunu buz gibi birdilim karpuzla atmak...
    Bir bahçenin önünden geçerken duyduğunuz hanımeli kokusu...
    Sabah uyanıp o gün tatil olduğunu hatırlamak...
    "Artık bitti"derken sizi arayıvermesi...
    Yaşlı ana babanızın hâlâ çaldığınız kapının arkasında ya da hattın öbür ucunda olması.
    NE GÜZELDİR...



    Fırından yeni çıkmış ekmeğin köşesi...
    Bir köşede birbirine sarılmış uyuyan kedi yavruları...
    Evinizden,pişmekte olan etli biber dolmasi kokusunun yayılması...
    Soğuktan titrerken elinize tutuşturulan bir bardak çay...
    Meteliksiz bir gününüzde çoktandır giymediğiniz ceketinizin cebinden para çıkması...
    Uzun, sıcak bir çınaraltı.
    Sabahtan beri ayağınızı vuran ayakkabıları çıkardığınız an...
    Sudan bir sebeple küstüğünüz arkadaşınızla barışmanız...
    NE GÜZELDİR...



    Dört gözle beklediğiniz bir haberin gelmesi...
    Ağrının dinmesi...
    Yıllar sonra bir gün bir yerde, çocukluğunuzda annenizin sizin için yaptığı kurabiyelere rastlamak...
    Yağmurdan sonra, açan günes...
    Buz gibi sokaktan sıcacık eve girmek...
    Yorgunluktan bitmişken yatağa uzanmak...
    Tuttuğunuz takımın ezeli rakibini yenmesi...
    NE GÜZELDİR...



    Yıkanmış,ütülenmiş, mis gibi kokan yatak takımlarının koynunda uyumak...
    Bir sandalın kenarına oturarak bacakları denize sallandırmak...
    En sevdiğiniz yemeğin ilk lokmasını ağzınıza aldığınız an...
    En önemlisi,nefes almak, konuşmak, duymak, yürümek, görmek,anlamak...
    NE GÜZELDİR...




    VE NE GÜZELDİR;
    ARKADAŞLARINIZDAN, SEVDİKLERİNİZDEN SEVGİLİNİZDEN,
    ALACAĞINIZ SICACIK BİR MERHABA,
    MERHABAAAAAAAAAAAAAAAAA!!!

    Can DÜNDAR
#22.07.2011 08:36 0 0 0
  • Merhabaaaa Aşkımmm....
#22.07.2011 13:46 0 0 0
  • Uykusuzluğun kapısını kapattı gözlerim
    Umutsuzluğu ise sandığa kilitledim.
    Sesine dokunduğumda yüreğim çınladı;
    Yankılarını yola çıkardım.
    Yolun sonu gözlerin,
    Yolun sonu ellerin,
    U m u d u m . . .



    Hayallerime sardım seni
    Ninnilerim kundakta.
    "Ya al beni, ya gideceğim!" diyen tenim
    Küle dönmekte; GEL!
    Uzat ellerini konuşsun parmakların
    Gözlerin dokunsun yüreğime;
    Sensiz çok
    Issızım...



    Uyurken seyrettiğim son hâlin ezberimde
    Gözlerime çizmişim seni
    Uzaklara dalıp gittiğin o sabah kahvaltısı
    Hâlâ aklımda!
    Gözünü diktiğin ufuklarda ben yoktum,
    Orada sen de yoktun;
    Biliyorum...



    "Ben âşık olmam." dedim,
    "Olursun!" dedin;
    Oldum
    Dilim, alışkın olmadığım cümleler kuruyor artık.
    Senli oyunlar var sahnemde; sensiz
    Rolünü üstlenmiş hayalin çıplak!
    Sessizliğini bozamadı yazdığım replikler
    Beyaz boyalı bir evde oynanıyor son sahne
    Balkonu denize bakıyor
    Aç kapıyı gel artık, insin son perde;
    B e k l i y o r u m . . .



    Sana uzanamayan elim hırçınlaştı;
    Yüreğime vurdu.
    Dilim pervasızlaştı;
    Kalemime vurdu.
    Çaresizlik sildi güneşin rengini, griye boyadı.
    Rüyalarıma çağırdım seni;
    Soğuk bakışın orada da içimi yaktı
    Anlam veremediğim
    Kızgınlığının küllerini savur artık!
    Kırk yıllık yalnızlığım sen/delemeye başladı...



    Köşe başını dönerken balıkçı kasabasında
    Ucuz muydu hayatım, yoksa pahalı mı;
    Hesabını yapmadım!
    Yaşadım
    C a n ı m d a n c a n k o p t u ğ u n d a!
    Bedelini ödedim masanın;
    Anladım!
    Yüreğime su serpecek
    Bir tek söz düşseydi dilinden keşkelerime
    Ağla/mazdım
    Acı/mazdım...




    Bak bir ömür geçti üstünden;
    Yokluğundan bir hayat doğurdum
    K a y b e t t i ğ i m c a n d a n . . .
    Sen hâlâ yok saymaktayken güneşin doğuşunu
    İnkârlardayken sabah seherini
    Geceler ab-ı hayat oldu bana düş bahçelerinde.




    Arada bir başımı uzattığımda
    Yüzüme inen tokatın rakı bardağındaki buz gibi
    Sersemletti yüreğimi ama soğutmadı;
    Coşan yüreğim yaşamadı seni!
    Küllenmeyen ateşi söndürmeye niyetli satırlarımın
    İçinde boğuldum.
    Kurtarmam imkânsız artık aşkı bir başıma;
    Göğsünde kapandı gözlerim



    Konuşmayı beceremedin bari g e lmeyi dene!
    Elinden gelirse, yüreğin yeterse
    Sadece "Seni seviyorum!" de; dene

#25.07.2011 19:13 0 0 0