Ama, Ben, Hala Neyse

Son güncelleme: 21.07.2011 16:37

  • noimage


    Giden ve dönmeyen, bilen ve asla bildiklerinden şaşmayan,
    gözleri yaşlı içi boş gibi görünen ama
    bir o kadar kalbi dolu bir adamsın sen.


    Bildiğim ama bilmediğimi iddia ettiğim
    sayısız sonsuzluk birimlerinden biri olsan da her ne kadar,
    ben seni o bilinmezliğinin içindeki saf benliğinden tanıdım
    yolların sonuna doğru giderken.


    Bildiğim ama söylemediğim şeylerin hepsi seni anlatıyordu içimde.
    Seni bu kadar sevmemin,
    senden gidemememin,
    yine de karşına çıkmaya bu kadar çekinmemin
    ve sana bu kadar uzak kalmaya çalışmamın sonucunca
    neler gördüğümü bir sorsan,
    bir anlasan içimdeki bu yangını;
    ölüm olurum gecenin en vakitsiz vaktinde


    Sen içimde karanlıklardan krallık kuran,
    yüreğimin en titrek anlarında içimi dolduran
    ve içimde çığlar düşüren,
    bir o kadar yaralayan ama
    bir o kadar da yaralarımı sarmaya çalışan,
    ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını
    asla anlayamayacağım sevgilim, bırak beni.


    Ben yalnızlığıma alışmışım
    ve sana susamışlığım kadar da içine gömüldüğüm bu şehrin
    her karışına adını yazmışım.
    Bırak beni.


    Ben burada öylece sessiz kalmaya çalışırken,
    sen bir yandan acımasız çığlıklar atmaya çalışan,
    bir yandan seven, bir yandan da nefret eden o adam


    Sessizliğimi sorguladığın her anımda,
    içimde bir şeylerin hep acıdığı,
    içime düş kırıklarımın battığı,
    yüreğimde o koca vapurların battığı sen.


    Anlamaya çalıştığın her an
    benim anlamsızlığımda boğulmaya çalışmanın da
    anlamını çıkaramıyorum bir türlü.


    Neden kendini beni anlamak uğruna bu kadar karanlığın içine attığını,
    neden beni anlamak uğruna bu kadar canına kastını,
    neden bu kadar üzüldüğünü
    ve neden bu kadar yaraladığını anlayamadığım; sen


    Kuru çöl geceleri gibi çatlak olan dudaklarımın
    sana susadığını bildiğin halde bu kadar neden kaçtığını,
    neden bu kadar ısrarla görünmezliğini
    ve bu kadar acemi sevişlerini hiç anlayamadığım sen,
    bir o yana bir bu yana savrulurken ellerimi tutmaya çalışan,
    bir yandan da tuttuğunu zannettiğim anda
    ellerimi bir boşluğa bırakan; neden?


    Köpeklerin ısırmaları acıtmıyo ve sevdiğim her şey sıcaklığıyla yakıyor
    Bir yandan da sen üşütüyorsun içimi;
    yalnızlığım kadar gizemli olan adam


    Nedenini ve anlamsızlığını çözemediğim o mayışmış bakışlım.
    Şifreli konuşmalarının ve şifresiz susuşlarının,
    gözlerimin içine bu kadar buğulu
    ve bir o yandan hiçbir anahtarın açmadığı o soğuk bakışların.
    Ki ne zaman anlamaya çalışsam beni daha da içe çeken,
    daha da onulmaz halde yaralayan
    ve neden bu kadar acı ile doldurduğunu anlamadığım
    kalbimi bu kadar çok karartan ki;
    fal karanlığında, sen; neden susuyorsun?


    Sustuklarının ve bildiklerinin arkasına sığındığını gördüğümde
    gözlerime inanamadığım, gözlerimi aydınlık bakışların yüzünden açamadığım,
    sözcüklerimi hiçbir tümceye bağlayamadığım sen.
    Uzun tümcelerimin ardından düzeltmelere çalıştığım
    fakat cümlelerin içinden atamadığım o kelime; sen


    Ne anlatmaya çalıştığımı ve neyi özlediğimi bilmediğim halde özlediğim,
    seni ne kadar özlemem gerektiğini bilmediğim,
    hiçbir ışığın aydınlatmayacağı o karanlık kalbim,
    hepsi şimdi birer muamma kalacak.


    Hiçbir anahtar bu sırrı açamayacak,
    dudaklarım kilitli, gözlerim rüzgara küs kalacak
    Sormadığım ve sormaya cesaret edemediğim
    o birkaç kelimeden biriydi seni yaralayan
    ve gidişinin sebebi olan bu tümce.
    Karanlık sulardan geçecek ve bir daha asla geri dönmeyecek bu hisler.


    Günün birinde sana ithaf edilmiş olan bu yazıyı okuduğunda kime yazıldığı,
    kimi anlattığı,
    kimden hesap sorduğu anlaşılmayacak olan bu yazıyı
    belki bir başkasına yazıldığını zannederek ki,
    büyük zahmet ederek okuyacaksın.
    O zaman gözlerin mi buğulanır,
    yoksa senin de kalbine benim gibi düş kırıklarımı batışır,
    yoksa gözlerin kapanıp yaşlar mı boşalır bilemiyorum
    ama, ben, hala.......neyse.......



    alıntı
#15.07.2011 12:06 0 0 0
  • Bildiğim ama söylemediğim şeylerin hepsi seni anlatıyordu içimde.
    Seni bu kadar sevmemin,
    senden gidemememin,
    yine de karşına çıkmaya bu kadar çekinmemin
    ve sana bu kadar uzak kalmaya çalışmamın sonucunca
    neler gördüğümü bir sorsan,
    bir anlasan içimdeki bu yangını;
    ölüm olurum gecenin en vakitsiz vaktinde


    eline saglık
    okunmaya deger bir sunum
    tşk
#15.07.2011 15:22 0 0 0
  • Ellerine emekelerine sağlık
#15.07.2011 16:16 0 0 0
  • teşekkürler
#15.07.2011 16:46 0 0 0
  • Menalı bi şiir canım...çok beyendim..ellerine,duygularına saglıklar dilerim...Teşekkürler Yürekden...
#15.07.2011 20:12 0 0 0
  • saol canım
#15.07.2011 23:33 0 0 0
  • yoksa senin de kalbine benim gibi düş kırıklarımı batışır,
    yoksa gözlerin kapanıp yaşlar mı boşalır bilemiyorum
    ama, ben, hala.......neyse.......
    sözün sonu bir türlü gelememiş

    yüreğine sağlık çok güzeldi canım
#21.07.2011 16:36 0 0 0
  • evt malesef :(

    yazanın ellerine sağlık :) saol canım
#21.07.2011 16:37 0 0 0