Fenerbahçe Yönetimi'nden federasyona: “Asıl mesele ne kadar kısa sürede karar verileceği değil, kararın adil bir yargılamayla hukuka ve hakkaniyete uygun şekilde çıkıp çıkmayacağıdır.”
Fenerbahçe Yönetim Kurulu, Şike Soruşturması ve sonrasında yaşananlarla ilgili Futbol Federasyonu’na uyarılarda bulundu. Yazılı açıklamada şöyle denildi: Öncelikle, belirtmek isteriz ki içinden geçtiğimiz sürecin 3 ana boyutu vardır:
Ceza Hukuku boyutu: Yüce Türk adaleti tarafından yürütülen soruşturma neticesinde (eğer bir suç varsa) suçlu ile suçsuzu ayırt edeceğinden şüphemiz yoktur. Önemli olan, adil yargılamayı etkilemeye yönelik her türlü girişimden, açıklamadan, beyandan ve haberden kaçınmaktır. Bu bakımdan biz, konunun bu boyutu
ile ilgili yorum yapmayacağız ve yapılmasını da uygun bulmuyoruz.
‘Kendisini red anlamına gelir’
Spor Hukuku boyutu: İddialar ile ilgili girişimde bulunma ve karar alma yetkisi federasyondadır. Ne var ki, bu yetki, mutlak değildir ve çeşitli kurallara bağlıdır. İddiaları inceleme ve gerekli araştırmayı yapma yetkisi Etik Kurulu’na aittir. Kurul, kurum veya kişilerden ve adli mercilerden bilgi ve belge temin ettikten sonra; gerektiğinde hakemleri, gözlemcileri, temsilcileri, futbolcuları ve yöneticileri, aracı kişileri ve olayın aydınlatılmasına yardımcı olabilecek kişileri dinlemesi neticesinde bir rapor hazırlayıp federasyona sunar. Bu adımlar atılmadan alınacak her türlü karar, soruşturulan kişiler ve kurumlar lehine olsa bile, hukuka açık bir şekilde aykırı olacaktır. Futbol Federasyonu’nun, resmi makam vasıtasıyla ulaştırılmış herhangi bir belge, bilgi ve delil olmadan ve kendi talimatları gereği işletilmesi gereken hukuki mekanizmaları işletmeden karar alması, bağlı olduğu kurallar uyarınca hukuken mümkün değildir, aksi kendisini red manasına gelir.
‘Engizisyon Mahkemesi gibi’
Uluslararası boyutu: UEFA yetkilileri, 5 Temmuz ‘da kendileri açısından bir evrensel hukuk kuralı olan ve aksi kanıtlanıncaya kadar herkesin masum olduğu anlamına gelen “suçsuzluk karinesinin” esas olduğunu, soruşturma sürse de Fenerbahçe’nin Devler Ligi’ne katılabileceğini vurgulamıştır.
Asıl mesele, ne kadar kısa bir sürede karar verileceği değil, verilecek kararın adil bir yargılama neticesi olarak hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde çıkıp çıkmayacağıdır. Futbol Federasyonu’nun Engizisyon Mahkemeleri gibi çalışmasını ve herhangi bir delil ve belgeye dayanmadan, başarılarla dolu 104 yıllık geçmişe sahip kulübümüz aleyhinde karar almasını temenni etmenin, en temel hukuk prensiplerinden biri olan “adil yargılama ve savunma hakkının ihlali” olacağı aşikârdır. Federasyon, alacağı kararın sosyal ve ekonomik boyutlarını da düşünmek zorundadır. Futbol ekonomisi bugün sadece kulüplerin bütçeleri açısından değil Anadolu şehirlerinin ekonomisine kadar birçok konuda hayati önem taşımaktadır. Federasyon ekonomik anlamda da büyük resmi görmek ve bu noktadaki sorumluluğun bilincinde bir karara imza atmalıdır. Tüm Anadolu Kulüpleri ve toplum liglerin daha önceden ilan edilen takvimde başlamasını ve milyonlarca insanı ilgilendiren ekonomik yıkımlara neden olabilecek adımlar atmaktan kaçınılmasını beklemektedir.