1207-1273 tarihleri arasında yaşamış olan büyük şair ve düşünür Mevlânâ Celaleddin-i Rumi, Mevleviliğin kurucu önderidir. Belh'te doğan Mevlânâ, Diyarı-ı Rum olan Anadolu'ya yerleştiği için Rumi adını alır. 1232 yılında Konya'ya gelir ve Seyyid Burhaneddin'in manevi terbiyesi altına girer. Şam'da Makdisiyye Medresesi'nde öğrenim görür, önemli bilginlerle etkileşimde bulunur. Arap, Fars ve Yunan edebiyatı ile felsefesine hakim olan düşünür, Tebrizli Şemseddin Muhammed'le tanıştıktan sonra büyük bir dönüşüm geçirir. Mesnevi, "Divan-ı Kebir", Fihi Ma-Fih, Mecalis-i Seb'a, Mektubat isimli eserleriyle tüm dünyada tanınan ve saygı duyulan mutasavvıfın tüm eserlerinin ortak paydası insan-ı kamil olmaya ulaşmanın yollarıdır.
Mevlana'nın en ünlü eseri Mesnevi'nin muhtevasında; islami ilimler, tarih, tıp ve sosyal meselelere dair bilgi ve birçok hikâye mevcuttur. Bugün sayfada Mesnevi'nin ilk kıssası olan Padişah ve Cariye'den bir bölüm okuyacaksınız. Bu bölümü seçmemizin sebebi çokça atıfta bulunulan bir hikaye olmasından kaynaklanıyor. Şarih M. Fatih Çıtlak bunun sebebini şöyle anlatıyor: "Mesnevi bir seyr u sülûk kitabıdır. Padişah-Cariye hikayesi de bu seyr u sülûk macerasındaki aktörleri, unsurları en güzel şekilde ortaya koyan bir ıssa özelliği taşımaktadır. Bazı Mesnevi üstadları ve şarihleri Padişah- Cariye hikayesinin anlaşılmasıyla Mesnevi'nin birçok sırrının da anlaşılabileceğini ifade buyurmuşlardır."
İNSANIN TÜM GİZLERİ ADEM'DE
Nun Masalları, Mor Mürekkep, Yûsuf İle Züleyha, İsimle Ateş Arasında, Cümle Kapısı, Cam Irmağı Taş Gemi, Yol Hali kitaplarının yazarı Prof. Nazan Bekiroğlu, yeryüzünün en eski hikayesi ile sayfamıza konuk. Özellikle roman ve hikayeleriyle nitelikli okur kitlesinin büyük beğenisini kazanan yazar, roman-mesnevi türünde kaleme aldığı Lâ Sonsuzluk Hecesi'nde insanın bütün hallerinin gizli olduğu Adem'in öyküsüne odaklanır. Sinematografik öğelerle yüklü anlatı, Adem'in yaratılışı, Havva ile cennet günleri, cennetten dünyaya düşüşleri ve Habil ile Kabil'in hikayesi de eklemlenerek sürer. "Adem, İLLA'ya giden yolda bir LÂ hecesidir. İsyan tecrübesi onun ilk halidir. Adem, cümlenin daha başında LÂ diyecek, reddedecek özgürlüğe sahip olduğu halde illallah'a varmasıyla yaratılmışların en güzelidir, mümkünler âlemindeki o en esrarlı heceyle, kendiliğinden değil bile isteyedir. LÂ, hiçlik mesabesi, öyleyse sonsuzluk ekidir" diyerek kitabının ismiyle ilgili akla gelecek sorulara cevap veren Bekiroğlu, bu kitapla cenneti ve yeryüzünün ilk halini, ilk sakinleriyle resmederek varoluşa ve hakikate dair bir pencere açıyor.