Gelmedin Asrevya! ... (Nuri Can)

Son güncelleme: 29.07.2011 16:17
  • noimage

    Gelmedin Asrevya! ....

    Sevgiler büyüttüm kır çiçeklerinden, güneşin kanını emen...
    umutlar yeşerttim bahar renginde al yeşil.
    dağlarda kar erirken ceylanlar emzirdim.
    melekler uyandırdım her tan ağardığında...
    Toplamak için düş kırıklarını aynalardan,
    mavi bir kuş tutup avuçlarıma,
    yıldızlarla selam yolladım dağ doruklarından...
    dudaklarıma gül ve rüzgar iliştirip bekledim her gece
    gelmedin Asrevya! ...

    Upuzun köprüler kurdum içimdeki yolculuklara
    beyaz günlere uzandım, beyaz atlarla sana kavuşmak için.
    sana getirsinler diye umutlarımı, güvercinler besledim...
    dudaklarımın arasından inleyen bir kaval sesiyle,
    her gece özlemler gönderdim, yalnızlık ve hüzün diyarından...
    duymadın Asrevya! ...

    Ak alınlı taylar koşarken alnımın çayırlarında
    al türkülerle inledim lekesiz sabahlara her bahar geldiğinde...
    özlemler kanatıp gecelerin sayfalarında,
    mavi rüzgarların terkisinde sevgiler yolladım sana...
    bilmedin Asrevya! ...

    Çoğaldıkça çoğaldı çılgınlığım,
    kanımda milyonlarca yıldız tutuştu,
    alevler içinde parlayan nehirler gibi yüreğime aktı hasret...
    her suyun sesine bir damla gözyaşı bıraktım senin için
    görmedin Asrevya! ...

    Bilki, sensiz uzak bir dağbaşı yalnızlığıyım
    ürpertilerde tiril tirildir yapraklarım
    seni özlemenin korkunç rüzgarıyla,
    göğünü ve yönünü yitirmiş göçmen bir bulut gibi
    her gece bir uçurumun kenarından kendimi bıraktım...
    görmedin Asrevya! ...

    Hasret ateşine bürünürken geceler
    uzun ayrılıkların dağladığı sevdalarda
    korkunç alevler içirdim seven yanıma...
    bir yanım iç çekmeyi ögrendi, bir yanım acı çekmeyi
    oturup ağladım gecelerce küskün ırmaklar gibi
    karışıp gitti gözyaşlarım çağlayanlara...
    silmedin Asrevya! ...

    Ey kırçıl saçlarımda yıldız tutuşturan, alıp savuran yangınlara
    ey yüreğimin yegane sahibi, umudumun adresi
    gel al beni, şiirlerin ve sevgilerin diyarına götür
    yıldızlara götür, samanyoluna, ölümsüzlüğe, sonsuzluğa...
    sevgiyle yıka yüreğimi , hasretin ipeğiyle sar, aşkın öpücüğüyle öp...
    Hazan bahçelerinde yaralı bir güldür kalbim sensiz,
    dört mevsim aşkı ve hasreti kanayan...
    yüreğimde demlenen ay oldun her gece, gözlerimde çiçeklenen yıldız
    uzun saçlı hasretim oldun, bitmek bilmeyen gurbetin ahında...
    geçen bütün mevsimlerde seni bekledim, bütün trenlerde seni sodum...
    gelmedin Asrevya! ...

    Özlemlerle yaralı bir yağmur bulutuyum şimdi buralarda
    firari bir hüznün girdabında yitirdim güldesenli sevinçlerimi
    bil ki, çağlayan bütün nehirler benim gözlerimdir
    benim yüreğimdir ağlayan bütün denizler
    su içtiğim bütün pınarlarda seni susadım
    düştüğüm her uçuruma bir tutam çiçek bırakır gibi
    bir tutam kor ve bir demet gözyaşı bıraktım senin için
    gelmedin, görmedin,
    bilmedin, silmedin Asrevya! ...

    Bir gün gökyüzü gülünce ve geçince üşümesi kalbimin
    uzaklardan taa... uzaklardan, acılar ve korkular diyarından
    bütün hasretleri yükleyip yüreğimin yangınına
    upuzun yollardan çıkıp geleceğim sana...

    bekle Asrevya! ...
    Ve dudaklarından "seni seviyorum" diyen sesinin rüzgarıyla öleceğim...

    Nuri Can

#29.07.2011 09:48 0 0 0
  • paylaşım için tşk
#29.07.2011 09:57 0 0 0
  • Rica! İlginiz için ben den, size Tşk.
#29.07.2011 10:24 0 0 0
  • yüreğine gönlünesağlık harikabir paylaşımolmuş tşk
#29.07.2011 16:17 0 0 0