zazen nedir - zazen meditasyonu nasıl yapılır - sesshin - kesshin - yürüme meditasyonuOturarak yapılan meditasyon, Zazen Zen pratiğinin merkezini oluşturmaktadır. Zazen'de çeşitli oturuş biçimleriyle yapılabilir. Dikkat kişinin duruş biçimi ve nefesine yöneliktir. Oturulan yer (zabuton) üzerine yerleştirilen katlanmış bir yastık (zafu) kullanılır. Rinzai Zen'de zazen uygulaması yapan kişiler yüzlerini odanın merkezine yöneltirlerken Soto uygulayıcıları duvara dönük otururlar.
Soto Zen'de Şikantaza meditasyonu (sadece oturma) nesnesiz ve içeriksiz bir meditasyon biçimidir. Bu pratikle bilgili felsefi ve fenomenolojik hükümler Dogen'in Shobogenzo adlı eserinde bulunmaktadır. Rinzai Zen ise nefes meditasyonu ve koan pratiği üzerinde durur.
Farklı Zen okullarında farklı zazen teknikleri uygulanmakla birlikte, zazende genel teknik, iç ve dış uyarılara tümüyle açık olmakla, sınırsız bir farkındalık, bilinçlilik hali ve uyanık olma durumudur. Zazen uygulaması sırasında her türlü iç ve dış algı, önem sıralaması, seçim yapılmaksızın izlenmelidir. Dışarda öten kuşun cıvıltısı, vücut ağırlığının kalça kemiğindeki duygusu, yüzü yalayan esintinin duygusu, vs. birbirini izleyen farkındalıklar, bilincin geçişler yaparak yaşadığı algılar olarak değil, aynı anda yaşanan bir bilinçlilik olabilmelidir. Günlük yaşamda deneysellenmesi mümkün olmayan, yaşanmayan bir bilinçlilik haline ulaşmaktır. Olağan insan bilincinin yapısının, o tek merkezli benlik ve bilinç duygusunun aşılarak, çok merkezli bir bilinç yapısına ulaşılma çalışmasıdır ve zazenin amacı budur.
Zazende, diğer birçok meditasyon tekniğindeki gibi, olağan, kendiliğinden düşünsel akımlara müdahale edilmez. Tersine zazendeki kişi, bu zihinsel akımları bilinçli olarak izlemektedir. Zazende esas olan sınırsız bilinçliliktir, uyumdur, düşünce akımları konusunda da böyledir. Zen, her zaman için Taocu etkilere büyük ölçüde açık tutulmuştur, bu yüzden 'uyum' esastır.
Neticede zazenle sağlanmak istenen zihinsel durum, "zihnin olmadığı" bir durumdur. Düşünerek yaşamak, düşünerek tepki vermek değil, zihnin doğrudan doğruya içsel dinamikleriyle çalışmasıdır. Belki de bu yüzden zen, Özellikle Japon savaşçılar arasında genel kabul gören bir sistem haline gelmiştir.
Sesshin
Sesshin[6], kelime olarak "zihni biraraya toplamak" anlamındadır; Zen manastırında belli bir dönemde düzenlenen yoğun grup meditasyonu. Rahipler günlük rutin içinde günde birkaç saatlerini meditasyona ayırırken, sesshin döneminde neredeyse tüm günü zazen yaparak geçirirler. uzun meditasyonlar yalnızca kısa aralarla, yemekle ve farkındalığın sürdürüldüğü basit işlerle bölünür; uyku gece 7 saatten fazla olmamak üzere minimumda tutulur. Kimi manastırlarda Zen ustasının topluluğa konuşması (teisho), ve usta ile özel görüşmeler (dokusan, daisan, veya sanzen olarak adlandırılır) dışında sıkı bir konuşma yasağı uygulanır.
Japonya, Tayvan ve Batı’daki modern Budist uygulamalarda, sıradan halktan öğrencilerin de katıldığı sesshinler düzenlenir; bunların süreleri genelde 1,3,5 veya 7 gündür. Zen merkezlerinde yıl içinde pek çok kez, özellikle de Buda'nın annuttara samyak sambodhi aydınlanmasını anma dönemlerinde yedi günlük sesshinler düzenlenir. Rohatsu denilen bu sesshinde, uygulayıcı zihnini sakinleştirip susturarak düşüncelerini durdurmaya, samadhi, kensho, veya satori’ye ulaşmaya çalışır.
Koan uygulaması
Zen Budistler zazen, yürüme meditasyonu, ve günlük hayatta her türlü aktivite sırasında koan uygulaması yapabilir. Koan uygulaması özellikle Japon Rinzai okulunda vurgulanmakla birlikte, öğretim soyağacına göre diğer okullarda da uygulanmaktadır.
Koan (kelime anlamıyla "halka açık olay") genelde Zen veya Budist tarihle ilişkili bir hikâye ya da diyaloglardır; aralarında erken dönem Çinli Zen ustaların anekdotları en fazladır. Ünlü Zen öğretmenlerinin bilgeliklerinin bir göstergesi sayılan bu anekdotlar, öğrencilerin Zen uygulamasında ulaştığı seviyeyi ölçmek için kullanılabilir. Koanlar sıklıkla paradoksal, ya da dilbilimsel açıdan anlamsız görünür. Ancak Zen Budistlere göre koan, dilin ayrımcılık ve karşıtlığıyla engellenmeksizin, "gerçeğin gözler önüne serildiği zaman, yer ve olaydır". Koan’ın cevabını bulmak için öğrenci kavramsal düşünceyi ve dünyayı düzenlerken sarıldığımız mantıksal yolu bir kenara bırakmalıdır; böylece sanatsal yaratıcılıkta olduğu gibi, uygun kavrayış ve cevap kendiliğinden, spontane olarak zihinde belirecektir.