aöf sosyoloji dersleri - saldırganlıkta kişisel belirleyiciler - saldırganlıkta kişilik ve cinsiyet farklılıklarıKişilik
İnsanlar, bazı kişilerin diğerlerinden daha saldırgan olduğunu, bunun da “saldırgan kişilik”ten kaynaklandığını düşünme eğilimindedirler. Saldırganlıkla ilişkili olduğu varsayılan kişilik özelliklerinden birisi sosyal onay ihtiyacıdır. Diğerlerinin onayını isteyen bireylerin reddedilme (itilme) korkusu nedeniyle saldırgan davranışlardan kaçınacakları tahmin edilmektedir (Bilgin, 2000).
Kişiliğin saldırganlığı etkilediğine ilişkin en çarpıcı bulgu, araştırmacıların yaptıkları çalışmalar sonunda A tipi kişilik adı verilen bir davranış biçiminin varlığını ortaya koymuş olmalarıdır. A tipi kişiliği olanların, aşırı rekabetçi, sürekli acelesi olan, zamana karşı yarışan ve çok aktif kişiler oldukları ve kalp hastalığına yatkın oldukları ifade edilmektedir. Bunların tam tersi özellikler ise B tipi kişilik adı verilen davranış tarzını işaret etmektedir (Baron ve Byrne, 2000).
A tipi insanların stresliyken diğerleriyle değil tek başına çalışmayı tercih ettikleri, zira hem yetersizliklerini göstermekten kaçındıkları hem de durumu kontrol altına alma istekleri olduğu belirtilmektedir. Bu kişilerin bu çalışma tarzlarıyla belki yaşamda bir noktaya kadar başarılı olabilecekleri, ama bu kişilik özelliklerinin hem kendileri hem de yakınlarındaki kişiler için yıkıcı etkileri olabileceği ileri sürülmektedir.
Nitekim A tipi kişilik özelliklerine sahip insanların çocuk istismarına daha yatkın olduğu bildirilmektedir (Baron ve Bryne, 2000; Hogg ve Vaughan, 1995). A tipi kişilik özellikleri göz önüne alındığında, bu özelliklere sahip olan kişilerin, B tipi kişiliği olanlara göre daha saldırgan oldukları kolayca tahmin edilebilir. Araştırmalar, yüksek düzeyde testosteron hormonu (bir cinsiyet hormonu) ile A tipi kişilik özelliklerinin saldırgan davranışı ortaya çıkarmada önemli bir rol oynadıklarını göstermiştir
Son olarak, A tipi kişiliği olanların düşmanlık hisleriyle dolu oldukları için, araçsal saldırganlıktan çok düşmanca saldırganlık gösterdikleri belirtilmektedir (Akt. Baron ve Byrne, 2000).
Eğer saldırganlık, gerçekten kişilik yapısından kaynaklı bir davranış biçimiyse, o zaman saldırgan kişilikleri değiştirmenin zor olması gibi bir problemle karşı karşıya kalınabilir. Sizce böyle bir kişilik özelliği sizin mesleğiniz için ne derece uygundur? Ve bu bağlamda, sizce mesleğe seçilirken, adaylara kişilik testleri gibi birtakım testler uygulanmalı mıdır?
Cinsiyet Farklılıkları
Saldırganlık söz konusu edildiğinde, sorulacak en önemli sorulardan biri, saldırganlık açısından kadınla erkek arasında farklılık olup olmadığıdır. Genel olarak erkeklerin kadınlardan daha saldırgan olduğu yönünde kanıtlar mevcuttur (Baron ve Byrne, 2000; Hogg ve Vaughan, 1995).
Cinsiyetlerin farklı biçimlerde sosyalleşmesi, saldırganlıkta görülen cinsiyete bağlı farklılıkların önemli bir kaynağıdır. Modern toplumların çoğunda, küçük yaşlardan itibaren erkek çocukların saldırgan davranış göstermesi, kız çocuklarınınkine göre daha fazla teşvik edilmektedir. Kız çocuklar saldırgan davranış gösterdiğinde ise, aileler bunun önüne geçmek için çaba harcamaktadırlar (Hogg ve Vaughan, 1995).
Cinsiyet açısından saldırganlıkta bir farklılık olup olmadığına ilişkin araştırma sonuçları, ilk bakışta erkeklerin kadınlardan daha saldırgan olduğunu doğrulamaktadır. Fakat biraz daha yakından bakınca, konunun daha karmaşık olduğu görülecektir.
Araştırma sonuçları özetle şöyledir (Baron ve Byrne, 2000):
- Erkekler genel olarak kadınlardan hem daha fazla saldırgan davranış göstermekte ama hem de daha fazla saldırganlığın hedefi olmaktadırlar. Ve cinsiyetler arasındaki bu farklılık ömür boyu sürmektedir.
- Saldırganlık açısından iki cinsiyet arasındaki farklılık tahrik olmadığı durumda daha fazladır. Diğer bir deyişle, erkekler tahrik söz konusu olmadığında kadınlardan daha fazla saldırgan davranış göstermektedirler. Ancak tahrik varsa ve bu tahrik yoğunsa, kadınlar da erkekler kadar saldırgan davranış göstermektedirler.
- Saldırganlık açısından iki cinsiyet arasındaki farklılık, saldırganlığın tipine göre değişmektedir. Araştırmalar sonucunda, erkeklerin direkt saldırganlığı (fiziksel saldırı, itme, hedefe bir şeyler atma vb. ) kadınlara göre daha fazla gösterdikleri bulunmuştur. Kadınlar ise, dolaylı saldırganlığı erkeklerden daha fazla göstermektedirler. Dolaylı saldırganlık, hedef kişi hakkında çevreye söylentiler yayma, hedefin arkasından dedikodu yapma, hedef kişiyi zor durumda bırakacak hikâyeler uydurma vb. eylemleri içermektedir. Son olarak cinsiyetler arası bu farklılığın erken yaşlarda ortaya çıktığı ve farklı kültürlerde gözlendiği de belirtilmektedir.