Beş vakit namaz ve rek'âtlerinin adedi Kitap, sünnet, icma-ı ümmet ile sabittir. Peygamberimiz (s.a.v.) Hazretleri'nin vakt-i saâdetlerinden itibaren her asırda Müslümanlar arasındaki yakînen malûmdur ve inkâr eden Müslüman değildir.
Bu beş vakit namazlar ve rek'âtları fazlalık ve noksan kabul etmez. Ancak ikâmet eylediği mekândan sefer müddeti kadar uzak olan bir yere gitmek niyeti ile yola çıkıp müsâfir olan kimse hakkında öğle, ikindi ve yatsı namazlarının farzları ikişer rek'âttir. Müsâfir olan kimsenin bu namazları dört rek'ât kılması, vacib olan selâmı te'hir ettiğinden ve farza nâfile kattığından tahrîmen mekrûhtur. Bu hal sehiv ile olursa sehiv secdesi gerekir. Eğer ikinci rek'âtin sonunda; birinci oturuşta, sehven veya kasden oturmayıp dört rek'ât kılsa namazı sahîh olmaz.
Yolcu olan kimse vaktin içinde mukîm imama uyarsa onunla dört rek'ât olarak kılar. Vakit çıktıktan sonra kaza için uymak caiz olmaz.
Mukîmin müsâfire namazların edasında ve kazasında uyması sahihtir. Îmân olan müsâfir dört rek'âtli farzları iki rek'ât kılar ve ka'deden (oturuş) sonra selâm verir. Mukîm ise kalkıp namazını dörde tamamlar.
Akşam ve sabah namazlarını müsâfir de mukîm gibi tam kılar.