Zikrullâh'ın A'zamiyet ve Ekberiyeti - Dini Bilgiler
Zikrullâh ve zikrullâh ile iştigal emr-i azîmdir. Zâkirin, zâhir ve bâtını ancak bu zikir ile münevver olur.
Kesâfet-i tabîiyye ve beşeriyye mahzâ zikrullâh ile zeval bulunur. Mezkûr ile zâkir arasında münâssebet-i hâssa mücerred zikir ile husûle gelir.
Zikrullâh ile zâkir, mezkûr u mutlakın kerem ve inâyetine kâbiliyet ve mazhariyet peydâ eder.
„Velezikrullâhi ekber" ve „Fezkürûnî ezkurküm" ve „Vezzâkirînallâhe kesîran vezzâkirâti" ve „üzkürullâhe zikran kesîrâ" nass-ı münifleri bu hakâyika delildir.
Zikrullâh'ın Neticesi:
„Nefsin, sıfat-ı emmâriyetten sıfat-ı mutmainneye terakkîsi, fenâ-yı nefs ile muabber olan fenâ fillâh saâdetinin husûlü, bekâ billâh devletiyle müşerrefiyetin el vermesi Hak sübhânehû ve teâlânın zikr-i şerîfi ile mümkün ve müyesserdir. „Elâ bizikrillâhi tatmainnülkulûb" nazm-ı ilâhîsi bu hakîkatin burhânıdır.
Tâlib-i müsterşidin bu hakâyıklı kemâliyle bilmesi, nakd-i vaktin çok azîz olduğunu idrak eylemesi, bir daha avdeti mümkün olmayan enfâs-ı hayâtını fâidesiz ümûra sarf ile ziya'a uğratmayarak zikrullâh'a hasr etmesi lâzımdır.
Zira zikrullâh ile geçen bir nefesin âlem-i âhirette hâsıl edeceği menfâfi' ve fedâil neş'e-i dünyada takdir ve tasavvur olunmayacak derecede büyüktür. Cenab-ı Hak zü'l-fadli'l-azîmdir. Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve fi'l-âhireti haseneten vekınâ azâbe'n-nâr"
(Mektublar, S.H. Silistrevi)
Lügatçe:
İştigal: Meşgul olmak
Emr-i azîm: Büyük iş
Peydâ eder: Hâsıl eder.
Tâlib-i müsterşid: İrşad olmaya talip olan, isteyen
Enfâs-i hayât: Hayatın nefesleri
Neş'e-i dünyâ: Dünya hayatı