Ayşe ve Cemal birbirlerini çok sevmiş ve evleneli daha birkaç yıl olmuştur. Geldikleri Büyükşehir'de Cemal orta ölçekli bir fabrikada vasıflı işçidir. Geçinecek kadar kazanıyordur. Her ikisi de çocukları olmasını çok ister. Normal yollardan çocuk sahibi olamayınca illegal yollara başvururlar. Ancak bu kararları onların yuvasını dağıtacaktır.
Başından beri tepkili olan Ayşe, çocuğa hiçbir zaman kendisininmiş gibi bakamaz. Cemal ise Ayşe'ye durumu kabul ettirmek için çok çaba gösterir. Ayşe yine de duruma alışamayacaktır. Çocuk bir yaşına gelene kadar durum böyle devam eder. Ve Cemal daha fazla dayanamaz. Evi terk eder. Ayşe çocukla bir başına kalır..
Ayşe ( Selen Uçer)
27-30 yaşlarında. Kırsal kesimden gelip büyük şehre yerleşmiş. Burada tek düze bir hayatı var. 5-6 yaşlarındaki çocuğuyla kıt kanaat geçinen, büyük şehrin tüm zorluklarını fazlasıyla yaşayan bir kadın. Yabani bir yapısı var. Çocuğuna karşı bile yumuşayamayan hele etrafındaki canlılara birer 'düşmanmış' gibi bakan, kolaylıkla samimiyet kuramayan, sürekli çalışmak zorunda olduğundan kendine bir türlü vakit ayıramayan bir kadın.
Cemal ( Serdar Orçin)
30-32 yaşlarında. O da kırsal kesimden gelip büyükşehre tutunmaya çalışan biri. Ayşe ile evlidir. Ayşe'den bir çocuğu olmasını çok ister. Fabrikadaki Mehmet Usta'nın yardımı ile Sait adında biri sayesinde çok çocuklu fakir bir ailenin bebeğini para ile satın alır. Ayşe'ye günlerce bu bebeği kabul ettirmeye çalışır. Tüm çabaları sonuçsuz kalınca, eşini terk eder.
Can (Yusuf Berkan Demirbağ)
5-6 yaşlarında bir çocuk. Sudan çıkmış bir balık misali. Ne olduğunu anlayamayan, küçücük ve savunmasız bir bebe. Neredeyse hiç konuşmayan, annesinin sözlerini harfiyen yerine getirmeye çalışan içine kapanık bir çocuk. Sevgiye muhtaç. Annesinin bıraktığı yerlerde, ne olacağını bekleyen ama hiçbir zaman yalnız kalmayacağını düşünen bir çocuk. Tek eğlencesi eve döndüğünde pencereden evin önündeki oyun parkını seyretmektir
Ali ( Erkan Avcı)
30 yaşlarında. Sanayi bölgesinde büyük bir lokantada çalışıyor. Liseyi zar zor bitirmiş. Bir meslek sahibi olmayı pek de düşünmemiş, orda burada çalışarak ekmeğini kazanmış. Ancak kolay yoldan para kazanıp gününü gün etmek, çalışmadan yaşamanın yollarını aramak gibi bir gailesi var. Ayşe de onun çalıştığı yerde çalışıyor. Ali başından beri Ayşe'ye abayı yakmıştır.
Altın Portakal aradığı filmi sonunda buldu! Raşit Çelikezer'in yönettiği 'Can', beş günü geride bırakan festivalde kadınlardan oluşan jüri ile seyirciyi canevinden yakaladı.Çocukları olmayan bir çiftin gayri resmî yollardan evlatlık edinmesi sonrası yaşanan süreci anlatan film, Müjde Ar'ın başkanlığındaki jüri üyelerini gözyaşlarına boğdu. Selen Uçer ve Serdar Orçin'in severek evlenen ve taşradan İstanbul'a kaçan Ayşe-Cemal çiftini oynadığı filmde, çocuk oyuncu Yusuf Berkan Demirbağ, masum yüzüyle seyirciyi yakaladığı gibi oyunculuğuyla da yıldızlaşıyor. Başkasının çocuğunu almak istemeyen Ayşe, Can'ı bağrına basamayınca Cemal evi terk eder. Çocukla bir başına kalan Ayşe de çalışan bir kadın olarak Can'ı büyütmeye çalışır.
Gösterim sonrası yapılan söyleşide Raşit Çelikezer de "Bire bir Yeşilçam güzellemesidir." diyerek filmini tarif etti. Çelikezer, "Biz o filmlerle büyüdük. Burada da doğrudan Yeşilçam'la bağlantılı bir hikâye var. Aslında tüm hikâyeler aynıdır. Önemli olan, onu farklı bir dille anlatabilmek." dedi. Filmin oyuncularından Selen Uçer de filmin Yeşilçam'dan farkının, melodramı tercih etmeden gerçekler üzerine kurgulanması olduğunu belirtti. Zeki Demirkubuz'un 'kadrolu' oyuncusu Serdar Orçin ise Raşit Çelikezer'le çalışmanın farklılıklarından bahsetti: "Bazı yönetmenler senaryonun kılına dokundurmaz. Ama Raşit hoca, bize alan bıraktı."