Azgelişmişliğin Ölçülmesinde GSMH Kavramı

Son güncelleme:
  • aöf uluslararası ilişkiler dersleri - gayri safi milli hasıla ve az gelişmişlik - az gelişmişliğin ölçümünde kullanılan ölçütlerGSMH kavramı, azgelişmişliğin ölçülmesinde iki biçimde kullanılır: Aşağıda bunlar ele alınacaktır.

    Toplam Gayri Safi Milli Hasıla

    Ülkeleri toplam GSMH temelinde sıralayarak azgelişmiş ülkelerin saptanması, çok kabaca bir yaklaşım sayılır. Çünkü toplam GSMH, ekonomilerin bir gelişme düzeyi ölçüsü olmaktan çok, bir faaliyet hacmi ya da ekonomik boyut ölçüsüdür. Bu ölçü olsa olsa, bir ülke ekonomisinin dünyadaki yerini ve dünya ekonomisi içindeki payını göstermede yardımcı olur. Nitekim GSMH düzeyleri temelinde ülkeleri sıraladığımızda, ülkeler arasında gerçekten çok büyük farklılıkların çıktığını görürüz.

    Kişi Başına Gayri Safi Milli Hasıla

    Kişi başına GSMH, azgelişmişliğin ölçülmesinde en çok kullanılan ölçütlerden biridir. Kavramın ifadesinden anlaşıldığı gibi bu ölçüt, nüfus büyüklüğünün ekonomik büyüklüğe sokulmasıyla, ölçütü daha duyarlı kılmaktadır. Burada, ekonomik faaliyetin temel amacı, insanların refahını sağlamak olduğuna göre, bir ülkenin gelişme durumunun en iyi göstergesi kişi başına düşen gelirdir varsayımı temel alınmaktadır. Kişi başına düşen gelirin ortalama bir büyüklük olduğu dikkatten kaçmamalıdır.

    Bu arada kişi başına düşük gelir, azgelişmişliğin bir göstergesi olmakla birlikte, bu gelirin yüksek olmasının gelişmişlik göstergesi olarak kullanılmasında değişik durumlarla karşılaşılır. Özellikle petrol ihracatçısı kimi ülkeler, bu ölçüte göre zengin sayılabilirler ama durum incelendiğinde bu ülkelerin gelişmiş değil, azgelişmiş ülkelerin çoğu özelliklerine sahip oldukları kolayca görülebilir.

    Kişi başına gelir ölçütü, ülke ekonomilerinin boyutunu da yansıtmamakta, nüfusu az olduğu için kimi küçük ekonomik boyutlu ülkeleri (örneğin İsviçre), büyük boyutlu ülkelerle (örneğin Rusya) hemen hemen aynı, kimilerinden (örneğin Japonya) ise daha ileri gelişmişlik düzeyinde gösterilebilmektedir. Bu arada bir parasal ölçüt olarak toplam GSMH için söylenen sorunlar kişi başına GSMH için de geçerlidir.

    GSMH kavramını, belirtilen tüm eksikliklerine rağmen, özellikle kişi başına GSMH' yı, azgelişmişlik kavramını çok genel bir temele oturtmak için bir ölçüt kabul etmek yerinde olacaktır. Buna göre azgelişmiş ülkeleri kişi başına düşen geliri (hasılası), ileri düzeyde gelişmiş ülkelerin kişi başına gelirinden (hasılasından) önemli ölçüde düşük olan ekonomiler diye niteleyebiliriz.

    Azgelişmişliğin Ölçülmesinde Kullanılan Parasal Olmayan Ölçütler

    Yukarıda değindiğimiz gibi, özellikle uluslararası karşılaştırmalarda parasal ölçütlerin gösterdiği yetersizlikler, bu alanda kimi zaman parasal olmayan ölçütlerin de kullanılmasını gerekli kılmaktadır. Parasal olmayan ölçütler arasında, fiziksel tüketim düzeylerini gösteren endeksler, elektrik enerjisi üretim ve tüketimi, çimento üretim ve tüketimi, petrokimya ürünleri üretim ve tüketimi sayılabilir. Özellikle bu alanlarda elde edilen düzeyler, ülkenin sanayileşmesi hakkında da bazı ipuçları vererek kalkınmanın ölçülmesine yardımcı olabilirler.

    Kaynakların Kullanım Durumuna Göre Azgelişmişliğin Ölçülmesi

    Bu yaklaşımdan yararlanabilmek için, kaynakların kullanım durumunu gösteren ölçülere ihtiyaç vardır. Dolayısıyla, birinci olarak güvenilir istatistiksel verilerin bulunması; ikinci olarak da kaynak kullanımı kavramının ölçümlemeye olanak verecek biçimde tanımlanması gereklidir.

    İşgücü, sermaye ve doğal kaynakların kullanım durumunu yansıtan ölçütler doğrudan doğruya ilgili kaynağın "kullanım oranı" olabileceği gibi, potansiyel artık dediğimiz ölçü de olabilir. Şimdi bu ölçüleri kısaca görelim.

    Kaynak Kullanım Oranlarıyla Azgelişmişliğin Ölçülmesi

    Kaynakların kullanım oranlarının ölçülmesi konusunda işgücü için işsizlik düzeyi ya da oranı, sabit sermaye için kapasite kullanım oranı ya da atıl kapasite oranı, doğal kaynaklar için ekilebilir arazinin kullanım oranı ve yeraltı zenginliklerinde ise hammadde ihracatı temel alınabilir. Ne var ki, bu ölçülerin hemen hepsi için yeterli ve güvenilir veri bulamama sakıncası her zaman söz konusudur.

    Potansiyel Artık Kavramı ve Azgelişmişliğin Ölçülmesi

    Bu kavramdaki artık sözcüğü, temelde katma değer kavramına benzer. Dolayısıyla potansiyel artık yerine potansiyel katma değer kavramını da kullanabiliriz. Buradan da hareketle, potansiyel gayri safi milli hasıla kavramına varabiliriz. Potansiyel GSMH'yı ise şöylece tanımlayabiliriz. Bir ülkede belli bir dönemde varolan işgücü, sermaye ve doğal kaynakların cari teknik bilgi çerçevesinde tam ve etkin bir biçimde kullanılmasıyla elde edilebilecek GSMH düzeyine potansiyel GSMH denir.

    Bu tanımdan anlaşılacağı gibi, bu ölçü ile bir ülkenin azgelişmişlik derecesini ölçmek için potansiyel GSMH ile gerçekleşen GSMH arasındaki farkı bulmamız gerekir. Fark ne denli büyük ise azgelişmişlik derecesi o denli büyüktür. Her bir ülke için yapılacak bu işlem sonucunda, ülkelerarası bir sıralama elde edilir. İki GSMH arasındaki farkın sıfır olması halinde ise, azgelişmişlik diye bir durum olmayacağı açıktır.

    Bu ölçütün kendi mantığı içinde tutarlı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak sorun, yukarıdaki tanıma uygun bir hesaplamanın yapılabilmesidir. Hiçbir ülke için bu tür bir hesaplamanın şimdiye kadar yapılamamış olması, bu ölçütün uygulanabilirlik değerini yok etmektedir.

    Toplumsal ve Bireysel Temel İhtiyaçların Karşılanmasına Göre Azgelişmişliğin Ölçülmesi

    Azgelişmişliğin tanımlanmasında temel alınan bu yaklaşım, azgelişmişliği ölçme konusunda da kullanılabilir. İnsanların beslenme, sağlık, konut, eğitim v.b. ihtiyaçlarının karşılanmasında minimum bir düzey belirlenebilir. Bu konuda bir adım daha atarak günümüz gelişmiş ülkelerince ulaşılan düzeyleri temel alabiliriz.

    Dolayısıyla temel ihtiyaçların karşılanma düzeyini gösteren rakamları azgelişmişliğin ölçülmesinde kullanabiliriz. Ne var ki bu giderilmede kantite yanında kalite unsurunun da dikkate alınması gereği, ölçümü güçleştiren bir noktadır. Bu arada temel ihtiyaçlar kavramını maddi yaşamın sürdürülebilmesi yanında, insanın sosyo-kültürel bir varlık olduğu da düşünülerek, maddi olmayan alanlara da yaydığımızda, ölçümlemede sayısal bir temel bulma olanağı iyice zayıflayacaktır.

    alıntı


    Azgelişmişliğin Ölçülmesi ve Uluslararası Karşılaştırma
0 0 0