Pozitiflik Nedir - Pozitiflik Hakkında - Ergenlik Dönemi - Erken Çocuklukta Psikolojik Bozukluk
Koç Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı, ''Sağlıklı insan gelişiminde, erken çocukluk ve ergenlik çok önemli bir yere sahip'' dedi.
Pozitif ve olaylara iyimser yaklaşan bir gençliğin yetişmesinin, sağlıklı toplumun oluşmasında önemini vurgulayan Prof. Dr. Kağıtçıbaşı, ''pozitif'' ve ''iyimserlik'' kavramlarının, son zamanlarda moda haline gelen ''pozitif olma'' kavramıyla bir tutulmaması gerektiğini ifade etti.
''Biri sizin ayağınıza bastığında, bunun bir kaza olabileceğini düşünmek, olaya pozitif yaklaşmaktır'' diyen Kağıtçıbaşı, şöyle konuştu:
'Bilerek bastı, kıskançlıktan bastı gibi yaklaşıldığında ortaya istenmeyen olaylar çıkabilir. Ne yazık ki gençler sokaklarda birbirlerine karşı böyle negatif yaklaşıyor. 'Yan baktı' diye birbirlerine saldırıyorlar. Pozitif düşünen insan, bu yaklaşımıyla pozitif süreçleri de harekete geçirir.
Özellikle çağdaş kentsel yaşamda bireysel özerklikle, yakın insan ilişkilerini bağdaştırabilen ve yetkinliği oluşturabilen çocuk ve ergenler, pozitif gelişmeyi gerçekleştirebileceklerdir.''
Bu amaca yönelik eğitim politikalarına ve yaygın uygulamalara acilen ihtiyaç bulunduğunu anlatan Kağıtçıbaşı, ''Genç anne babaların birçoğu, çocuğunu aşırı öz güvenle yetiştiriyor. Şişirilmiş bir öz güvene sahip genç insanlar, başarısızlık durumunda daha büyük hayal kırıklığı ve depresyon yaşıyor. 'Çalışırsan başarırsın' yaklaşımı, daha gerçekçi bir yaklaşımdır. Sağlıklı insan gelişiminde, erken çocukluk ve erken ergenlik çok önemli bir yere sahip'' dedi.
Ergenlik (puberte), insanlarda meydana gelen "yetişkinliğe ilk adım" evresidir. Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir. Ergenlik, bireyde çocuksu tutum ve davranışlarının yerini yetişkinlik tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı, bireyin erişkin rolüne psikolojik ve somatik olarak hazırlandığı dönemdir. Çocukluk çağı olarak adlandırılan yaşlarda, sosyal toplum bilinci (süperego) gelişmemişken, ergenlik dönemine giren gençlerde toplumsal kabullenilme, bir grubun parçası olma (süperego ve ego) kavramları gelişir. Vücut hormonlarınıdan cinsiyet ile ilgili olan (sekonder cinsiyet hormonları) östrojen veya androjenlerin üretimi bu dönemde pik yaptığından ergen adayının psikolojisi sebepsiz değişimler gösterir.Ergenlik dönemi insanlardaki 5 dönemden biridir.Ancak bilim adamlarının ergenlik dönemi ile ilgili görüşü sadece çocuklar belli bir yaşa geldiğinde bu döneme girince sadece yavaş yavaş yetişkinlik kazandıkları için BM ve bilim insanları ergenliğe girenlerinde hala çocuk olduğunu kabul eder.
Genel olarak 11-20 yaş arası ergenlik dönemi olarak adlandırılır.
Ergenliğe giriş yaşı; genetik (ailesel), ırk, sosyoekonomik şartlar (çocuk yaşta evlendirme, ağır bedensel yük altında çalıştırılan çocuklar) ve iklim gibi faktörlerden etkilenir. Bazı Zenci kabileleri ve eski Araplarda ergenlik iklimin etkisiyle daha erken başlarken Kuzey yarım küredeki Norveç, Finlandiya gibi az güneş alan soğuk bölgelerde ergenlik yaşı daha geçtir.
Ergenliğe giriş için kesin bir zaman yoksa da genel olarak kızlar 9-13 yaş arasında ve erkeklerden daha erken ergenliğe girerler. Bu nedenle yaşamın bu döneminde kızlar erkeklerden fizisel olarak birkaç yıl önce gelişirler. Bu durumun zihinsel açıdanda bu şekilde olduğunu iddia edenler olsada bu tarz bir gelişmenin bilimsel olarak dayanağı yoktur. 9 Yaşında ergenliğe girmiş bir kızın ergenliğe 13 yaşında girmiş bir erkekten zihinsel anlamda daha gelişmiş olacağını iddia etmenin elle tutulur bir yanı bulunmamaktadır.Toplumsal anlamda ergenliğe girenler her ne kadar Genç kabul edilse de Bilimsel raporlar sadece 15 ve sonraki yaş sınırını genç ve iş görür raporuna dahil eder ve çoğu devlet bu kanunu uygular
Ergen ne hisseder, nasıl davranmak ister?
1- Ergenin genel olarak duygularında istikrarsızlık olduğu görülür. Bir gün önce çok mutlu ve enerjik olan ergen ertesi gün kabuğuna çekilmiş ve bitkin olabilir. Duygular anlık olarak bile değişkenlik arz edebilir. Bu nedenle ebeveynin bunu kabul etmesi ve her defasında "Daha dün iyiydin, şimdi ne oldu?" türünde sorgulamalara ve baskıcı yaklaşımlara girmemesi gerekir.
2- Bu dönemde ergen duygularını çok dolu ve coşkulu yaşar. Gerek ses tonu ve vurgulamaları ve gerekse mimikleri önceki döneme göre duygularını daha fazla ifade ediyor niteliktedir.
3- Diğer dönemlere göre daha yoğun hayal kurar ve gerçekten zaman zaman uzaklaşır. Bu hayaller gelecek planlarını kapsayabileceği gibi genellikle karşı cinsle ilgili hayaller olabilmektedir.
4- Ergen zaman zaman yalnız kalma isteği içinde olabilir. Odasına çekilen ve yalnız kalmak istediğini söyleyen bir ergenin ciddi bir sorunu olduğu düşünülüp kaygılanılmamalıdır. Ergen kendisi ile baş başa kalıp yaşadıklarının muhasebesini yapma ihtiyacı hissedebilir.
5- Ergen kendini yorgun hissedebilir, buna bağlı olarak çalışmaya karşı isteksizdir. Vücut enerjisi âdeta büyümeye harcanıyor gibidir.
6- Ergen yaşadığı bedensel değişimlere bağlı olarak çekinebilir ve kendini saklama ve bu değişimlerden çevreyi haberdar etmeme isteği içinde olabilir.
7- Yeni şeyler deneme merakı artmıştır.
8- Bu dönemde arkadaş çok önemli bir noktadadır. Bu nedenle arkadaş seçimi konusunda ergenin dikkatli olması ve ailenin hassas davranması gerekir.
9- Bu dönemde ergenin fark edilme ve takdir edilme ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacını aile içinde gideremeyen ergen, farklı arkadaş gruplarında bu ihtiyacını giderebilir.
Ergenlik dönemi ruhsal sıkıntıları
Bu dönemde depresyonlarda artış görülür. Özgüven problemi, karşı cinsle ilgili yaşanan problemler, okul ve aile içi problemler buna sebebiyet verebilir. Genellikle kısa süreli yaşanır ve müdahale gerekmez. Ergen kendini üzgün ve kötü hissediyordur; ancak günlük hayatına devam edebilir. Gerçek depresyonlarda ise intihara kadar varan düşünceler geliştirmiş olabilir ergen. Kendini büsbütün değersiz hissediyordur. Bunun sebepleri arasında; yakınlarını üzmek, ölümü merak, yalnızlık duygusu, çocukluktan gelen sevgi yoksunluğu, ölüm-ayrılık vb. gibi travmatik süreçler vardır. Bunlar dışında ergen zaman zaman öfke patlamaları yaşayabilir. Bu esnada onunla konuşmaya çalışmak anlamsızdır. Sakinleşmesini beklemek gerekir. Yeme bozuklukları ise bir başka sorundur. Özellikle çok yemek yeme veya yemeği reddetme ve sürekli, kilolu olduğunu düşünme ergende aşılması gereken sorunlardandır.