aöf kamu yönetimi dersleri - iktisat tarihi - avrupanın doğal koşulları - erken ortaçağda tarımAvrupanın doğal koşulları iktisat tarihçilerini daima ilgilendirmiştir. Coğrafyasının ulaşılabilirliği, kara, deniz ve nehir ulaşımının elverişliliği, taşıma maliyetlerinin düşüklüğüne yol açmaktadır.
Öte yandan, nemli ikliminin sulamayı fazla gerektirmemesi ve verimli topraklar tarımsal üretimde bolluk demektir. Buna ilaveten enerji kaynakları ve demir gibi temel sanayi hammaddesinin bol olması yine Avrupaya diğer bölgelere göre üstünlük sağlamaktadır.
Batı Roma İmparatorluğunun çöküşünden sonraki kargaşa ve çözülme döneminde ortaya çıkan kültürel ve siyasi boşluğu doldurdu. Avrupalılık bilincini geliştirdi.
Günümüzdeki çiftlikler genel olarak kapitalist işletmelerdir. Tıpkı bir ticari ya da sınai işletme gibi kâr zarar hesabı yapılır İşletmenin amacı kardır. Buna karşılık Ortaçağ malikanesi ekonomik bir organizasyondan daha fazladır. Bu sistemde sadece işgücünün organizasyonu değil, aynı zamanda güvenlik ve yargı işlevlerini de kapsayan bir sosyal ve siyasi organizasyondu.
Bıçaklı ağır saban Kuzey Avrupanın ağır ve balçıklı topraklarının neminin kurutulması ve toprağın altüst edilmesi için gerekli olmakla birlikte, Anadolunun kıraç ve yumuşak topraklarının ihtiyacı nemin korunması ve toprağın rüzgar erozyonuna maruz kalmasını önlemekti.
Bıçaklı ağır sabanı çekmek için sekiz öküze gerek vardı. Manevra kolaylığı nedeniyle tarlalar dikey sürülüyordu. Bunun sonucunda tarlaların büyük bloklar halinde düzenlenmesi ortaya çıkıyordu. Blok içindeki bir tarlaya gidebilmek için bu tarlaların çitlenmemesi gerekliydi. Bunun sonucunda açık tarla sistemi denilen riski dağıtan ve eşitlikçi bir yapı ortaya çıkmıştı.
Her şeyden önce serf toprağa bağlıdır. Angarya ile yükümlüdür. İşçi, işverene bir sözleşmeyle emeğini arz eder, karşılığında ücret alır. Arzu ettiği zaman da işi bırakabilir.
Romanın çöküşünden sonra Akdeniz ticaretinin gerilemesi ve Avrupanın içe kapanmasının sorumlusu olarak Pirenneden etkilenen bazı Ortaçağ tarihçileri İslam fetihlerini sorumlu tutmuşlardır. Bu bakış açısı Avrupa merkezli bir bakış açısını yansıtmaktadır.
Modern şehir iktisadi faaliyetin kaynağı ve merkezidir. Şehir çevrenin hammaddesini alır, mamul madde ve hizmet olarak geri döndürür. Erken Ortaçağ Avrupa şehirleri ise, yüksek duvarları arkasında güvenlik sağlayan yerlerdir.