Kayıp bir orduyum hayata mağlup, Adı unutulmuş bir savaşçıyım.
Rüzgârın önünde bir lahza durup, Enginlere kanat çırpan acıyım
Mavi ufuklara son kez dokunup...
Karanlık, ardında gözyaşı saklar; Ağlayan sevdana tutsak ruhumdur.
Gözümden lav gibi süzülen yaşlar, Gümüş şamdanında yanan bir mumdur.
Ne seni ne beni bir anlayan var...
Akşamlar, bir garip ayrılık kokar, Ateşle yıkanır kutsal acılar...
Karanlığa ışık tutar yağan kar, Islak sokaklarda yorgun adımlar,
Mezarına doğru usulca akar...