gelişma çağında obsesyonlar - saplantı nevrozu - çocuklarda obsesyon hangi yaşlarda ortaya çıkar - çocuklarda fobiSaplantılı nevrozda anlamsız hareketler ve düşünceler, engellenmesi olanaksız bir biçimde yinelenir. Çocuğun bir çatışmaya karşı savunma olarak geliştirdiği saplantı törensel bir davranış biçimine dönüşerek çocuğun psikolojik yaşamında belirleyici olmaya başlar. Aslında her çocuğun kendine özgü törensel saplantıları vardır: Çocuklar bu törensel davranışlarla bilinmeyen ve tehdit edici bir korkuyu yendikleri yanılgısına düşerler. Bunların en tipik örneği karanlık ve gece korkusunu yenmek için uyumadan önce yapılan bazı hareketlerden oluşan iyi geceler törenidir.
Oda kapısının açık olduğundan emin olmak, oyuncak ayının üzerini örtmek ya da oyuncak arabayı park etmek, komodin üzerinde duran bardağa su doldurmak gibi “törensel” davranışlar çocuğun anneden ayrı kalmanın ve karanlığın verdiği korkuyu yenmek amacıyla yapılan ve yinelenen hareketlerdir. Ama asıl sorun hemen tüm çocuklar arasında yaygın olan bu rahatlatıcı hareketlerin tam anlamıyla gerçek bir saplantı haline gelmesiyle ortaya çıkar. Örneğin ellerini on kez yıkamadan ya da terliklerini ısrarla yatağının ucuna düzgün bir biçimde yerleştirmeden uyuyamayan bir çocukta bu törensel davranışların saplantı halini aldığı söylenebilir. Bu esnek olmayan davranış biçimleri, çocuğun dış ortamdan gelen tehdit edici uyarılara karşı geliştirdiği ruhsal “katılığın” bir ifadesidir.
Saplantının temelinde hastanın kabullenemediği, ama etkisinden de kurtulamadığı sabit düşünceler söz konusudur. Bu durum çocuğun kurtulmakta güçlük çektiği kaygılı bir duruma yol açar.
Saplantı nevrozu genellikle yedi yaş civarında ilk belirtilerini verir. Ama gene de 12-15 yaşlarından önce saplantı nevrozundan tam anlamıyla söz edilemez, ilk ayrılıklar, küçük kardeşin doğumu, ilk cinsel merak gibi çocuğun yaşamındaki ilk zor anlarda saplantı nevrozunun başlangıç belirtileri açığa çıkar. Yaşanan bu zor deneyimler çocuğun annesi tarafından aldatıldığını düşünmesine neden olarak saldırganlık, korku, endişe gibi tepkileri harekete geçirir.
Bu duygular içindeki çocuk derin iç çatışmalarının yarattığı korkuyu, denetleyici ve sınırlandırıcı mekanizmalar aracılığıyla yenmeye çalışır. Çocuk böylece yinelenen hareketlerden oluşan çarpık ve bozuk bir davranış biçimini benimseyerek korkularının üzerine gider. Örneğin çocuğun sürekli olarak ellerini yıkaması, devamlı olarak kendi dışkısıyla oynama ve kendini kirletme isteğinin engellenmesine karşı oluşturduğu saplantılı bir savunma mekanizmasıyla açıklanabilir. Çocuk isteklerini ve gereksinimlerini tatmin etmek için bilincinde olmadan törensel hareketlere başvurur.
Saplantı, çocukluk çağı nevrozları arasında en ağır olanıdır. Çünkü çocuk kendinde sıkıntı yaratan durumlara karşı katı ve nedene yönelik olmayan önlemlerle savaşır. Bunda da başarıya ulaşamaması durumunda sorunlarını çözmek için daha da gerçekdışı önlemlere başvurarak gerçekten giderek kopabilir.
Çocuğa ve ailesine yönelik uygun bir ruhsal tedavi çocuğun kendisi ve çevresiyle daha barışık ve daha sağlıklı ilişkiler kurmasını sağlar.