Söz Vermiştim

Son güncelleme:
  • Söz Vermiştim Yazısı - Söz Vermiştim Ayşe Sönmez Bulut - Ayşe Sönmez Bulut Yazıları

    Yazmaya söz vermiştim aylar önce.Ama geç kaldım.Öyle üzgünüm ve öylesine kızdın.Duyarsız değilim aslında ama ihmalkarım galiba.Ben yazımı yazdığım Halil amca vefat etmişti.

    Nazlı teyze 35 yıllık hayat arkadaşının koluna girip hastanaye götürmüş.Ameliyat olmuştu Halil amca.Kontrol zamanı gelmiş.Teyzeninde ilaçları bitmiş.Yalnızlık ve yaşlılığın verdiği bezginlikle hastanede beklemek yormuş ikisini de.Dışarı çıktıklarında güneş çoktan tepedeki yerini almış.Açlık ve yorgunlukla bir an önce bir dolmuş bulma kaygısı sarmış içlerini.Tam o sırada dolmuş gözükmüş uzaktan.Nazlı teyze bir eliyle dolmuşa dur işareti yaparken bir eliyle de Halil amcayı tutmuş sıkı sıkı.Doktorun tembihlerinden sonra daha çok korkmaya başlamış.Doktor kontrolde amcanın düşmemesini ve herhangi bir şeye çarpmamasını söyleyince omuzlarındaki yük katlanmış.

    Dolmuş durmuş yolun karşıındaki durakta.Tam o sırada orta refüjde olan teyze ve amca beklettikleri için kendilerine çıkışan dolmuş sürücüsünü daha fazla kızdırmamak için acele etmişler.Refüje geldiklerinde Halil amca yeni sulanan çiçeklerin üzerine boylu boyunca düşmüş.İri yarı adam bir selvi gibi devrile dursun dolmuş sürücüsü gaza basıp uzaklaşmış.Amca yerde , teyze onu kaldırmıyor.Arbalar gelip geçiyor, hatta ne işiniz var orada der gibi kornaya da basıyorlarmış.Biri yerde diğeri onun başında yaşlı ve iki hasta insan çaresizlikle ağlamışlar.O sırada bir araba gelip durmuş.Amcayı ve teyzeyi arabalarına alıp merkezdeki dolmuş durağına kadar götürmüşler.O anda fark etmiş Nazlı teyze, amcanın giysilerinin çamur içinde olduğunu.

    Evlerine gitmek için bir dolmuşa binmişler.Dolmuş doluymuş.Bakınmışlar etrafa bir yer veren olur mu diye.Kimse oralı değil.Bir de giysileri çamurlu diye burun kıvırmışlar.Arkadan kendilerini çağıran duygusuz mekanik bir sesle dolmuşun arka tarafına doğru yürümeye çalışan Halil amcanın ayağı bir pazar çantasına takılımış ve bir de dolmuşun içinde düşmüş boylu boyunca.Bu kez bir iki yardımsever çıkmışta kaldırmışlar yaşlı adamı.

    Evlerine en yakın durakta inip dolmuştan oturmuşlar kaldırıma .İkisi birden kaldırımda ağlarken gördüm onları.Yanlarına gittiğimde ne kadar bitkin ve perişan oldukları gözümden kaçmadı.Ellerinden tutup götürdüm evlerine.Su içirdim ikisine de.Halil amcaya temiz giysiler çıkardık dolaptan. Elini yüzünü sildim.Yüzlerine baktığımda hasta ve yaşlı olmak suçlarıymış gibi m ahcup bir ifade gördüm ikisinde de.

    Çay ikram etnek istediler."siz dinlenin sonra içeriz" deyip çıktım evden.Uzun zamandır tanırdım onları.Dünya tatlısı hoş sohbet insanlardır.

    Arkamda bırakıp bu iki yaşlı yı eve giderken gözyaşlarımıydı yüzümü ıslatan?İçimdeki acı neyin nesiydi?

    Halil amcaya söz vermiştim bu olayı yerel gazeteye yazacağıma.Okuyucuları duyarlı olmaya davet edecektim.Ama olmadı.Yetiştiremedim yazıyı zamanında.Nazlı teyze ise yazıyı toru nu okurken gözyaşları içinde dinlemiş.

    Nerde şimdi toplumumuzun yardımseverliliği,saygı, sevgi, paylaşımcı ruhu....Biz nasıl bir toplum olduk böyle?
    Yorum sizlerin......

    Ayşe Sönmez Bulut
0 0 0