Takva Hakkında Dediler ki

Son güncelleme:
  • Takva Hakkında Dediler ki - Dini Bilgiler

    Abdullah İbn-i Abbas (r.anhümâ): Şirke, büyük günahlara ve fuhşiyata düşmekten korkan ve sakınan kimse müttakîdir.

    Abdullah İbn-i Ömer (r.anhumâ): Takva, kendini hiç kimseden daha hayırlı görmemendir.

    Hasan (rh.): Müttakî, gördüğü her kimse hakkında „Bu benden daha hayırlıdır," diyebilen kimsedir.

    Ömer İbn-i Abdülaziz (rh.): Takva gündüzleri oruç tutup, geceleri namaz kılmak ve bunları çokça yapmak değildir. Gerçek takva Allâh'ın haram kıldığını terk etmek, farz kıldığını yerine getirmektir.

    Şehr bin Huşeb (rh.): Muttakî (takva sahibi), mahzurlu olan bir şeye düşmemek için mahzur yok gibi görünen şeyleri terk edendir.

    Süfyân-ı Sevrî (rh.): Takva sahibi, kendisi için sevdiğini insanlar için de sevendir.

    Muhammed bin Hafif (rh.): Takva, seni Allaâh'tan uzaklaştıran şeylerden uzak durmaktır.

    Kasım bin Kasım (rh.): Takva, İslâm dininin edeplerini muhafaza etmektir.

    Ebû Yezid (rh.): Takva, bütün şüphelilerden sakınmaktır. Müttakî, konuştuğu zaman Allâh için konuşan, sustuğu zaman Allâh için susan, zikrettiği zaman Allâh için zikredendir.

    Fudayi bin İyaz (rh.): Kul, dostları kendisinden emin olduğu gibi düşmanları da kendisinden emin olmadıça mütakkî olamaz.

    Takva, Allâh'ın seni yasakladığı yerde görmemesi, emrettiği şeylerden de uzak bulmamasıdır.

    Takva, kalbini gafletten, nefsini şehvet ve lezzetlerden, azalarını da kötülüklerden sakınmandır. Bu şekilde olursan Allâhü Teâlâ'nın rızasına kavuşman ümit olunur.

    Bir kimsenin takva sahibi olduğuna üç şey delalet eder:
    Kavuşamadığı şeylerde güzel tevekkülü, kavuştuğu şeylerdeki hüsnü rızası, kaçan şeylerde de gösterdiği güzel sabır.

    Takva sahibinin alametleri şunlardır: Belâlara karşı sabır, kadere rıza, nimetlere karşı şükür, Kur'ân-ı Kerîm'in hükümlerine itâat.

    Fazilet Takvimi 2011
0 0 0