aöf sosyoloji dersleri - toplumsal değişme düşünceleri - yapısal işlevselcilik - işlevselci kuramErken dönem işlevselcilerin temel varsayımları: Erken dönem işlevselciler Comte, Durkheim ve Spencerdir. Bu üç işlevselci sosyoloğun düşünceleri genel olarak;
bütünlük
evrensellik
gizil güç
gerekircilik
toplumsal değişikliklerin dereceli oluşu
yönleme
indirgeme ilkelerine dayanır.
Comte'un toplumsal değişme düşüncesi :
1. Teolojik aşama : fetişist-çok tanrıcı, tek tanrı inancı aşamalarından oluşur
2. metafizik aşama : ne olduğu bilinmeyen ruh kavramı
3. Pozitif aşama : bilimsel düşünceler.
Durkheim'ın toplumsal değişme düşüncesi:
Gelişmiş toplumun kökeni: ilkellerden evrilir
Toplumsal gelişmenin aşamaları : a) mekanik dayanışma b) organik dayanışma. (işbölümü sonucu
Toplumsal değişmenin nedeni : Nüfusun artması
Toplumsal Değişmenin Yönü: Mekanik dayanışmadan organik dayanışmaya.
Spencer'in Toplumsal değişme düşüncesi: Evrimci, Darwin doğal seleksiyon
İnsan toplumlarında evrensel evrim yasaları geçerlidir. Toplumsal organizma basit ve farklılaşmamış askeri yapılardan sanayi toplumuna evrilir.
YAPISAL İŞLEVSELCİLİK
Talcott Parsons ve Neil Smelser.
PARSONS'a göre Toplumsal değişme
Dört çeşit toplumsal süeç vardır.
Denge durumu:
Inertia ilkesi: karşıt güçler karışmadığı sürece değişimin hızı ve yönü aynı kalır
Eylem Karşı eylem ilkesi : sürecin yönündeki değişim başka değişimle dengelenir
Çaba ilkesi : değişim motivasyonu ne kadar hızlıysa değişim hızı da o denli hızlı olur
Sistem bütünleşme ilkesi : kalıp öğelerin kaderini atfedilen değerler belirler
Yapısal değişim : sistemin kendisinin değişimini ifade eder
Yapısal farklılaşma: sistemin kendisinin değil de alt sistemlerdeki değişimi ifade eder
Evrim : toplumun uyum kapasitesinin artmasıdır
Not: Toplum zaten zamanla zaten bir değişim içindedir. İnertia ilkesi de bunu açıklıyor. Dışarıdan bir müdahale olmazsa hızı ve yönü sabit kalır (şahin)
Parsons'a göre toplumların evriminde 3 aşama vardır:
1. İlkel
Yazılı dil ilkel seviyeden orta seviyeye geçerkenki en önemli gelişme
2. Orta seviye
3. Modern
Sistem inertia durumunda olduğu varsayıldığına göre değişim nasıl olacaktır:
kurumsallaşmış yapısal kalıpların üstesinden gelecek mekanizmaların olması gerekir.
gerginliğe gösterilecek karşı eylemin yeterli yapıcı olasılıklarının bulunması
kurumsallaştırılacak bir kalıpğ yargı modelinin olması
modelle uyumlu davranışları ödüllendirecek yaptırımların kullanılması ve bunun için kişisel çıkarların değerlerle uyumunun sürekli olması.
Değişime yol açan ögeler ise
Dış Ögeler: sistemler arası çatışmalar savaş ve savaş tehtidi
İç Ögeler: alt sistemlerdeki dengesizlik sonucu oluşan gerginlikler.
Neil SMELSER'a göre toplumsal değişme:
Smelser değişme kuramını sanayi devrimini açıklamak için kullanır. Toplumsal değişmenin belirleyicisi olarak 4 temel öge ortaya koyar:
Yapısal ortam : eğer yapıda bir memnuniyetsizlik varsa reform olasılığı artar
Güçlü değişme dürtüsü: değişim için bir dürtü gerekir. İç ya da dış etkenlerden olabilir
Değişim için harekete geçmek : değişimin yönü ile ilgilidir. Yön de değişimin liderliğine bağlıdır.
Toplumsal kontrol: toplum değişime daima direnç gösterir. Toplumsal kontrolü elinde bulunduran değişimi bastırabilir veya yönünü değiştirebilir.
Değişim zamansal olarak :
Kısa süreli uyum (yapısal farklılaşma
Uzun süreli yapısal değişim olarak iki evrede izlenebilir.
Smelser kısa süreli uyuma göre değişim teorisini açıklar. Buna göre 4 çeşit işlevsel zorunluluk bulunur
1. Uyum
2. Hedefe ulaşma
3. Bütünleşme
4. Gizil kalıp koruma
Smelser'a göre toplumsal değişmenin birbirini takip eden 7 aşaması vardır. (burayı anlamam çok zor oldu. Bahsedilen hedefler sanayi devrimindeki hedefler. Smelser sanayi devrimini açıklamak için kullandığı için böyle yazmış. O halde bu aşamalar sanayi devrimi sonrası bir değişimin aşamalarından söz ediyor. Yani sanayi devriminin Avrupa toplumunda yer edinmesi süreci. Böyle okuyunca daha anlamlı geldi. Ancak her kuramda olduğu gibi bu da genellenebilir. Sadece değişimden sonraki aşamalar diye algıladım. (Şahin))
1. Hedeflere tatmin edici biçimde ulaşamamanın yarattığı başarısızlık ve memnuniyetsizlik
2. Duygusal tepkiler
3. bu duygusal tepkilerle oluşan duygusal enerjinin mevcut değerler sistemini anlamak için daha akılcı kullanımı
4. beyin fırtınası
5. Uygulanacak belirli fikirlerin kurumsal kalıplarının belirlenmesi (beyin fırtınası sonucu seçilen sanırım -şahin)
6. birey-grupların değişimi uygulaması ve çabaların mevcut değerlerce uygun yaptırımlarının değerlendirilmesi ödüllendirme vs.
7. kabul edilebilir değişimlerin rutinleştirilmesi.
İŞLEVSELCİ KURAMA GENEL ELEŞTİRİLER
İşlevselciler toplumsal sistem parçalarının bütüne yararlı olduğu için var olduğunu savunur oysa ki bu yararlılık bir etkidir. Onlar zaten vardır.
İşlevselciler toplumsal yapıyı bir organizmaya benzetirler. Organizmada her organ bir işleve sahiptir işlevi görmeyen organ ölür. Oysa toplumda organizmalar işlevini yitirse dahi toplum varolmaya devam eder. Ölmez. İşlev kaybolursa toplum değişir.
Toplumsal fikir birliği diye bir şey yoktur.
İşlevselcilere göre insan davranışını sistemin kendisi belirler. Oysa ki insanlar sistemin davranışını etkileri değiştirir.
işlevselciler yapının dengede olduğunu savunur ve denge durumunu önemserler. Gerginlikleri ve çatışmaları göz ardı ederler. Oysa ki çatışma sistemin merkezinde olan en önemli unsurlardan biridir.
İŞLEVSELCİLİK VE MODERNLEŞME
Parsons'un yapısal işlevselci toplum çözümlemesi 40-50'lerin Amerikan toplumunun sistematik açıklamasıdır. 2. dünya savaşını takip eden soğuk savaş yıllarında geliştirilen modernleşme kuramlarının temel amacı; ekonomik ve kültürel değişmelerin karşılıklı ilişkisine odaklanarak sanayileşmemiş toplumlarda batı teknolojisinin yarattığı değişiklikleri incelemektir. Ekonomik alandaki değişimler, toplumsal kültürel ve bireysel anlamda da değişime neden olur.
Parsons'a göre modernleşme:
Parsons, sanayileşmemiş toplumdan sanayileşmiş topluma geçerken, bu geçişte belirleyici olacak eylem kalıplarını geliştirmiştir. Bu eylem kalıpları rol oryantasyonundaki temel dikotomilerdir(ikilik). Herhangi bir durumun belirleyici bir anlam kazanması için 5 dikotomik seçenek belirlemelidir. Bu 5 seçenek bir sistem oluşturur ve daha gelişmiş bir değer sisteminin alışıldık, zorunlu ve içselleştirilmiş yönleridir.
Parsons bu kalıpların gruplanışına göre 4 farklı toplum yapısı öngörür:
1. Evrensel başarı odaklı
2. Evrensel atfetme odaklı
3. Partikülaristik (yerel) başarı odaklı
4. Partikularistik atfetme odaklı
Bu tanımlar Bert HOSELİTZ tarafından da geleneksel-modern toplumları açıklamak için kullanılır. Hoselitz'e göre ekonomik değişme sadece ekonomşk faktörlerle açıklanmaz. Ekonomik, toplumsal, kültürel faktörler birbiriyle ilişkilidir.
Marion LEVY:
Levy, batı teknolojisi, sanayileşmemiş toplumlarda görülürse ne olur? Sorusuna yanıt aramıştır. III. Dünya ülkelerindeki insanların rol oryantasyonları batılı ülkelerdeki insanlarınkine yaklaştıkça ülkelerinde ekonomik gelişme olur.
Daniel LENNER:
III. dünya ülkelerinin modernleşmesi ile ilgili çalışmalar yapmıştır. Lenner Ortadoğu ülkelerindeki modernleşmeyi inceler. 50-54 yılları arasında Ankara Balgat semtindeki değişimi incelediği çalışması ünlüdür
David McClelland
Modernleşmede kültürel değerlerin öneminin yanı sıra bireysel değerlerin de önemini vurgulamıştır. Bir şeyi daha iyi, daha hızlı, daha etkin, daha az çaba sarfederek gerçekleştirme isteği: başarı ihtiyacı duyan bireylerin farklı kültürlerde ekonomik gelişme için bireysel düzeyde ihtiyaç duyulan insan tipini anlatır.
SMELSER ve MODERNLEŞME
Sistemin bütünleştirici mekanizmalarına rağmen toplumsal değişme için toplumsal iteleyiciler kaçınılmazdır. Bunlar aynı zamanda geleneksel toplumdan modern topluma geçiş ani yapısal değişimler ve hızlı sanayileşme için de gereklidir. Toplumsal iteleyicilerin en güçlüleri yeni ve güçlü siyasi kurumlar ve bunlara bağlı liderlik anlayışıdır. Söz konusu iteleyicilerin varlığı durumunda Batı'nın gelişim yolu bölgesel farklılıklar gösterse bile III. Dünya ülkelerinde gösterebilir.
Walt W. ROSTOW ve Modernleşme:
Rostow yalnızca ekonomik faktörleri değil. Toplumsal kararlar ve hükümet politikalarını da içeren bir modernleşme kuramı oluşturur. Rostow'a göre geleneksellikten modernleşmeye 5 aşamada geçilir:
Geleneksel Toplumlar : İlkel teknoloji, hiyerarşik yapısı toprak sahiplerinin elindeki siyasi güç. Uzun vadeli kadercilik
Ekonomik gelişmenin ön şartı: 17. yüzyıl sonu 18. yüzyılın başı İngiltere'de gözlenen bilimin tarım ve sanayide kullanılması. İlerleme düşüncesi yaygın. Eğitim genellenmiş. Bankalar ve yatırımlar artmış ticaretin sınırları genişlemiş. Ancak toplum hala geleneksel değerlere sahip
Ekonomik kalkış aşaması: modern toplumun yatağını oluşturur. Bu aşamada yatırımların önündeki engeller kalkmış toplumsal ekonomik ve siyasi yapı da büyümeyi destekleyecek şekilde dönüşmüştür.
Olgunluk dönemi : bu aşama modern teknolojinin ekonomik aktivitenin tamamen içine girmesidir.
Üst seviyedeki kitle tüketimi : reel gelir insanların ihtiyaçlarının çok ötesindeki tüketimi karşılar.
Giddens: organizma benzetmesi temelinde ele alınan toplumsal yapıda sistemin ihtiyaçlarının merkeze yerleştirildiğini amacına yönelik insan eylemlerinin yeterince açıklanmadığını savunur. Ayrıca yapısal kavramı ile işlevselciliğin yanlış bir biçimde birlikte kullanıldığını savunur. Oysa toplumsal sistemlerde sistemin değil toplumsal aktörlerin istekleri vardır.
Andre G. Frank: Frank'a göre Rostow'un modernleşme kuramı gelişmenin ülkelerin tarihsel gelişimlerini göz ardı eden ekonomik ve kültürel değişimleri gelişmiş ülkelerin tarihi ile eşitleyen yaklaşımdır. Ona göre üst seviyede kitle tüketimi kuzey Amerika toplumunun bir özelliğidir
Genel olarak değerlendirildiğinde ise, yapısal işlevselci modernleşme kuramlarına getirilen eleştiriler, öncelikle toplumsal sistemin işleyişini açıklaması bağlamındadır. Sistem anlayışı bağlamında yaratılan geleneksel ve modern toplum ideal tipleri modern toplumların bakış açısından diğer toplumları değerlendirilmesi, III. Dünya ülkelerinin gelişmemişliğinde modern toplumların rollerini ve bu ülkelerin özgün tarihsel gelişimlerini göz ardı etmesi yapısal işlevselci modernleşme kuramlarına getirilen en önemli eleştirilerdir.