aöf sosyoloji dersleri - sınıf çatışmaları - Marx mal üretimi sistemi - emeğin toplumsal değişime yol açacak dönüştürücü bir gücüLouis Bonaparte'in 18 Brumairdi, adlı çalışmasında Fransız Devrimi'nin genel bir çizelgesini çıkarır. Bu çalışma tarihsel materyalist bir bakış açısıyla güncel olayların çözümlemesi ve toplumsal değişme ve dönüşüm içerisinde sınıf mücadelesinin öneminin kavranması açısından önemlidir. Marxist sınıf çözümlemesi basitçe burjuva ve proletarya arasındaki ikilik olduğuna dayanmaz, bütün partilerin sentezini içerir:
1-Sınıflar arası çatışma farklı ekonomik çıkarlar için mücadele eden grupların sorunudur. Ekonomik çıkarların yanı sıra farkındalık ve
siyasal etkileri de önemlidir.
2-Tarihin sonunda proletarya, kapitalistler ve burjuva arasında bir ilişki olacaktır. Kapitalizme ise emek sermaye arasındaki çelişki ve burjuva
ile proleterya arasındaki sınıf savaşımı egemen olacaktır.
3-Kapitalizmin Marxist çözümlemesinde ki mekanizma ise artık-değere dayanan sermaye birikimidir. Artı-değer, emeğin ya da değerin sömürülmesi ile biriktirilebilir. Emeğin sömürülmesi ise sermaye yatırımına bağlıdır. Kapitalist ya da sermaye sahibi ücretleri olabildiğince düşük tutarak çıkarlarını korur.
Uzun vadede insanlar kendi ürettikleri ürünü alacak paraya sahip olamazlar.
Marx kapitalizme genelleştirilmiş mal üretimi sistemi adını verir. Bu sistem içerisinde emeğin ürünleri pazarda alınıp satılan meta biçimini alırlar. Piyasa fiyatları ise değerlerine göre değişir. Değer ise onları üretmek için toplumsal acıdan gerekli emek zamanıdır. Kapitalist üretim ilişkileri doğrudan üreticilerin üretim araçlarından ayrılmasını önkoşul olarak kabul eder.
4. Sermaye az sayıda insanın elinde yoğunlaşır ve kapitalizmin bu içsel çelişkisi sistemi krize sürükler, bu da sosyalizme ya da komünizme yol açar.
Emek-Değer-Kâr
Emeğin toplumsal değişime yol açacak dönüştürücü bir gücü vardır. Değer, 'kullanım değeri ve 'değişim değeri olmak üzere ikiye ayrılır.
a. 'Değişim değeri, herhangi bir metanın ya da malın pazardaki para değeri karşılığıdır. Bir metanın değişim değerinin olabilmesi için toplumun ihtiyaçlarını karşılaması gerekir.
b. Yine bir metanın 'kullanım değeri olmalıdır. Zira ücret, fiyatı belirler. Herhangi bir metanın değeri, emek gücünün değeriyle ve o metanın üretilmesi için harcanan emek zamanın değeri ile ilişkilidir. Marx'a göre işçi emek gücünü satar. Sermaye sahibi ise işçide olmayan üretim araçlarını kontrol eder.
Piyasa alışverişleri eşit olmayan koşullarda yapılan bir pazarlıktır ve bunun sonucunda da işçi sömürülür. Marx emek ve emek gücü arasında ayrım yapar. Emek gücüde bir metadır, işçinin yaşamını sürdürebilmesi için almak zorunda olduğu mal ve hizmetlerin değerini içerir ve bu değerde ona verilen ücretle ölçülür. Toplumsal emek sürecinde emeğin işbölümü ortaya çıkar. Emeğin kullanım değeri sosyal emektir.
Kullanım değerini açıklamak için özel mülkiyete başvururuz. Burada metanın fiyatı önemlidir. Örneğin, sermaye sahibi 6 saatlik çalışma için işçiye 3 lira öder. Oysa işçi bu 6 saatlik çalışma sürecinde 5 liralık mal üretir. Bu 5 liranın 3 lirası işçiye 5 lirası kapitaliste gider. Peki, kapitalist sermayesini ve kârını nasıl arttırır?Kârın kaynağı emeğe dayanmaktadır. Zira emek pazarda alınıp satılabilen bir metadır. Sermaye sahibi emeği belli bir zaman süreci için satın alır, örneğin, isçi dört saat çalışarak hem kendisi hem de sermaye sahibi için değer üretir. Kârın kaynadı bu dört saatlik çalışmadır.Emeğinin fiyatı pazarda belirlenir. Bir fabrikada dört saat çalışmak kendi ihtiyaçlarını karşılaması için yeterlidir. Oysa sermaye sahibinin kârı için fazladan bir dört saat daha çalışır.
Fazla ürün işbölümü ve sanayileşme sonucu ortaya çıkar. Zira üretimin yapıldığı makineyi de yine işçinin kendisi yapar ve makine emeğin maddeleşmiş biçimi olarak ortaya çıkar. Bu Marx'a göre yabancılaşmadır, insanın kendisi tarafından yaratılmış yapılara ve ürünlere tabi olması yabancılaşmayı arttırır. Bu da Marx'in kapitalizm çözümlemesinde sömürü ile biriikte yabancılaşmanın toplumsal dönüşüme yol açtığı tartışmasını getirir.