,DAĞCILIK dağlarda yürüyüş ve kamp kurmanın yanı sıra tırmanma sporunu da kapsayan bir doğa sporudur.
18.-19. yüzyılda Avrupalı (İngiliz ve Fransızlar başta olmak üzere) zenginlerin boş zamanlarını değerlendirme ve hayatlarının rutinlerini yeni maceralarla süsleme arayışı neticisinde bir spor sayılmaya başlanan dağcılık, 20.yüzyılın başında diğer ulusların da ilgisini çekmeyi başarmıştır. Uluslararası bir spor haline gelmesi ise, 1931 yılında, merkezi Cenevre'de olan Uluslararası Dağcılar Birliği (UIAA)'nin kurulmasıyla mümkün olmuştur. İzleyen yıllarda, belirli teknik ve emniyet yöntemlerinin geliştirilmesine paralel olarak kendine özgü disiplini ve ilkeleri olan bir spor haline dönüşen dağcılık, birçok doğa sporunun da önünü açmıştır.
Günümüzde en çok rağbet gören doğa sporlarından biri olsa da, bu spora eklenebilecek yeniliklerin azalması, yeni neslin yeni doğa sporlarına daha fazla ilgi duyması ya da bu tür sporlara yönelmesi nedeniyle, 20. yüzyılın başındaki popülaritesini kaybetmeye başlamıştır.
Türkiye'deyse dağcılık, üniversite klüpleri ve Türkiye Dağcılık Federasyonu (TDF) bünyesinde canlılığını korumaktadır.
Hafifliğin ve hızın ön plana çıktığı ve aynı zamanda teknik tırmanış içeren dağcılık sporunun esas ruhunu temsil eden tırmanış sitilidir. Ana ve ara kamp yoktur. Hızlı ve hafif olmak için tek kamp noktasından hareket edilir. 'Temiz tırmanış' diye tabir edilen ve tırmanış sonrası rotayı değiştirmeyen 'doğal' yöntemler kullanılır.
Yapay yöntemlerden tamamen uzak olan bu tırmanış stilinde tırmanıcılar bütün zorluklar ve risklerle kendi başlarına başa çıkarlar. Temelindeki bu yöntemlerden dolayı 'macera ruhu' ile beslenir.
Trekking ve hiking
Türkçede Dağ veya doğa yürüyüşü olarak kullanılmasına karşılık dağ ve doğa yürüyüşünün tam karşılığı HIKING dir. Günü birlik olarak yapılır ve kamplı konaklama içermez. Eğer bu aktivite kamplı olacaksa adı Trekking olur.
Ekspedisyon
Uzun zaman gerektiren ve tırmanılan yükseklik bakımından vücudun klimaya uyum sağlayabilmesine olanak sağlamak amacı ile bol miktarda iniş çıkış içeren Yüksek İrtifa Tırmanışı'nın ingilizce adıdır. Tırmanıcılar zirveye çıkana kadar kendi kamp yüklerini bir üst kampa taşırlarken birden fazla gitgel yaptıkları faaliyettir
Uzun zaman gerektiren ve tırmanılan yükseklik bakımından vücudun klimaya uyum sağlayabilmesine olanak sağlamak amacı ile bol miktarda iniş çıkış içeren Yüksek İrtifa Tırmanışı'nın ingilizce adıdır. Tırmanıcılar zirveye çıkana kadar kendi kamp yüklerini bir üst kampa taşırlarken birden fazla gitgel yaptıkları faaliyettir.
Ferrata
Kayaya sabitlenmiş metal merdivenleri kullanarak tırmanma stilidir.
Sportif tırmanış (Sport climbing)
Genellikle kaya üzerinde ya da yapay duvarlarda kullanılan tırmanma stilidir. Kendi içinde dört ana kısma ayrılır.
Kaya Tırmanışı
Önceleri dağcılığın bir kolu olarak tanınan kaya tırmanışı, uzun süredir rüştünü ispatlamış, bağımsız bir spor dalı. Bu spora, doğayla baş başa, fit ve sağlıklı kalmak, biraz da adrenalini damarlarında hissetmek için başlayanlara gore, tırmanmanın kısa süre sonra bir tutku halini alır.
Doğayla iç içe olmaktan, trekking gibi sporlardan hoşlanıyorsanız kendinizi biraz zorlamak için kaya tırmanışı iyi bir seçenek olabilir. Her ne kadar ekstrem bir spor olarak kabul edilse de gözünüz korkmasın. Kaya tırmanışı, heyecan duygusunun veriyor, stratejik karar verme yeteneğinizi geliştiriyor. Denge, estetik, esneklik ve gücü bir araya getiren bu sporda doğaya rağmen değil, ona uyum sağlayarak ilerleniyor. Fiziksel güç ve zekayı aynı anda kullanmak gerekiyor. Bir nevi insan kendi kendine meydan okuyor! Kaya tırmanışında, kol ve bacak kasları başta olmak üzere, vücudun hemen hemen bütün kasları çalışıyor. Kayaya yaklaşılan pozisyonlar ise karın kaslarına fayda sağlıyor. Doğa ile iç içe olmak ve temiz hava, tabii ki beden ve ruh sağlığımızı olumlu yönde etkiliyor. Kaya tırmanışı, sportif tırmanış(spor tırmanış) ve geleneksel tırmanış olarak ikiye ayrılıyor. Yeni başlayanlara sportif tırmanış tavsiye edilir.
Yıllardır kaya tırmanışı yapan, Wolftrack Doğa Sporları Merkezi eğitmeni Reşat Nuri Ülger, bu sporun kişinin özgüvenini geliştirmede faydası olduğunu söylüyor. Bir başka kaya tırmanıcısı Tuğba Belkayalı ise, kendini daha özgür hissettiği ve stres attığı için bu sporu yaptığını anlatıyor. Belkayalı'ya göre içinde az da olsa tehlikeyi barındırması bu sporu onun için daha zevkli hale getiriyor.
Geleneksel tırmanış daha onceden konulmus boltlar olmadan sadece yaninizdaki malzemeleri kullanarak tırmanma şeklidir.
Sportif tırmanış önceden yerleştirilmiş boltları takip ederek, üstüne ekspres yerleştirerek rota üzerinden tırmanma şeklidir. Geleneksel tırmanışa göre daha kolay ve daha güvenlidir.
Tanımlar
Bouldering: Özelikle kaya tırmanışına yeni başlayanlar için çok faydalı bir antrenman. Teknik, kuvvet ve dayanıklılık gibi becerilerin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Kaya tırmanışı ayakkabısı ve toz torbası kullanılıyor. Yerden fazla yükselmeden(en fazla 2-3 metre), genel olarak yatay hareket ederek, teknik geliştrmeye yarar. Yükselme amaçlı olmadığından genelde güvenlik alınmaz. Tecrübeli tırmanıcılar da antrenman için bouldering yaparlar.
Lider tırmanış: Geleneksel ya da spor tırmanışta dağcının önce ya da önden çıkmasıdır. Lider tırmanan artçıya göre daha riskli tırmanmaktadır. için de önce lider tırmanılıp ip atılır. Lider tırmanıcı ara emniyet noktalarına (örneğin spor tırmanışta boltlara)ekpres takıp burdan ip geçirir. Aralari 2 ila 5 metre olan bir ara emniyet noktasından öbürüne kadar düşme riski vardir. Ancak düşerse bir önceki ara emniyet noktasına kadar düşer.
Top-rope tırmanış Liderin açtığı ve indiği rotadan diğer tırmanıcıların liderin indiği iple yukarı tırmanmasıdır. Yeni öğrenim gören tırmanıcı adaylarının genel olarak tırmanma biçimidir.
Üstten Emniyetli (Top-rope) tırmanış: İpi atılmış bir rota üzerinden spor tırmanış yapılmasıdır. Tırmanış ipi, rotanın tepesindeki istasyondan geçerek tırmanışçıya gider. İpin diğer ucu da emniyet alan kişide bulunur.Tırmanışçı tırmandıkça, ipte oluşan boşluğu emniyetçi alıyor. İpli tırmanışlar içinde en güvenlisidir Top-rope. Top-rope tırmanışta düşülürse ancak ipin esnemesi kadar aşağı inilir. Ancak top-rope tırmanış için önce birisinin lider
En çok kullanılan tırmanış türü. Free climbing denilen bu tırmanışta, yükselmek için yapay tekniklere kesinlikle başvurulmuyor. İp ise tırmanan kişiyi, düşüş ihtimaline karşı, tehlikeden korumak için kullanılıyor.
Free-solo
Hiçbir emniyet aleti kullanılmadan, kaya tırmanış ayakkabısı ve toz torbasıyla yapılmaktadır. Free-solo fazlasıyla deneyim gerektirir. Dünya genelinde Bu türde tırmanıcı sayısı oldukça azdır. Bu stilde tırmanmak için fiziksel olduğu kadar psikolojik olarak da hazır olmak gerekiyor. Çünkü, yapılan hata
Yükselmek için çeşitli aletlerden faydalanılarak yapılan tırmanış türü. Yapay tırmanışta, sikke, jumar, hook, ip, merdiven gibi aletler kullanılıyor. Çıkışta, lider tırmanıcının örneğin sikkeye (tutunmak için kayaya çakılan çivi) basması durumuna yapay çıkeğitim alınıyorış adı veriliyor.
Nasıl
Kaya tırmanışı eğitimi veren birçok doğa sporu merkezi var. Eğitimin ilk aşaması teorik dersler; Öncelikle, tırmanış teknikleri, stilleri, tırmanış ve iniş istasyonlarının kurulması, top- rope (tırmanış ipi) ve malzemeler hakkında ayrıntılı teorik eğitim alınıyor.
Bir sonraki aşamada uygulamaya geçiliyor. Malzeme takıp çıkartmak, yerden birkaç metre yükselerek yapılan egzersizlerle ip inişi ve top rope tırmanış uygulaması yapılıyor.
En son aşamada lider tırmanışın (eğitim alındıktan sonraki uzmanlaşılan tırmanış) temel bilgileri alınıyor ve tecrübeli bir kaya tırmanışçısıyla beraber uzun rotalarda tırmanışlara başlanıyor.
Kaya tırmanma tekniklerini ve emniyet malzemelerini kullanarak bir ip boyundan daha yüksek olan kaya üzerinde yapılan tırmanış şeklidir.
Yapay duvar tırmanışı
Çoğunlukla kapalı alanlarda kimyasal malzemeler kullanılarak yapılan, sabit veya ayarlanabilen duvar sistemlerine tırmanma etkinliğidir. Yarışma etkinlikleri veya antrenmana yönelik hazırlanan yapay duvarlar, farklı biçimlerde ve aralıklarda basamak ve tutamakları içerir.
Yapay duvar tırmanışlarında, duvara dağcılıkta kullanılan teknik malzemelerin yerleştirilmediği, "top rope" (üstten emniyetli ip) tekniği de kullanılmakt
Türkiye'de uygulanan dağcılığın, evrensel dağcılık ölçütleriyle karşılaştırılarak irdelenmesi, gereklilikten öte bir zorunluluk olarak algılanmalıdır. Çok ölümlü son dağcılık "kazaları", bu kazaları takip eden tartışma ve gerginlikler, bu alanda eğitim süreciyle ilgili çok ciddi önlemlere ihtiyacımız olduğu gerçeğini bir kez daha acı bir biçimde bize hatırlatmıştır.
Dağcılığın gelişigüzel yayılmasıyla, ona ait kuralların ve etik değerlerin uygulanma ciddiyetinin büyük ölçüde azaldığını saptıyoruz. Yayılma arttıkça, kuralların uygulanmasındaki ihmallerin getirdiği acılı bedeller de artmaktadır. Dağcılıkla ilgili etik değerler, aynı zamanda sosyal olmanın da ölçütleri olduğu için önemsenmelidir ve eğitsel değeri öne çıkarılmalıdır.
İyi dağcılığın içerdiği etik (moral, ahlaki) değerler örneğin;
yüksek çevre bilincidir,
"her ne olursa olsun zirve" hırsı ve coşkusunun kontrolüdür,
başkalarıyla girişilen ölümcül bir rekabet yerine, kendisini aşmaya yönelik sağlıklı bir yarışma anlayışıdır,
dağın sunduğu güzellikleri özümsemenin yanında, bilinen tehlikelerine karşı da saygılı ve dikkatli olmaktır,
ekiple en üst düzeyde uyum ve dayanışmadır, bilgi ve deneyimden kaynaklanan bir özgüven duygusudur,
kendi fiziksel ve ruhsal dayanma sınırının gerçekçi olarak saptanmasıdır,
doğal koşullarla ilgili sinyalleri önceden sezebilmektir,
dağın sunduğu coşkusallığı yaşamak, fakat aklın yaptırımını tercih etmektir,
sevinci, acıyı, yükü paylaşmaktır,
bildiklerini, deneyimlerini kendinden sonra gelenlere aktarmaktır...
Dağcının bu "olmazsa olmaz" özellikleri kazanması belli bir eğitim sürecini gerektirir. Bu süreç dağcının dağcılığı içselleştirmesi için de gereklidir. Gerçek dağcı içe dönük bir doygunluğa ulaşmak için başarmak ister. Dağcılığı özümsemiş dağcılar, zirveye ulaşmadaki başarıya veya başarısızlığa ait soruları aynı gönül rahatlığı ve dürüstlükle yanıtlarlar. Bu onlar için sportif vicdanın bir gereğidir. İzleyicisi, alkışlayanı olmadığı için "tribüne oynamak" gibi bir alışkanlıkları yoktur. Dağı, güzellikleriyle, faunası, florası ve kültürü ile bir bütün olarak algılarlar.
Zirveye çok az kalmışken geriye dönen, çok deneyimli onlarca dağcı tanıdım. Bunlardan birisi, Khan Tengri zirvesi tırmanışımızda karşımızdan gelen bir Amerikalı dağcıydı. Zirveye 100 metre kala geri dönmüştü. Yüzünde yenilgi, pişmanlık veya üzüntü çağrıştıran hiç bir belirti yoktu. Aksine, kendisiyle barışık, verdiği kararın doğruluğu ile övünen bir yüz ifadesi vardı. Yine de çekinerek sorduğumuzda, "Son 100 metre benim geri dönüş için gerekli gücümü tüketecekti ve hayatıma mal olacak bir kaza geçirme ihtimalim yüksekti." dedi. Bu dağcıya karşı derin bir saygı duydum. "Sınırlarını iyi tanıyan usta bir dağcı" dedim içimden.
Dışa vurumlu, üstünlük ispatı peşinde koşan, dağı yalnızca yenilmesi gereken bir rakip gibi gören sözde dağcılarda zirvenin "fethi" dışında kalan ilgiler zayıftır. Her şeye rağmen "fetih" hırsı dağcılıkta tehlike içeren yanlış bir ilgidir ve yukarıda sözünü ettiğimiz eğitim sürecinde önemle ele alınmaldır.
Yazı ve Fotoğraflar : Yılmaz Sevgül
Teşekkürler
Son yıllarda dağcılık camiasında yaşanan tartışmalar ve bu tartışmaların getirdiği gerginlikler, içi doldurulmamış, ciddiyetle uygulanmamış bir eğitim sürecinin sonuçlarıdır. Dağcılık teknik, taktik ve yöntem alanlarında, her "meslek"te olduğu gibi, deneyimlerin birikimiyle oluşan ortak bir aklın ürünüdür ve doğruları kişilere veya kurumlara göre değişmez. Ustalar, bu ortak aklın birikimiyle usta olurlar. Yurdumuzda evrensel dağcılık değerlerini de içeren, zengin deneyimlerle donanmış ortak bir akıl oluşmuştur. Eğitim süreci ile ilgili ihmallerin ve dağcılığın kontrolsüz yayılmasının getirdiği çokbaşlılık bu ortak aklın kullanımını olumsuz etkilemektedir.
Geçtiğimiz haftalarda bedeli ağır bir çığ faciası yaşadık. Facia ile ilgili yorum ve düşünceler, gelecek faciaları önlemeye yönelik miydi? Özümüzü eleştiren, buna benzer faciaların yaşanmaması yönünde bir çaba mıydı? Çığın türü ve düşme nedeni neydi? Kaza nedeni kişisel miydi, doğal mıydı? Tüm bu sorular akıllarda şüphe veya "acaba?" bırakmayacak biçimde aydınlatıldı mı? Böyle bir faciadan çıkaracağımız dersleri bir yana bırakarak bir kaza raporu ile yetinmek ve sorumluluğun tüm yükünü kaybedilen insanlara yüklemek, biriken sorunlara bir çözüm getirir mi? Bu geçiştirme, yeni yetişen dağcıları da benzer tehlikelerle karşı karşıya bırakmak değil midir?. Bu konuda doğru tesbitler içeren yazılar da yazıldı. (Örnek olarak Haldun Aydıngün'ün yazısını hatırlatmak isterim. Dağ kazalarına nasıl yaklaşmamız gerektiği ile ilgili irdeleyici ve aydınlatıcıydı.)
Dağcılık tarihimizde öngörülemeyen ve ölümle sonuçlanan çığ düşmeleri yaşanmıştır. 2 Kasım 1991'de Prof.Dr. Abbdülmecit Doğru'nun arkadaşı Prof.Dr. Ahmet Bilge ile birlikte sezonun yeni yağan 15 cm'lik kar kalınlığı ile oluşan çığın altında kalıp hayatlarını yitirmeleri en acı örneklerden birisidir. Öngörebilme, çığı sezebilme, düşeceğini tahmin edebilme bir dağcının elbette en gerekli donanımlarındandır. Bu konuda yazılmış bir de kitabı olan çok deneyimli Prof.Dr. Abdülmecit Doğru'nun bile doğanın hesaba kitaba gelmez değişkenlerine Erciyes'in Şeytan Boğazı'nda yenilmesi Türk dağcılık camiasını yasa boğmuştur
Dağcılık eğitimi veren kurum ve kuruluşlar uzman eğitmenler aracılığı ile dağcılık tekniklerini denenmiş yöntemlerle öğretmelidirler. Dağcılık aynı zamanda bir yaşam biçimi de sayıldığı için, bir eğitmenden öncelikle örnek gösterilecek bir davranışlar bütünlüğü sergilemesi beklenir. Eğitimin belli bir standarda kavuşturulması için kurumlararası deneyim ve bilgi alışverişine ihtiyaç vardır. Bilgi aktarımı ve alışverişi, kurumlar ve kulüplerarası ilişkilerde yapıcı ve birleştirici bir faktör olarak gereklidir. Düzenlenecek ortak faaliyetlerle öğretim yöntemlerinin birliği ve beraberliği sağlanmalıdır. Aktarılan bilgilerin doğruluğu ve uygulamadaki ayrıntılar düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir. Bu "rutin" kontroller eğitimde sürdürülebilir kaliteyi artıracaktır.
Spor, ayrıcalık kazandıran bir kültürdür. Sağlıklı yaşamayı seçmiş insanlara sürekli eşlik eder. Sporun bu boyutu iddiasızdır. Sporun bir başka boyutu çok genel olarak; gösteriş, rekor, yarışma, diğerlerini geride bırakma, öne çıkma, üstün olma, gücünü gösterme, kendini kanıtlama gibi, çoğu, güdülerimizin yönlendirdiği "ben"lik dürtülerin tatminine, yarışmaya yönelik etkinliklerdir. Takım halinde, eşli, eşzamanlı (syncron) yapıldığında uyum, uzlaşı ve işbölümü gerektirir. Kişisel yapıldığında, yengi ve yenilginin getiri ve götürüsü tamamen kişiye aittir. Bir basketbolcu atamadığı sayıya, bir okçu hedefinin uzağına saplanan okuna, bir yüzücü kendisini yolda bırakan nefesine hayıflanır. Sonraki yarışmalarda eksiklerini tamamlayıcı önlemler alır veya yaptığı yanlışları bir daha yapmamaya çalışır. Dağcılıkta ise yapılan yanlışın sakatlıklara, hatta ölümlere yol açtığını biliyoruz. Çakılan sikkenin ipli bir düşüşte kayada çakılı kalıp kalmayacağını denemek şansı yoktur. Ayakkabınızın ucuyla, kıtı kıtına yakaladığınız bir çıkıntıya güvenip 20 cm'lik bir hamlenin doğru bir karar olup olmadığını ancak denedikten sonra bilebilirsiniz. Dağcılıkta eğitim sürecinin neden ciddiye alınması gerektiğini gösteren örnekleri, yaşanmış acı örneklerle genişletebiliriz. Dağcının en büyük güvencesi, eğitimle kazandığı ve deneyimlerle pekiştirdiği bilgi dağarcığıdır.
Dağcılık, yaşadığımız, özümsediğimiz, içselleştirdiğimiz bir tutkudur. Bu tutkuyu 22 yıldır yaşıyorum. Bir dağcı kendi kendisiyle konuşursa neler söyler sorusuna yanıt vermek, bu yanıtı düşünce düzeyinden çıkarıp seslendirmek yerinde olacaktır. Yazımı bitirirken bunu denemek istiyorum:
Dağcılığı anlık değişkenlerle, inişli çıkışlı duygularla, dayanma gücünün esneyen, genleşen sınırlarıyla, bazen anlatılmaz bir doygunlukla yaşıyorum. Acılı, derin üzücü anlardan, mutlu, doygun anlara gidip gelerek, bazen uçurumun altında kıpırtısız bir bedene yaklaşıp ölümle tanışarak, kazayı ucuz atlatanlarla sevinip mutluluktan uçarak yaşıyorum. Elimle taktığım,çaktığım malzemeler ve düğümlediğim ipler beni hayata bağlıyor. Kendimle ve kurduğum sistemlerle yalnızım. Yaptığım veya yapmadığım her şeyin sorumluluğu bana ait. Sınırlarımı biliyorum. Tehlike anlarını yönetiyorum. Korku benim daha dikkatli olmamı sağlıyor. Yaşamla ölüm arasında zaman ve mekan olarak yaşadığım daralmaların, kılpayı incelmelerin bilincindeyim.
Dağ benim için içselleşmiş bir arkadaştır. Dağa saygı duyuyorum. Dağ beni sınıyor, gücümün sınırlarını hatırlatıyor. Kendimi aşmak için içimdeki "ben" ile yarışıyorum. Hedefime ulaşıyorum, madalyamı kendim takıyorum, kendimi alkışlıyorum ve övüyorum. Rahatın değerini bilmek için zorluğu, sıcağı anlamak için soğuğu, varlığı bilmek için yokluğu yaşıyorum.
Zor karşısında yılgınlık derecemi bilmek, hayatın veya hayatların sözkonusu olduğu bir durumda "ben" mi, "biz" mi sınavını kazanmak, dağda kazanılan sınavlarla kentteki zorlukları aşmak istiyorum. Dağda edindiğim terbiyeyi kentte kullanmak, dağdaki arkadaşlık ile kentteki arkadaşlığı değiştirmek, dağdaki paylaşma kültürünü kente taşımak istiyorum. Kentin aşağısı ile dağın yukarısını, kentin eksisi ile dağın artısını kaynaştırmak istiyorum. Dağcılar kentlidir zaten, kentliler de dağcı olsun istiyorum.
Çok derin açıklama ve detaylara girmeden Trekking sporunda kullanılacak malzemeleri bir tanıyalım. Daha fazla bilgileri doğa sporları ile ilgili faaliyet veren kuruluşların, derneklerin sitelerinde ve piyasadaki eğitim kitaplarında bulabilirsiniz.
Her faaliyetin, her sporun kendine göre malzemeleri vardır. Bu malzemeleri mevsim ve bölge gözetmeden olmazsa olmazlar, mevsim ve yere göre de gerekecek malzemeler olarak ayırarak kullanırız.
Malzeme seçiminde dikkate alınması gereken önemli husus; malzemelerin maksada uygunlukları, çok amaçlılıkları, sağlamlıkları ve hafifliklerinin göz önünde bulundurulmasıdır.
Malzemelerde doğru olanı kullanmak kadar akılcı olarak da seçim yapmak gerekir.
Trekkingde öncelikli malzeme giyimdir. Bunun nedeni yürüyüşte en önemli şeyin vücut sağlığı olduğudur .Vücut sağlığını bozmayacak rahatlıkta ve ferahlıkta giyim malzemeleri gereklidir.
Trekking de konaklama, yani kampta yapabileceğimiz için kamp malzemeleri de gerekmektedir. Açıklamasını yaptığımız tüm kamp malzemeleri kampçılığın temel ABC malzemeleridir.
Standart malzemeler olarak ele aldık ancak konfor isteğinize ve şartlarınıza göre çeşitlendirmek sizin elinizde. Kitabın sonunda tam liste verdik faydalı olacaktır.
Şimdi önem sırasına göre malzemelerimizi tanıyalım.
Standart (Olmazsa Olmaz) Malzemeler :
* Bu malzemeler olmadan doğada yürüyüşe çıkmayın ve bu malzemeleri kullanmakta ustalaşın.
1. Yürüyüş için ortopedik, ayağa ve yere iyi tutunan yürüyüş botu(mevsime göre bot seçilmelidir);
Yazlık botun çok iyi havalandırma sağlaması, bileği koruması ama hafif ve yumuşak olması gerekir. Gore-Tex botlar yazın uygun değildir, botun tozdan ve kirden özel membranı zarar görür. Güneşin zararlı ışınları da Gore-Tex astar için zararlıdır.
En iyi yazlık trekking botları cordura kumaş ve süet deri olarak üretilenlerdir. Kışın yapılacak yürüyüşlerde kullanılacak botların da suya dayanıklı, tabanları sağlam ve dişli olması tercih edilmelidir. Gore-Tex botlar tercih edilmelidir. Pahalı bulanlar deri botlarını Wax'layarak su geçirmez hale getirebilirler.,
2. Su şişesi veya matarası (alüminyum olmalı); Yanınızda taşıdığınız su bitebilir, temiz bir su kaynağı bulduğunuzda sağlam bir su kabına ihtiyacınız olacaktır. Her zaman bir matara sahibi olmak pet şişe ile su götürmekten daha iyidir. Pet şişenin kendini çöp gibi göstermek ve attırmak özelliği bilinen bir gerçektir.
Size tavsiyem plâstik veya alüminyum askeri mataraları kullanmayın. Boş halde bile ağır olurlar. En iyi seçim, SIGG marka veya muadili alüminyum su şişeleri ile NALGENE marka koku yapmayan ve extreme ısı farklılıklarına dayanıklı Lexan plâstikten yapılmış geniş ağızlı su mataraları olacaktır.
3.Düdük; Gruptan kopabilirsiniz, kaybolabilirsiniz, bir yere yuvarlanıp bir yerinizi yaralayabilirsiniz. Ne ile diğer yürüyüşçüleri uyarıp, yerinizi belli edeceksiniz? Düdüğün tiz sesi sizin sesinizden üstündür ve daha uzaklardan duyulabilir. Bulabilirseniz bir tarafı termometreli bir tarafı pusulalı modelleri tercih edin ve düdüğünüzü kesinlikle bir iple boynunuza veya gömleğinizin düğmesine asın, asla da kaybetmeyin.
4. Çakı; Her zaman gerekli olmaktadır. Hayatta kalma durumuna girildiğinde bir çakı ile barınak yapılabilmekte ve bir geyik bile avlanabilmektedir. Tercihiniz daima av çakısından veya bir doğa sporcusu için daha da iyisi çok maksatlı penselerden yana olsun. 5.
Pusula (büyük veya küçük fark etmez); Basit bir yürüyüşte yürüyüşe hangi istikametten başladığınızı bilmeniz gerekir. Yönünüzü muhafaza etmek için gereklidir. Tam bir pusula almak istiyorsanız, tercihiniz her zaman SILVA tip veya mercekli askeri pusulalar olmalıdır. Pusulasız doğa sporcusu olmaz.
6. Şapka; Yaz/Kış gereklidir. Bir şapka ile güneşin altında en az iki saat daha fazla kalabilirsiniz. Çok soğuk bir ortamda da ısı kaybınızı asgari düzeyde tutabilirsiniz. Geniş kenarlı şapkalar Yaz/Kış idealdir.
7. Ateş başlatıcı malzeme (kibrit, çakmak, varsa magnezyum çubuğu v.b.); Yürüyüşte suya düştünüz, hava güneşli ama esinti fazla veya akşam karanlığında kayboldunuz. Ateş en büyük kurtarıcıların başında gelir. Suya dayanıklı veya ıslanmaya karşı önlem alınmış malzemeler kullanın. Normal bir kibriti balmumuyla veya üzerine mum eriterek su geçirmez hale getirebilirsiniz.
8. Rüzgârlık veya yağmurluk;
Molalarda terli halde esintide kalabilirsiniz, böyle bir durumda bir rüzgârlık hayat kurtarıcı olacaktır. Hava bir anda döner ve sağanak verebilir, yanınızda getirdiğiniz yağmurluk hele hele en iyisi bir panço sizi koruyacaktır. Pançolar çadır olarak bile işlem görebilir. Doğada garanti diye bir kelime yoktur. Garantinizi siz sağlamaya çalışın.
9. Sırt çantası; Yazın daha ufak, kışın biraz daha büyük çanta kullanılır. Yazın içine koyulacak malzeme miktarı kışa göre biraz daha az olduğu için 35 Lt. lik bir çanta yeterlidir. Kışın ise 40 Lt. den başlayan çantalar sağlıklıdır. Çantalarınızın yanlarında mutlaka su şişesi veya matara cebi olmalıdır.
10. Ek gıda ve İlk yardım kiti; Dönüş yoluna kadar yemeyi en sona bırakacağınız küçük bir konserve yeterlidir.
Ufak sıyrıklarda bile doğada enfeksiyon kapmak mümkündür. Mutlaka ufak bir ilk yardım paketi taşıyın. Yara bandı ve sargı bezi dahi kâfi gelmektedir.
Mevsim ve Bölgeye Göre (Gerekecek) Malzemeler ; (Duruma ve ihtiyaca göre kullanılan malzemelerdir.)
1. Bere, eldiven, balaklava ( maske )
2. İç giyim
3. Orta giyim
4. Dış giyim
5. Baton
6. Tozluk
7. Mayo, şort
8. Spor ayakkabısı, sandalet
9. Dudak kremi, güneş kremi
10. Güneş gözlüğü
11. Alın veya el feneri
Kamp Kurma Durumunda Kullanılacak Malzemeler; Kamp malzemelerinin listesini önem sırasına göre sıralayacak olursak;
1. Uyku tulumu
2. Mat
3. Sırt çantası
4. Çadır
5. Kamp mutfak seti
6. Kamp ocağı
Trekking Giyimi :
Doğa yürüyüşçüsü ve sporcuları aktivite süresince vücut ısılarını dengede tutmalı ve korumalıdırlar. Vücudun Hipotermiye (vücudun aşırı soğuması) ve Dehidrasyona (vücudun aşırı su kaybı) uğramasına izin vermemek gereklidir. Ani değişen hava şartlarına çabuk tepki göstermek gerekir. Bu yüzden özellikle doğa sporları ile ilgilenenler giyimlerini katmanlar halinde uygulamaya dikkat etmelidir. Bu tarz giyim vücut için regülatör görevi görecektir. Önem sırası içten dışa doğrudur.
İçten dışa doğru katmanlar halinde giyinmesinin nedeni; Vücut ısısı yükseldikçe kademe kademe soyunarak yükselen ısıyı azaltmak ve terlemeyi kontrol altına almak, vücut ısısı düştükçe de kademe kademe giyinerek düşen ısıyı yükseltmek ve soğumayı kontrol altına almaktır. Sonuçta vücut ısısı dengede tutulmaya devam edilmiş olacaktır. İç çamaşırı üzerine giyilmiş kalın bir kazağı terlediğinizde çıkarmanız gerektiğinde çok çabuk üşüyeceksiniz ve tekrar giymek zorunda kalacaksınız, tek katınız bu olduğu sürece hastalık peşinizden ayrılmaz.
Ancak ince ama fazla katlar halinde giyindiğinizde ısınızı istediğiniz gibi dengeleyebileceksiniz.
Doğada giyimimizi iki duruma göre daha ayarlayabiliriz; Birincisi "Hareket Halinde Giyim", ikincisi "Mola Anındaki Giyim" Vücudumuzun yürüyüş sırasındaki ısınmasından dolayı teleme ve yorgunluk oluşur. Bunu kontrol altına alacak bir giyim tekniği uygulamamız gerekir. Buda katları teker teker çıkarmaktır.
Molalarda da, kan dolaşımımız yavaşlayacağı için vücut ısımız süratle düşmeye başlar burada da bunu önlemek gereklidir. Çıkardığımız katları teker teker giymek gerekir.
İç katman giyim, orta katman giyim ve dış katman giyim olarak üç kısma ayrılır. Katmanları inceledikçe daha detaylı anlayacaksınız.
İç Katman Giyim :Ana kattır. Vücudumuzu kuru tutacak asıl katman budur. Son derece sağlıklı iç giyimi kullanmamız gerekir. Önemli olan iç katman giyimin ter buharını vücuttan uzaklaştırarak, vücudun kuru kalmasını sağlamasıdır. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta iç giyimin vücudumuzu sıkmayacak ama saracak şekilde uygulanmasıdır. Bundan da sebep, teri daha çabuk vücuttan uzaklaştıracak şekilde tene temas etmesi gerekliliğidir. İç giyime; İç çamaşırları ve bunların üzerine içlik dediğimiz uzun kollu ve paçalı giyim girmektedir. İç çamaşırlarınızda sentetik kullanacaksınız anti-alerjik olanları tercih edin. İçliklerinizde de özel üretilmiş sentetik ürünler kullanmaya dikkat edin.
Orta Katman Giyim :Vücudumuzu sıcak tutacak katmandır. Isı yalıtımı ve temiz kuru hava sirkülasyonu yüksek olmalıdır. Sık kullanılan adı Polar olan Fleece kumaş veya sentetik yün karışımı kumaştan giyimler tercih edilmelidir. Islandıkları zaman ısı yalıtım özelliklerini çabuk kaybetmeyen malzemelerdir. Vücuda sıkmayan, rahat ve bol şekilde giyilmesi hem kan dolaşımı açısından, hem de ısı yalıtımına katkı açısından gereklidir. Polar tip kazaklarda fermuarlı olanları tercih edin. Fazla ısındığınızda çıkartmadan sadece önünüzü açmanız bile şaşılacak kadar fark ettirecektir, polar malzemenin özelliğini daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.
Yazın yapılacak yürüyüşlerde de kalın keten kumaştan safari tip gömlek ve pantolonları tercih edin.
Dış Katman Giyim :Vücudumuzu rüzgârdan, alt giyimimizi de ıslaktan koruyacak giyimdir. Su ve rüzgâr geçirmeyen ama ter buharını da dışarı veren, yani solunum yapabilen giyim tercih edilir. Yoğunlaşmaya neden olduğu için Nylonu sadece sağanak yağışta kullanmaya tercih edin.
Örnek Yürüyüş Giyimleri :
İlkbahar ve Sonbahar Mevsiminde ; S-Shirt, polar anorak, sentetik pantolon, rüzgârlık, yağmurluk, şapka.
Yaz Mevsiminde ; T-Shirt, keten safari gömlek, keten/pamuklu safari pantolon, rüzgârlık, şapka.
Kış Mevsiminde ; S-Shirt, polar anorak, su geçirmez parka, yağmurluk, bere, eldiven.
Asla Kullanılmayacaklar :
1. Kot pantolon (pamuklu olup çabuk ıslanır ve kuruması çok zordur ve sert olduğu için rahatsızlık verir)
2. Pamuklu çorap (çabuk nem toplar ve zor kurur. Üşütmeye başlar)
3. Mokasen ayakkabı (Komik ve sağlıksızdır)
4. Kalın yün kazak (Fazla ısındığınızda çıkardığınız zaman üstünüzde başka bir şey olmayacaktır. Tek başına kalın bir yün kazak yerine birkaç kat ince giysi giymeniz daha doğru olandır)
5. Deri eldiven (Çok su tutar ve kuruması zordur)
Giyimde Gereken Temel Özellikler :
- Hafif olması ve az yer kaplaması
- Sıcak tutması
- Az nemlenmesi ve kolayca kuruyabilmesi
- Ter buharını dışarı verebilmesi
- Rüzgar ve yağmura karşı koruyucu olması
- Rahat ve hareketleri kısıtlayıcı olmaması
- Giyilip çıkartılmasının kolay olması
- Aşınmaya dayanıklı olması
İp, diğer malzemelerden farklı, hatta bir semboldür. Tırmanışı ve diğer ekip üyesine bağımlılığı yani bir ekip çalışmasını sembolize eder. Sizin tereddüt ettiğiniz yerleri aşmanızı, beklenmeyen bir olay karşısında mesela ayağınızın kayması, bastığınız veya tuttuğunuz taşın oynaması, kar köprülerinin çökmesi sonucu düşmeye başlamanız halinde emniyetinizi sağlar.
İp emniyetli ama tek başına bir anlam ifade etmiyor. Bir emniyet zincirinin halkası gibidir. Bu halkada attığınız düğüm, emniyet kemeriniz bağlantı ekipmanlarınız, karabin, giysi ve kaskınız gibi ekipmanlar da vardır. Bunlar bir bütün olarak ancak emniyetinizi sağlarlar.
İkinci dünya savaşından önce keten kenevir ipler kullanılıyordu ama savaş ile birlikte gelişen naylon sanayi iplerin daha emniyetli olmasını sağladı. Böylece düşme anında uzayan ve hasarı en aza indiren ipler ki bunlara dinamik ipler denir, kullanılmaya başlandı. Ama dinamik bir ipi düz ip tırmanışı, inişi veya çekerek kurtarma işinde kullanamazsınız çünkü çektikçe çapı ve boyu değişir. kontrolü zorlaşır bu işlerde kullanılacak olan 12 mm statik iptir. O halde tırmanışta kullanılacak olan 10-10.5 veya 11 mm dinamik iplerdir. Yardımcı ipler ise 8 mm statik iptir.
İplerin farklı renklerde olması çalışma sırasında iplerin daha iyi tanımlanmasını sağladığı için kargaşayı azaltır.
Islak ipler 0 güç kaybederler bunun için ıslak ortam ipleri kullanılmalıdır. Bu iplerin üst katmanlarında silikon veya teflon mevcuttur bu da sürtünmeyi azaltır.
**
Dağcılık iplerinden beklenen, düşme durumunda dağcının emniyetini sağlamaktır
Düşme esnasında yükseklik kadar bir enerji (potansiyel) oluşur eğer ip bir yay gibi bu enerjiyi abzorbe edemez ise dağcı üzerinde kötü etkileri oluşur.
Dağcılıkta kullanılan ipler yüzlerce hatta binlerce lifin burgular şeklinde birbirine sarılması
şeklinde yapılırlar. Bu özellik düşüş esnasında oluşabilecek sert tepkiyi yumuşatır.
İpin 2 temel görevi vardır. Tırmanıcının aşağıya düşmesini önlemek, düşüş hasarını en aza indirmek.
DÜŞME FAKTÖRÜ: düşülen mesafe/açık ip uzunluğu (bu maksimum 2 dir). Ara bir yumuşatıcı etki örneğin düğüm veya sürtünme gibi, yok ise bu 2 dir
ETKİ KUVVETİ düşme esnasında ipin esnemesi, kayalara sürtmesi düğümlerin sıkışması, :gibi kuvveti azaltıcı etkilerden sonra ip üzerinde etkili olan son kuvvettir. İp sapan lastiği gibi olmadığı için enerjinin tamamı giderilemediği için bu kuvveti bir noktadan almak durumunda. bu noktalar
düşen dağcı
ara emniyetler
ipin diğer ucunun bağlı olduğu nokta
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi etki kuvvetinin değerinin düşük olması (IMPACT FORCE)
göz önüne alınmalı ama asıl önemli olan konu emniyet noktalarının ne sıklıkta ve hangi şekillerde olması gerektiğidir. Düşme faktörü 1 den küçük olmalıdır.
ipler
örgü halatlar mantolu ipler
ipler
statik ipler dinamik ipler
ÖRGÜ HALATLAR Birçok lifler sarılarak üç sarım elde edilir bu sarımlar da örülerek ipi meydana getirir. Dinamik bir özelliği yoktur ( istenen elastikiyeti sağlayamaz). Dağcılıkta pek kullanılmaz.
MANTOLU İPLER Çekirdek ip ve onu koruyan bir manto olmak üzere iki katmandan oluşur Dinamik olan bu iplerin ana malzemesi naylondur. Naylonun bu denli faydalarına rağmen zayıf tarafları da çoktur. Sıcak, güneş ışığı (Uv), asitler gibi dış etkenlere açıktır. Doğrudan güneş ışığı altında bırakılmış ipin bir kaç hafta içinde özelliklerini kaybetmeye başlayacağı için kullanılmaması tavsiye edilir. Diğer zararlı bir madde ise kum tanesidir. Kum tanesi eğer mantoyu aşıp içeri girerse ipin yıkanması bile onu dışarı çıkartmaz ve bulunduğu yerde ip kullanıldıkta bir bıçak gibi lifleri kesmeye başlar.
İp çapları 7 ile 11 mm arasında değişir. Statik ağırlık çekerleri 1400 ile 2500 arasındadır. Standart 50 m lik rulolar halinde bulunur. Alpinizm de kullanılan çift ipler, emniyet ipleri, yarım ip ikiz ip gibi çeşitleri de mevcuttur.
İpler test edilirler. Bunlardan en belirgini Tek İpler için Düşüş Testi dir
80 kg ağırlık
2.8 m açık ip var
5 m den düşüyor
en az 5 düşüş kopmadan yapılırsa
TEST BAŞARILI SAYILIR
Diğer bir deyimle kullanmakta olduğunuz ip eğer sizden 5 kez şok yemiş ise beklenen faydayı vermesi ihtimali zayıf demektir. O halde DÜŞME FAKTÖRÜ 1 DEN YÜKSEK OLAN BİR DÜŞÜŞTEN SONRA İPİ BİR DAHA KULLANMAYIN
İP seçim ve kullanımları: Genelde amatör dağcılık çalışmalarında kullanım kolaylığı olarak tek ipler kullanılır. Kar buz tırmanışlarında DRY (kuru-suyu zor emen) ipler tavsiye edilir ama bunlarında mantosu su geçirmezlik sağlayacak şekilde yapıldığı için az sürtünmeli yani daha kaygandır.
Mantonun yapısına göre; sıkı dokunmuş ipler kolay kolay aşınmaz ama düğüm atmak zordur. Bunun tam aksi gevşek manto dokusuna sahip ipler esnek oldukları için kolay düğüm atılır, ip rahat kontrol edilir ama aşınması fazla olur. Genelde ağırlık ve kullanım göz önüne alındığında 10.5 mm ipler daha yaygın kullanılmaktadır.
genel anlamda
her gün kullanılan ipi 1 yılda
Hafta sonları kullanılan ipleri 2 yılda
zaman zaman kullanılan ipleri 4 yılda
hiç kullanılmayan ipleri 4 yılda (son kullanım tarihi gibi)
5 şok yemiş ipler hemen
kullanım dışı bırakınız.
İplerin yıkandıktan sonra tamamen kuru ve düğümsüz olduğundan emin olun, sıkı sarmayın serin kuru ve güneşsiz bir yerde muhafaza edin. Bunları sararken genelde iki yöntem kullanılır. Birinci amaç kolay ve çapariz vermeden açılabilmesidir. ikincil amaç fazla kırılma ve burulmalar olmadan taşımak veya muhafaza etmektir.
Dağcı halkası tipinde sarış
Kelebek tipinde sarış
İPLER GÜVENLİĞİNİZ İÇİN ÇOK ÖNEMLİDİR. ÖDÜNÇ VERMEYİNİZ VE GEÇMİŞİNİ BİLMEDİĞİNİZ İPLERİ KULLANMAYINIZ.
İPİN BİR SECERESİNİ TUTMAKTA YARAR VARDIR.
Düğümler sizin ipi değişik ve isteğinize uygun amaçlarla kullanmanızı sağlar. Kendinizi kayaya bağlayarak emniyete alabilirsiniz, ipleri bir birine bağlayarak uzun menzil çalışması yapılabilir. Bir birine benzeyen onlarca hatta yüzlerce düğüm tekniği bulabilirsiniz ama dağcının işine yarayacak olan karanlıkta, soğukta ve hatta sağanak yağmur altında atmak zorunda kaldığımız düğümün doğru olmasıdır. Bu konuda yapılacak hatadan geri dönüş bazen çok zor olur. O halde belli başlı, temel düğümleri hatasız öğrenmek in iyi çözüm olacaktır. İpe düğüm attığımızda onun kopma kuvvetini etkilediğimizi de göz önünde bulundurmak gerekir. bazen bu kuvvet ` oranı kadar azalmaktadır.
Hangi düğüm olursa olsun sakin atılmalı düzgün gözükmeli, kuralına uygun yapılmalı, son derece yorgun, bitkin halinizde bile hatasız yapılabilmelidir. Aksi koşulda olmanız halinde bile sizin düğümünüzün bir başkası tarafından atılmış olması durumunda bile düğüm siz de kontrol etmelisiniz. Düzenli bir şekilde düğümü kontrol etmeniz bir alışkanlıktan öte bir nevi tik olmalıdır.
İlk düğüm iki ipi en uygun şekilde bir birine eklemek. Düğümün adı çiftli balıkçı düğümüdür.
Ağır yük altında kaldıktan sonra bile kolaylıkla açılabilen ,ipin baş veya sonuna veya ortasına bir göz yapmakta kollanılan düğümlerin en uygunu sekizlidir.
Normal sekizli8
Bazen 8 li olarak adlandırılan düğüm gözü içinde bir başka veya halka bulunsun istenir ise en uygunu açık 8 lidir
Açık sekizli 8
Bu ip sonunun veya başının emniyet kemerine bağlanmasında sıklıkla kullanılan bir düğüm tipidir. Herhangi bir sabit göze emniyet alırken de kullanılır.
İpin baş ve sonundaki kişiler yukarda gösterilen açık 8 ile emniyet kemerine bağlandılar. Ortadaki ise aşağıda gösterilen çiftli açık 8 düğümüyle ana ipe bağlanır.
İpi bazen bir ağacın veya benzeri bir kayanın etrafından dolaştırarak bağlamak gerekir bu durumda ise İZBARÇO (yada BOWLINE) kullanılır sonuna atılacak ikinci bir düğüm ile tam garantiye alınır.
Eğer bu düğüm ip yürüyüşünde olduğu gibi ortadaki kişinin bağlanmasını sağlayacak ise çiftli atılarak karabina ile desteklenir
Daha da güçlü bir düğüm atılmak istendiğinde izli izbarço kullanılır.
Hasas bir düğüm olan aşağıdaki son şekli de izbarçonun son derece kolay açılan düğümü için iyi bir örnektir.
Eğer ipi bir göz yapmak gerekir ise Kelebek düğüm bunun için en uygun olanıdır.
Kazık bağı ise karabina üzerinde ince ayarlamalar yapılan bir düğümdür.
Tırmanış veya inişte sıklıkla kullanılan, ana ip üzerinde istenildiğinde kayan veya sabitlenen temel düğümün adı PURSIK dir
Pursik düğümü yukarıda görüldüğü gibi ana ipin üzerinde kendi gözü içinden geçirilerek yapılır. Pursik amaçlı ipin çapı geneldi 5 ile 7 mm arasında değişir. Diğer bir değim ile Pursik atılacak ana ip çapının yarısına 1 eklenerek en uygun çap bulunur. Örnek 10 mm çaplı ana ipin yarısı 5 mm eder +1 toplanırsa 6 mm çaplı pursik en ideal olanıdır.
Pursik uygulamalarında bazen aşırı sıkışma dolayısıyla sorunlar yaşanabilir bunun için kullanılacak bir karabina farklı bir çözüm getirebilir. (Bachmann )
Ayni işi yapabilen diğer bir seçenek ise Klemheist düğümüdür bu hem karabinasız hem de karabina ile yapılabilir
Yine sürtünmenin avantaj olarak kullanılabildiği armut biçimli karabinaya atılan Münter bağı kullanılır. Hatta en çok kullanılan sistemlerden de biridir. Genelde lider tırmanışını emniyete alma veya inen dağcı emniyetinde kullanılır. Yeri gelmişken karabinaları da inceleyelim.
KARABİNALAR
Karabinalar çok yönlü kullanılabilen vazgeçilemez dağcılık araçlarındandır. Emniyete alırken, pursik çalışmasında, bağlamayı güvenli ve kolay kılma gibi sayısız yerde kullanılan karabinalar yine kullanım amaçlarına uygun olarak farklı ebat ve şekillerde yapılırlar.
Ağız yapılarına göre GÜVENİLİR olan karabinalar dağcılıkta tercih edilen tiplerdir.
Oval tip en fazla kullanılandır. Simetrik yapısı yön kaygısı olmadan kullanılmasını sağlar.
D tipli olanlar ise yükün kenara bindirilmesinden dolayı karabina ağzına daha az yük gelir bu da emniyeti arttırır. Geniş D tipinde ise karabina ağzı daha geniş açılır
Eğik ağızla karabinalar zor rota çalışmalarında kolaylıkla ve hızlı bir şekilde kullanım kolaylığı sağlar
Kilitli tip karabinalarda yanlışlıkla karabinanın açılmaması sağlanır. Her aç-kapa işleminden sonra kilit yerine oturtulmalıdır ki bu bir müddet sonra kullanana sıkıntı vermeye başlasa da tırmanış zeminine göre kullanmak zorunda kalınabilir.
Armut tipli kilitli karabinalar açma ağız mesafesi uzun olduğu için emniyete almada, Münter bağında, emniyet kemerinin bağlanmasında sıklıkla kullanılır
oval tipli karabinalar emniyet gerektiren yerde kilitli karabinaların olmaması halinde şekilde görüldüğü gibi de kullanılabilir.
Karabinalar şekillerine göre gruplandırıldıkları gibi kesitlerine göre farklılık gösterirler.
Bunlardan T kesitli veya üçgene benzeyen kesitler ağırlığın güç kaybı olmadan azaltılmasını hedefler ancak bunları kullanırken ipin karabina içinde sürtünmesi gerektiği yerde sert köşeli karabinalarda daha fazla sürtünme olduğu göz önüne alınmalıdır.
Karabinalar konusunda son not olarak belirtebileceğimiz noktalar
Karabinaya binen yük düz kenar üzerinde olmalıdır, ağız kısmında olmamalıdır
Karabina ağızlarını sıklıkla kontrol edin, kolay açılmalı ve kapanmalıdır
Karabina yayları iyi çalışmıyorsa bu yağ veya benzeri temizleyicilerle temizlenir ancak burada yağ bırakılmaz, kaynayan suya 20 saniye batırılıp çıkartılır.
Karabinalar da ipler gibi sert kaya yüzeylerinde çarpa ve sürtünme sonucu hasar görebilirler tüm diğer malzemelerde olduğu gibi kritik ve riskli tırmanışlarda kullanacağınız karabinalara dikkat edin mümkün mertebe yeni malzeme
Güvenli tırmanış için emniyete alma sistemleri kullanılmalıdır. İp kullanılması halinde düşen biri yaralanmadan tutulabilir. Bu mucizevi hareketi başarıyla yapabilmek için işin püf noktalarını ve kişinin ne yaptığını iyi bilmesi ve çok pratik yaparak tecrübe kazanmış olması gerekir.
Basite indirelim, emniyet sisteminde bir ip, bir ucunda tırmanan diğer ucunda ise emniyete alan yani ipin hareketine yön veren bulunur. Bunun da 3 temel noktası vardır
[*=center]Tecrübeli, emniyete alan kişi
[*=center]Emniyete alanın kendi emniyeti
[*=center]İpi yavaşlatarak durdurma yani tutma tekniği
Bu temel prensiplerde varyasyonlar çoktur. Şimdi bunlardan temel olanlarını inceleyelim.
Denizcilik terimleri gibi dağcılıkta da bazı kelimeler kibarlık ve rica takıları eklenmeden tek kelime olarak ve duyulacak şekilde bağırarak söylenir. Bu bağırma çığ düşme ihtimali olan yerler için geçerli değildir.
Emniyete alınacak kişi "Ben tırmanışa başlayacağım ne olur ne olmaz istersen sen emniyete al beni düşmekten kurtarırsın...." benzeri bir söylev yerine "EMNİYET" diye bağırır.
Emniyete alan kişi ( zaten emniyete alınma işleminin olduğu her iki tarafça da bilindiği halde "Ben emniyete aldım sen istediğin zaman tırmanışa başlayabilirsin..." gibi uzun bir cümle yerine "HAZIR..." diye bağırırsa daha etkilidir, daha anlaşılır olur. Kimse bu işler için 'emreder gibi konuştu', diye söylenmez. Tırmanış esnasında düşerken de "Galiba düşüyorum sıkı tutar mısın lütfen daha fazla aşağıya düşmeyeyim bir tarafın kırılır..." gibi karşı tarafın önce cümlenin tamamlanmasını beklemesi, algılaması, yorumlaması ve gerekeni yapması arasında geçen zaman sırasında zaten dibe vurmuş olursunuz. Böyle bir durumda yapılacak tek şey "DÜŞÜYORUM" diye bağırmaktır. Gerisini emniyete alan zaten düşünür.
Tırmanış durumunda iki ana emniyet sistemi vardır.
[*=center]Birincisi ilk tırmananı yani lideri emniyete alış
[*=center]İkincisi arkadan gelenleri emniyete alış
Her iki emniyet sisteminde de ip bir karabina veya benzeri bir nesne üzerinden değil emniyete alanın beli etrafından yapılır. İki el ve bel ile yapılan ip tutma ve boşluğu alma ( tırmanan yukarı geldikçe ipin boşunun alınması) işlemi sol el (HİSSEDEN), sağ el ( FREN ELİ) ile her ikisi hiçbir zaman ayni anda ipi bırakmış olmadan yapılır. Aşağıdaki şekilde arkadan gelenler için yapılan bir emniyete alma sistemi görülmektedir.
Emniyet sisteminde tırmanan kişiye bağlı olan ipin o tırmandıkça oluşan boşluğu alınırken el hareketleri bir sıra takip eder. Kontrol eden el ilerdeyken fren elinizi belinize yanaştırın ve ipin boşluğunu iki eliniz yardımıyla alın boşluk alındıktan sonra sol eli ileri uzatarak birinci pozisyona gelirsiniz. Fren eli kesinlikte ipi bırakmaz. İlgili pozisyonları bir kez de çizimde inceleyelim.
Simdi de olası hataları görelim
Buna göre dikkat edilecek önemli noktalar;
[*=center]Mutlaka kendinizi emniyete alın
[*=center]Tırmanan kişinin size gelen ipini şekilde görüldüğü gibi açık olan bacaklarınız arasından alın.
[*=center]Frenleme yaparken at arabası dizgini çeker gibi geri kaykılıp kontrolü kaybetmeyin.
DÜz İpe TirmaniŞ
Dağcılıkta her türlü koşula mümkün olduğunca iyi hazırlanmak gerekir bunlardan biri de sarkıtılan bir ipe tırmanabilmektir. Her ne kadar komandolar elleriyle tırmanabiliyorlarsa da bunun tekniği farklıdır. Saatlerce hatta günlerce yürüyüş veya tırmanışın getirdiği yorgunlukla düştüğünüz bir duvardan tekrar eski yerinize tırmanmanız mümkün değil ise en büyük şansınız düştüğünüz yere arkadaşlarınızın sarkıttığı ipten yukarı doğru tırmanmaktır. Dağcılıkta çok çok özel durumlar olmadıkça ip ile insanlar indirilebilir ama yukarı çekilemezler. Dağcılıkta makara sistemi diye bir kavram kullanılmamaktadır.Bu gereksinime dayanarak ipten tırmanış tekniği üzerinde duracağız. 3 metrelik 6-8 mm arasında ikincil ipler taşımayı bir adet haline getirmek gerek. İşte size bir tırmanış donanımının yapılış şeması.
Birinci ip bağlantısı ayaklar için, ikinci ip bağlantısı oturma emniyeti için. Her ikisinde de kullanılan düğüm 8 li ve çiftli balıkçı bağı.
İplerin hazırlanmasında uzunluklar çok önemlidir. Zaman içinde kendi ipinizde yapacağınız denemeler ile en uygun uzunluğu bulabilirsiniz. Aşağıdaki resimde her iki bağın ne denli uzun olması ve ne şekilde uygulanacağı gösterilmektedir.
Çıkış mekanizmaları hazır ise pursik veya karabina ile ana ipe bağlanarak çıkış sistemi kurulur.
Gerekli bağlantılardan sonra ipte tırmanmaya başlanır. İki hareketi vardır.
Ayaklara basarak bel pursigini ilerletmek
Emniye bağı üzerine oturup ayak pursigini ilerletmek
.....ayni işlemler ....
Şekilde gösterildiği gibi düzenli hareketlerle ipte yükselmek mümkündür. Dağ koşullarında, yüksek irtifalarda hareket kabiliyeti sınırlı olacağı için dinlenme pozisyonları önemlidir.
İp tırmanış teknikleri çok değişik şekillerde yapılabilir ama genel mantığı yukarıda anlatıldığı gibidir. Gerektiğinde bu sistemde başarılı olmak için birçok kez pratik yapmak gereklidir.
Dağcılıkta kabul edilebilir bazı kurallar geçerlidir.
Dağa hangi amaçla gittiğiniz çok önemlidir.
1. TURİSTLER, dağı iyi tanıyan profesyonel kişilerce yapılan organizasyonlarla nerede yatılır, yemek yenir. gezilir, fotoğraf çekilir, gelme gitme , yatma kalma yeme içme gibi tüm sorunların başkaları tarafından halledilmiş olan ve bunun bedeli para olarak ödenen alternatif turizm firma faaliyetlerine katılanlardır.
2. GRUPLAR : Birden fazla kişinin bir araya gelerek dağa gitmesi anlamına gelir. Kesin bir iş bölümü yoktur. Herkes hemen hemen her şeye yardım eder diğer bir değişle burnunu sokar. Zirve amaçlanmadığı teknik bir çalışmanın yapılmayacağı gezi niteliğindeki faaliyetler bu sınıfa dahildir. Biz bu grup üzerinde durmayacağız.
3. EKİP : Bir den fazla kişinin bir araya gelerek, herkesin görevinin en ince ayrıntısına kadar hesaplandığı zirve veya benzeri bir amaca ulaşmak adına yapılan faaliyetlere denir. Dağa hareketten önce yoğun bir hazırlık dönemini kapsar.
Ekip içinde şu görevler tanımlanır
[*=center]Malzeme görevi
[*=center]Mali işler
[*=center]Beslenme
[*=center]Sağlık
[*=center]Strateji
[*=center]Haberleşme, sevk organizasyonu
[*=center]Faaliyet raporunun hazırlanması
[*=center]Fotoğraflar
[*=center]Yukarıda sayılanların koordinasyonunu yapan Liderlik görevi.
Görevleri İnceleyelim. Şunun altını çizmek gerekir. Herkes görevinden sorumludur ama diğer görevliye onun istediği şekilde yardımcı olmak ekip ruhunun temelidir. Her görevli çalışmasını lider ile yapar.
Malzeme görevlisi: Tırmanış yapılacak yöre hakkında bilgisi yok ise stratejist ve lider ile gerekli malzeme listesini hazırlar, bunların temin eder. İyi korunması sağda solda unutulmaması ve iş bitiminde temizlenerek temin edildiği yere iade edilmesi görevini gerçekleştirir.
Mali işler : Tırmanışın ön maliyetini hesaplar gerekli sponsor veya para toplama, muhafaza etme harcama ve harcamaların hesabını vermekle yükümlüdür.
Beslenme Tırmanışta mümkün mertebe az bulaşık bol enerji sağlayacak dengeli ama dağ koşullarına uygun beslenme sistemleri üzerinde yoğunlaşır. Organizasyon ve yeterliliğinden sorumludur.
Sağlık Eğer olanaklar elverişliyse tıp camiasından seçim yapılmalı tansiyon, yaralanma, ishal, hayvan ısırık ve sokmalarına ve olası durumlara karşı tedbirli olmalı. Ekip üyelerinin allerjilerinin olup olmadığını, kan guruplarını ve acil durumda haber verilebilecek isim ve adreslerini ihtiva eden bilgi dosyalarını oluşturmalıdır.
Strateji Tırmanış yapılacak olan bölgedeki hava durumu, ay ve güneşin doğuş batış saatlerini tespit etmeli, yine o yöredeki mülki amir ve kuruluşlarla temas etmeli güzergah üzerinde taş ocağı, dere, köprü geçişleri, çığ ihtimali olup olmadığı araştırılarak rota tespiti yapar. Koşullara en uygun rotayı saptar. Tırmanış esnasında dönen dağcılardan veya yöre insanından bilgi alır onlarla irtibat kurar.
Haberleşme ve sevk organizasyonu ekip üyeleri arasında haberleşmeyi sağlar, bu kişiye söylenen bir bilgi tüm ekip üyelerine ulaşmış varsayılır. Ekibin bulunduğu yerden vasıtalar ile tırmanacağı yere gitmesini ve dönmesini sağlayan araç temini, bilet alınması şöför ve seyahat acentası, uçak gibi nakil organizasyonlarını ve araştırmasını yapar.
Faaliyet raporu . Ekip eğer kulüpden tek bir ip bile almış olsa kendini bu kulübe rapor hazırlamakla mecbur hissetmeli, kendinden sonra o dağa gidecek olanları bilgilendirmek açısından önemli gördüğü noktaları kaydetmelidir. Bunu döndükten sonra değil dağda yapmalıdır. Su ve sığınabilecek yerler, rota üzerinde farklı kaya veya ağaçları, sağa veya sola sapmaların yapılacağı yerlerin kesin tarifi, karşılaştığı ve dostluk kurduğu kişi ve aile fertlerinin isimleri varsa istek ve karşılanabilir ihtiyaçları. Eğer söz verdiyse verdiği sözü (Lütfen bunu yerine getiriniz rica notu ile birlikte), yani start verildiği andan itibaren raporu okuyanın kendini gidip gelmiş gibi hissedeceği bir raporu yazar.
Fotoğraflar En önemli görevlerden biri de budur. Öyle estanteneler yakalanabilir ki rapora eklenen bu fotoğraflar bin kelimeyle anlatılamayacak bilgi verirler. Çıkışın durumunu yansıtan, teknik ve görsel açıdan zengin kareler alınabilir. Vizörden bakmasını bilen kişiler arasından seçilmelidir.
Ve bunların koordinasyonunu sağlayacak olan LİDER.
Yukarıda anlatılanlar benim tanımladığım ve uyguladığım genel görevlerdir. Tırmanış yapılacak dağa ilk kez gidiyorsanız zirve tırmanış kısmına değil kamp ve destek kısmında görev almanızı veya ilk kez gelene bu görevi vermenizi tavsiye ederim.
Bir tırmanış safhaları, ana kamp, ileri kamp ve zirve şeklinde oluşur. Duruma göre her safhada kampta kişi bırakılabilir ancak kişiler hiçbir zaman (çok zorunlu olmadıkça) tek olamazlar, bunlar zirve tırmanışı gerçekleştirecek olanlara yardımcı olurlar. Hele ki dönüşte zirve ekibi hazır çorba veya sıcak bir kahve bulabilirse mutlulukları sonsuzdur.
Bir iki kez kampta destek görevi görmüş olanlar, tecrübeleri arttıkça zirve çıkışlarına katılabilir destek bölümü için yeni dağcılara da imkan tanırlar. Böylece dağcılık hem eziyet yerine zevkli bir spor halini alır hem de yeni dağcılar saflara katılmış olur.