Belki de karanlığı seven, tercih eden ruhumdur
Adamıştır kendini karanlığa kötülükleri görmemek adına...
Öz benliğimin, hayal dünyamın belki de derunudur
Gözlediğim o yıldızlar, kopyasıdır ulaşmak istediğim kadına...
Ogün gelir de, ben de erer isem o imkansız muradıma
And olsun ki ondan sonra bu günler kazınır yadıma
Mihnetim ne dosta, ne düşmana sadece yaradanıma
Asla ama asla leke bırakmadım, bırakmayacağım efhadıma...
An olur bulanır hayallerim, hep imkansızı diler
Ne paslı kilit anlar, ne de imkansızlıkları dinler.
Üstüme çığ gibi yağarken akıl almaz badireler
Amansızca sürüklese de o girdap, o afetler...
Ne zebanidir büken boynumu, ne de avuçlarımda ateş
Artık can yakan kayıp gölgem, yani hiç doğmayan güneş
Bak geçiyor ömür, gel artık içimi yakan kor ateş
İçimdeki karanlığa sensin derman, sensin ruhuma eş.
Bir bilsen ki yokluğun karanlık, yokluğun sensizliğimin adı
İkilem de olsa su da sensin, ateş te sen besleyen yangınımı
Allahtan hep diledim, ömrümce seni diledim açarak avuçlarımı
Gel... sensin imar edecek virangahımı, naçar enkazımı
Ab-ı hayat sen, zümrüt-ü anka sen, sen aydınlat karanlığımı...
Bu sayfaya uğrayıp,yüreğindeki sıcaklığı bırakan,yorum yazarken dizelerde kendinden bir nebze parça bulan,
Yorumlarıyla yazılarıma değer katan Gönül Dostlarım.
Bu kış gününde,duygu kapımı araladığımda yüzüme vuran yürek sıcaklığısınız sizler.
Her birinize isim zikretmeden sevgi dolu Teşekkürlerimi sunuyorum,iyiki varsınız.