Geldin ya artık gitme!
SEsin ılık meltem rüzgaları gibi işliyor ruhuma.
Yıldızları indiriyordun gökten avuçlarıma,
Kimi zaman özğürlüğe uçuruyor,kimi zaman bıçak kadar keskin olup yaralıyorsun.
Gelişin bahardı,başka dünyalara taşıyordu benliğimi.
Gelişinle sapladığın aşk hançeri her sözünle biraz daha derine giriyordu,
Gitme! Ey adına GÜNEŞ dediğim…
Gidipte koyma beni bir başıma,
Doğan her güneşte aratma kendini.
Yokluğunla dağlama, koyma sensizliğin kor alevine bedenimi,
Yoksa geldiğin gibi gidecek misin?
Gelmenin yüklediği anlamları da alarak gidecek misin?
Giderken her adımda bir parçanı da burada bırakacaksın.
Bil bunları !bil ki seni nasıl beklediğimi sakın unutma!
Attığın her adım gitmelere, içimde yaralar oluşturuyor,
Sızıyor yüreğimden kanlar…
Sapladığın aşk hançeri, ayrılığa kanıyor.
Geldin ya artık gitme!
Aşkın narında yanayım seninle,
Kağıtlara sevdayı işleyim harf harf,
Hasret dalgaları vurmasın kıyılarımıza.
Hani sen yokken, daha gelmemişken yüreğime…
Kıştı, kar, soğuk, kara bulutlar sarmıştı her yanı,
Uzun geceler, feryatsız gözyaşları, suskun bekleyişler vardı.
Geldin ya artık gitme!
Gecenin karanlığına, yokluğunun dibine vurdurma ruhumu,
Geldin ya büyüdü yüreğim…
Aşkı keşfettim, aşkına sığındım,
Sana adanmış bir ömürdü bilmeden beklediğim,
Severken bir hayali…
Bekledim, en yalın, en yalansız halimle,
Sırtıma sardım yalnızlığımı, çaresizliğimi,
Kuytu karanlıklarda bekledim gelişini…
Doğmanı güneş gibi ruhuma ömrüme,
Susarak… susup yanarak, yanıp külümden yeniden doğarak
Bekledim gelişini…
İçimde çılgın bir çocuk büyür sen gelince aklıma,
Aşkın çocuğu,
Biraz sevgi ister, yudum yudum içmek seni,
Biraz umut ister yarınlara dair,
Biraz sıcaklık ister üşüyen yanıyla sarılmak için sana,
Geldin ya gitme! Kırma şevkini çocuğumun…
Gidersen, kalırım çırılçıplak yalın ayak,
Yanarım küllerimi savurur hayat köşe bucak,
Dinmez gözde yaş, kanar aşk, aşkımız kanar.
Gitme!
Sol yanım buruk, sol yan m hazan,
Neye dokunsam hüzün bulaşır parmaklarımdan,
Ayrılıklar kırılır içimde tuz buz…
Susarım sana gitme!
Hangi harfi yazsam yokluklara gebe,
Üşür kelimelerim gitme!
Mavisini yitik bırakma gökyüzünün, rengi soluk kalmasın çiçeklerin..
Geldin ya artık gitme!!!
Şems ve Mevlanın (ALLAH)aşkı zaten beni inanılmaz derecede etkilemişken (adınızın Şems olması münasebetiyle yazmış bulundum bu sözcükleri)bu kadar güzel dizeleri bizlerle paylaşman gerçekten çok güzel.Emeğine sağlık arkadaşım.Şiir çok güzel.
Şems olabilmek Mevlana'nın tevazusuna ulaşabilmek mümkün değil ama onların aşka bakışını görmeye hissetmeye çalışıyorum yürekte büyütülen sevdanın ulaşılmazlığı ne kadar büyükse aşk o kadar anlamlı geliyor bana yorumun için Teşekkür ederim canım rabbim içinde kaybolabileceğimiz sevdalar yaşamayı nasip etsin
gözün aydın. beklenen geldi demek. özlediğin güneş doğmuş sonunda...
allah her bekleyene beklediğini nasip etsin inşallah...
kalemine sağlık. güzel bir şiir döşenmişsin beklenen venihayet doğan güneşe...
sevgili onur gelen giden yok yürek hissedip yaşamak istediği ruhunda yaşadığı sevdayı olsaydı böyle yaşanır ve sevilirdi diye Kelimelere dökmeye çalıştım. Teşekkür ederim inşallah beklenen gelir elbet rabbim hepimizin gönlüne göre versin
Ellerine,emeklerine sağlık Hüzün Kokan Yürek,sen GÜneş'i arıyorsun,ben gecelerde kayboluyorum.Güneş'i arayan bulur ama geceler bitmez.Bitmesinde,karanlıklar insanın kendisiyle yüzleşmesi için doğan bir ışıktır aslında.Güneş ise yüzleşmenin sonunda aldığın ödüldür.Umarım Güneş'in erken doğar.
Bir düşünsene arkadaşım;adı üstünde Güneş,elbet doğacaktır.Isıtmak için,ışıtmak için doğacaktır Güneş.Dünyayı ısıtan tek bir Güneş vardır.Ama yüreğini ısıtmak için Güneş'i sen doğduramazsın,o kendiliğinden aydınlatır karanlıklarda kaldığını ve hiçbirzaman ışığını bulamayacağını zannettiğin bir anda geceyi aydınlatan Ay gibi,gündüzü ısıtan Güneş gibi,toprağı bereketlendiren Yağmur gibi düşüverir gönlüne.