Sanat > Sen Kimsin

    Sen Kimsin? konusu Sen Kimsin? sinema filmi Sen Kimsin? kimsin oyuncular
    Sen Kimsin? ne zaman cikiyor Sen Kimsin? hakkina bilgi Sen Kimsin? komedi



    SEN KİMSİN?
    “TEKİN” İSTANBUL SOKAKLARINDA!


    Tolga Çevik ilk sinema filmi “Sen Kimsin?” ile seyirciyle buluşmak için gün sayıyor!
    24 Şubat 2012’de sinemaseverler ile buluşacak olan “Sen Kimsin?” prodüksiyonu, çekim teknikleri ve hikayesi ile sezonun iddialı filmlerinden biri.
    Hikayesini Tolga Çevik’in yazdığı filmin yönetmenliğini Ozan Açıktan üstlendi.

    Filmin çekimleri Yenikapı, Kuruçeşme, Fatih, Seyrantepe, Karaköy, İstinye, Eminönü, Kasımpaşa, Kartal gibi çeşitli semtlerde geceli gündüzlü 6 haftadır sürüyor.

    Tolga Çevik’in ‘Tekin’ karakterine İstanbul sokaklarında Zeynep Özder (Pelin) eşlik ederken, filmin diğer kahramanlarını da Köksal Engür ( İsmail), Toprak Sergen(Adnan) ve Pelin Körmükçü(Suzan) canlandırıyor.

    BKM filmin yapımcılığını üstlendiği “Sen Kimsin?” 24 Şubat’ta Türkiye ve Avrupa’da seyirciyle buluşacak.

    Filmin Konusu:
    Tekin ( Tolga Çevik) ve emekli trafik polisi yardımcısı İsmail abi (Köksal Engür), kaybolan bir kızı bulmak için, hayatları pahasına her türlü tehlikeyi göze alır.

    Sıradan bir kayıp kız vakasının peşinde başlayan hikaye, hesaplaşmaların, oyun içinde oyunların geliştiği bir maceraya dönüşür.

    Kim masum kim suçlu birbirine karışır. Hafiyelerimizin tek bir hatası vardır, o da kendi yöntemlerini kullanmak!


    [youtube]https://www.youtube.com/watch?v=8hnNVtIN6g0&feature[/youtube]
    [h=1]bir sinema filminin hikayesi - tolga çevik filmleri - tolga çevik kariyeri - basında tolga çevik
    Çekilen her video hikayenin ille de 35 mm filme basılması mı gerekli?[h=2]'Sen Kimsin?' Türk sinemasında video kameralarla ekonomik çekim yapma tekniklerinin kök salmasından bu yana gitgide yaygınlaşan sakat bir eğilimin zirve noktasını temsil ediyor. Konusu, oyuncuları, anlattığı hikayenin sinemasal ağırlığı ve bunu izleyiciye aktarış teknikleri itibarıyla bir sürü salonlara 'film' diye sürülmekte
    image
    orjinalini görmek için tıklayınız

    ALİ MURAT GÜVEN / SİNEMA
    Beyazperdede resim keskinliği açısından 35 mm'lik klasik sinema kameralarına yakın, hattâ son dönemlerde neredeyse onlara denk bir sonuç veren yüksek çözünürlüklü (HD) video kameraların 1990'lı yılların sonlarından itibaren katettiği baş döndürücü gelişme, hem Türkiye'de hem de dünyanın dört bir köşesinde sınırlı bütçelerle bağımsız filmler çeken genç sinemacılar için deyim yerindeyse tam bir "can simidi" işlevi görür oldu. Son 10-15 yıla kadar hemen hemen yalnızca profesyonel stüdyolar ve büyük sermaye sahiplerinin tekelinde bulunan film yapım işi, böylelikle farklı toplumsal katmanlardan insanların da içine dalmaya cesaret edebildikleri, bazı durumlarda bir tek "ev ipoteki"yle bile kotarılabilen, görece daha "demokratik" işleyişli bir yapıya kavuşmuş durumda...
    Nitekim, ABD'nin dünyaca ünlü bağımsız filmler festivali Sundance'dan Türkiye'deki Antalya-Altın Portakal'a kadar uzanan oldukça geniş bir skalada festivallere katılan sinema filmlerinin sayısal artışı da bu demokratik "yeniden yapılanma"nın çok açık bir tezahürü... Artık parlak bir senaryo fikri, bolca cesareti ve biraz da parası olan, ya da en azından ödünç sermaye bulabilecek yeteneği bulunan herkes, kimi durumlarda 200-250 bin dolara kadar inebilen mütevazı bütçelerle sinema yapabiliyor. Bu sürecin anlattığım yere kadarki bölümüne benim de hiçbir itirazım yok. Çünkü aynı teknolojik devrim, yarın öbür gün benim de eski bir kısa filmci olarak yeniden coşup kendi hikâyelerimi hiç kimseye minnet etmeden anlatmama fırsat vermekte... Fakat, şu da bir gerçek ki film yapımı işinin video tabanlı çekimler nedeniyle bu denli hızlanıp ucuzlaması, "hız"a ve "ekonomikliğe" paralel bir "kalite"yi de beraberinde getirmedi. Geçmişin, ellerinde bulunan 35 mm negatif filmin her metresini kameranın motor düğmesine basarken bin türlü ince hesapla harcayan nakış işçisi yönetmenlerinin yerini de "Nasıl olsa hard-diske kayıt yapıyorum, çekeyim çekebildiğim kadar, kurguda bir şekilde toparlarım" mantığıyla çalışan daha özensiz heveskârlar alıverdi. En önemlisi de "sinema filmi" ile "televizyon filmi" formatları arasındaki o kalın çizgi gitgide iğdiş ediliyor ve böylesi bir teknik/estetik ayrım -ülkemizde son dönemlerde sık görüldüğü üzere- artık bütünüyle ortadan kalkmaya yüz tutmuş durumda...
    İşte, Ozan Açıktan'ın yönettiği "Sen Kimsin?" de aslında toplam cürmüyle en fazla bir "televizyon filmi" hacmi kadar yer kaplayabilecek kapasitede, fakat son dönemde çekilen pek çok projede yapıldığı gibi dijital transferle 35 mm'ye aktarılıp sinema salonlarında tedavüle çıkartılan sabun köpüğü hikâyelerden biri... Dahası, "Organize İşler" ve "Neşeli Hayat" gibi gayet nitelikli, alt okumaları çok zengin komedileriyle tanıdığımız yapımcı şirket BKM'nin en klas, en özenli işlerinden biri de değil, âdetâ bu ekibin hem perde, hem televizyon, hem de sahne için üst üste ürettiği yığınla komedi gösterisinden sonra gelen bir tür "yorgunluk dönemi ürünü"...
    Bu söylediklerimize sakın ola ne (komedyenlikteki kişisel yeteneğine ve hazırladığı televizyon gösterilerine kendi adıma hayran olduğum) sevgili Tolga Çevik, ne de -yılların yıpratamadığı büyük bir sanatçı olan Köksal Engür usta başta olmak üzere- filmin diğer oyuncuları sakın ola hiç kırılmasınlar; çünkü çektikleri filmin izleyici üzerindeki etkisizliğinde onların kayda değer bir kabahati yok. Sorun şu ki böylesine "hafif" bir malzemeden kendi doğal ağırlığına sahip bir sinema filmi çıkamaz. Nitekim çıkmamış da... Bu kadar sade suya tirit bir malzemenin hakkı bir "Boeing" yolcu uçağı değil, sportif amaçlarla uçulan bir "planör" olabilir ancak...
    Ha, aynı gösteriyi bir cumartesi akşamı ya da bir pazar sabahı ekranda izlesek belli ölçüde eğlenirdik belki, fakat sakar özel dedektif Tekin'in "Şu dakikadan sonra bu evde bulunan herkes benim için eşit derecede şüpheli" gibi Agatha Christie'nin kült dedektifi Herculet Poirot'ya romanlarında bundan 50 yıl önce söylettiği beylik replikleri izlemek için bu karlı fırtınalı günlerde evden çıkmak, taksiye binmek, en ucuzundaki bilet ücreti 12 TL olan (20 TL'ye kadar çıkanları da var) bir salona girmek, sinema eğlencesinin olmazsa olmazı olan meşrubat ve patlamış mısıra da piyasa fiyatının beş katı para ödemek, sonra çıkıp aynı karlı havada yine taksiye binip eve dönmek; velhasıl asgari ücretin 1000 TL'yi bile bulamadığı bir ülkede 105 dakikalık bu "uzatılmış TV skeci"ne yaklaşık 150 TL harcamak çok ağır bir masraf, dahası ciddi bir zaman kaybı...

    [COLOR=#BB2222]Başarısız bir 2'nci film...
    Kendisindeki yetenekleri haddinden fazla abartan Tekin, yardımcılığını üstlenen emekli trafik polisi İsmail ile birlikte İstanbul'da bir özel dedektiflik bürosu işletir. Sosyete mensubu bir çift Adnan Bey ve Suzan Hanım'ın sevgili kızları Pelin'in fidye için kaçırılması üzerine, dertli aile tarafından onu bulmak üzere görevlendirilirler.

    SEN KİMSİN?
    Yapım Yılı ve Ülkesi: 2012 Türkiye yapımı
    Türü ve Süresi: Komedi 105 dakika
    Gösterim Formatı: 35 mm standart sinema filmi
    Perdedeki Resim Oranı: 1.85:1
    Ülkemizde Gösterime Sunulan Kopya Sayısı: 283
    Yönetmen: Ozan Açıktan
    Yapımcı: Necati Akpınar
    Görüntü Yönetmeni: Ahmet Sesigürgil
    Müzikler: Jingle House
    Kurgucular: Erkan Erdem, M. Yasin Yalva
    Sanat Yönetmeni: Murat Uçan
    Oyuncuları: Tolga Çevik, Köksal Engür, Zeynep Özder, Toprak Sergen
    Yapımcı Şirket: BKM Film
    Dağıtıcı Şirket: UIP Film
    İçerik Uyarıları: Birkaç sahnesinde argo diyaloglar, yüzeysel cinsellik/çıplaklık ve olumsuz davranış örnekleri yer aldığından 15 yaşından küçük izleyiciler için uygun değil.
    Ailece izlenebilir mi? ŞARTLI EVET
    Filmin Yeni Şafak-Sinema Puanı: 4 yıldız üzerinden * *

    [COLOR=#BB2222]Diğer filmler
    2 Mart Cuma günü ülkemiz sinemalarında 3 yeni film gösterime girdi. Bunlar arasından 'Sen Kimsin?' adlı yerli yapım sinema sayfamızda ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Geriye kalan diğer 2 filmin özet tanıtımları ise yıldız puanları ve içerik uyarılarıyla birlikte aşağıda:

    İYİ OLAN KAZANSIN (This Means War)
    Türkiye'de Gösterime Sunulan Kopya Sayısı: 100 / Yönetmen: McG (Joseph McGinty Nichol) / Oyuncular: Reese Witherspoon, Chris Pine, Tom Hardy, Til Schweiger. / Türü: Romans-Casusluk odaklı serüven / Yapım Yılı, Süresi ve Ülkesi: 2012, 97 Dakika, ABD yapımı Konusu: İki yakın arkadaş olan yetenekli CIA ajanları Foster ve Tuck, aynı kıza aşık olduklarını fark etmelerinin ardından birbirlerine karşı yoğun bir sinir savaşı başlatırlar. İçerik Uyarıları: Her ne kadar özünde romantik komedi formunda ilerleyen bir film olsa da pek çok sahnesinde yüzeysel cinsellik/çıplaklık, büyük bir kısmı cinselliğe ilişkin referanslarla dolu argo diyaloglar, alkollü içki-sigara tüketimi ve aksiyon sinemasına özgü şiddet gösterileri içerdiğinden, 18 yaşından daha küçük izleyiciler için uygun bir yapım değil.
    Ailece izlenebilir mi? HAYIR/18+
    Yeni Şafak-Sinema Puanı: * *

    J. EDGAR (J. Edgar)
    Türkiye'de Gösterime Sunulan Kopya Sayısı: 31 / İthalatçı Şirket: Warner Bros. / Yönetmen: Clint Eastwood / Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Naomi Watts, Dylan Burns / Türü: Biyografik drama / Yapım Yılı, Süresi ve Ülkesi: 2011, 137 Dakika, ABD yapımı Konusu: 1895-1972 yılları arasında yaşamış efsanevî FBI başkanı John Edgar Hoover'ın, 1924'te başına geçtiği bu kurumu ölümüne kadar bazen benzersiz bir maharetle, bazen de ürkütücü bir despotizm içinde yönetmesinin destansı hikayesi... / İçerik Uyarıları: Birkaç yerde şiddet, argo diyaloglar, yüzeysel cinsellik ve alkollü/içki tüketimi yer almakta. Bundan dolayı, 13 yaşından daha küçük izleyiciler için çok da uygun bir yapım değildir.
    Ailece izlenebilir mi? ŞARTLI EVET/13+
    Yeni Şafak-Sinema Puanı: * * 1/2