Müzik > Leyla'yı Anlat Bana


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız



    Mecnun'un gerçek hikâyesini bilir misin?Yani Leyla'dan önceki Mecnun'u tanır mısın?Tanımıyorsun değil mi!Elbetteki tanımazsın,sen Leyla'dan sonraki Mecnun'u gördün hep.Ben sana gerçek Mecnun'u anlatayım da dinle,dinle ki çöllerin yalın ayaklı,koca yürekli Mecnun'unu biraz tanı:

    Sabırsızlığı başının eksik olmayan belasıydı,olduğu yerde hiç durmazdı,hayatın bir türlü bitmeyen telaşıydı.Sakardı,durmadan kendi başını yakardı.Canı sıkıldığında ortalığı toza dumana katar,sonra da kendi suçunun üstüne yatardı.Uykuyu çok severdi,ayakta uyur,gözleri kapalı gezerdi.

    Suratını astığı zaman yüzündeki çirkinlik öfkeye dönerdi.Gözleri ateş püskürür,yüreğindeki karanlık diline yansır ve silahtan sıkılmış kurşun gibi karşısındakini yaralardı.Düşünmezdi hiç,sözlerinin açtığı yaraları yani bencildi.



    image
    orjinalini görmek için tıklayınız



    Onun için gerçek olan bugündü,dünü hatırlamazdı,yarını beklemezdi.Vakit gözetmezdi,saat tutmazdı yani onun için zaman diye birşey yoktu.Aman dilemezdi,YARATAN bilmezdi.Cennete inanmaz,cehennemden korkmazdı.

    Sonra bir gün Leyla'yı gördü.Sabırsızdı,sabrı öğrendi.Bekledi,bekledi,bekledi.Onun zarar görmemesi için çok dikkat etti,düşünmek en büyük mahareti oldu.İnsanlardan uzaklaştı,suyla-toprakla-gökyüzüyle dertleşti,cansızlara can verdi,kendi canından geçti.Gözleri hep arar oldu,uykuyu unuttu.Geceleri haram bildi,gündüzleri Güneşin ışığını karanlığa gömdü.


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız



    Yüzü o kadar güzelleşti ki!Her gören ona aşık oldu,ama o kaçtı.Kalbinin kapılarını tek bir kişiye açtı,yandı,yandı tutuştu.Yüreği yandıkça bedeni üşüdü,bedeni üşüdükçe gözleri karardı.Talihi karaydı,sevdiği dilindeki yaraydı,sustu.

    Onun için bugün diye birşey kalmamıştı,dünlerde yaşar,yarınlara umutla koşardı.Zaman geçmezdi,beklemek en büyük erdemiydi.Sevdiğini birkez olsun görebilmek için her saniye dua ederdi,bütün acılarında YARATAN'a sığınırdı.Cennet gözünde yoktu,sevdiğine kavuşabilmek için cehenneme razıydı.Leyla onun için herşeyin anlamıydı.


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız




    Ben sana Mecnun'u anlattım,sen de bana Leyla'yı anlat.Ama hiç bilmediğim Leyla olsun,Mecnun'u haketsin.


    M.K.(OPARETÖR)
    [main-arkaplan-muzik]059[/main-arkaplan-muzik]
    valla bi leyla bulmak lazım yüreğine sağlık abim değişikti
    Merak etme Leyla gelir bulur seni:) arada bir değişiklik yapmak iyi olur diye düşündüm kardeşim :) yorum yazan ellerine sağlık Emre'm.Bakalım Leyla'yı anlatacak biri olacak mı!
    teşekkürler arkadaşım ellerine sağlık
    31 sene bekledim herhalde dahada beklicem :)ne gelen var ne giden

    iyi olmuş abi ee leylalardan bekliyoz bakalım kim daha güzel anlatırsa o dur leyla:)
    Mecnun olan Mecnun u anlatmış Leyla yı anlatmak Leyla ya düşmüş desene... tabii herkes bir Leyla o yüzden bir sürü tanım çıkacaktır ortaya bana kalırsa her Mecnun kendi Leyla sını anlatsın :) Leyla olma mertebesine erişemediğim için buraya yazabileceğim ancak yüreğine emeğine sağlık değişik bir çalışma olmuş metin demek :)...
    Refik değerli arkadaşım,yorum yazan ellerin dert görmesin,sizlerin de güzel yüreğinize sağlık.

    Gelen haşmetiyle gelir,giden harabesiyle yalnız bırakır Emre'm,seneleri gözetme sakın,saniye dahi sürmez kalbine süzülüşü.Bakalım Emre'm bana bu yazdığım konudan daha güzel yorum yazdıracak bir Leyla anlatımı bekliyorum bende :)
    ehh çok beklersinizz leyla gelipte ben leylayım demeyecek yaa arayıp bulmak lazım leylayı mecnun gibi yollara düşmek lazım

    emeklerine sağlık abicimm harikaydı çok değişik bir o kadarda güzel bir sunum olmuş emeklerine güzel yüreğine sağlık
    yüreğine sağlık
    Ee ben Mecnun muyum da bu konuyu açtım o zaman?Ben daha Mecnun olamadım ki Leylayı anlatayım!Leyla'yı anlatmak Leyla gibi sevmek değildir illaki,Leyla'nın taşıdığı yüreği kaldırmak zordur-yorar insanı.Leylayı anlatmak için çirkindeki güzelliği-kötüdeki iyiliği-acıdaki hazzı ve atan kalpteki ölümü hissetmek lazım bence.Elbet bir yorum yazılır Leylaca.Aslında bu yorumu yazacak bir kişi var ve hiç kimsenin aklına gelmeyecek güzel bir insan bu.Şiir yazmıyor ama o kadar güzel yorumlar yapıyor ki onunla karşılıklı bir paylaşım ortaya çıkarmayı çok isterdim.Yorum yazan ellerine sağlık Şems-im-sen değerli arkadaşım.
    Ay Kız güzel kardeşim Leyla'yı beklersek eğer anlatacaklarıyla taş kesilir utanırız şimdiki sevdalardan.Ama Leyla'nın sevdasında ne gördüğünü ve nasıl bir aşkla Mecnunla tek yürek olduğunu hiç mi hisseden kimse yok yani!:) Sağolasın kardeşim beğenilerin ve güzel yorumların için,güzel yüreğin dert görmesin.

    Efesa değerli arkadaşım,okuyan gözlerine,yorum yazan ellerine sağlık.
    leylaca yorum yazılır elbet ama leylaca :) merakla bekliyorum kimmiş o yorumu yapabilecek arkadaşımız...
    leylaca olmasa da kendimce yorum yapayım bakalım neler çıkacak

    aslında çirkindi leyla öyle ay parçası yüzü narin elleri yoktu
    mecnun un gözüyle bakıldığında nurdu ışıktı ulaşılmazdı
    sevmeyi bilmezdi leyla sevilmekti istediği
    mecnun öyle bir sevdiki leyla sevmenin değerini bildi
    sevilmekten öte bir duyguyu öğrendi sevdi leyla mecnunu
    kaderleri ayrılıkla yazılıydı umursamadı leyla
    uzakları yakın etti yüreğinde hissetti
    canı yandığında gülümsedi sevdiğini düşledi
    mecnun bir of çekti leylanın yüreği dağlandı
    uzaklar yakın oldu ruhları kavuştu
    yaşarken öldürdü kendini mecnundan başkası sevemedi leylayı
    ölümse kavuşamlarının sebebi severek verdi son nefesini
    leyla olmak zor yok ki bir mecnun
    mecnun olmak zor yok ki bir leyla
    leylayı leyla yapan mecnun mecnunu mecnun yapan leyladır
    bir masal gibi dinledik yılladır ama yaşayamadık asla
    biz yazamadık anlatamadık ama tarihe yazdı aşklarını onlar...

    umarım olmuştur :)

    Neyleyim Leyla'yı ben Mecnun olamadıktan sonra,
    Sevdayı yüreğimde Leylalaştıramadıktan sonra,
    Arşa yükselirken isyanlarım
    Leylanın ayakları altında can veremedikten sonra,
    Neyleyim Leylayı,ben Mecnunluğu beceremedikten sonra.

    Yorumuna sağlık arkadaşım,bak birazcık yazabildim ben de kendini Mecnun zannedipte yalancı sevdalara kapılmışlığın isyanını.Bu paylaşıma yorum yazar mı bilmiyorum ama umarım yazar.Eğer yazarsa da kim olduğunu söyleyemem,sizler bulmaya çalışın en iyisi :)
    bu gece sende bir gizlilik görüyorum insanda merak uyandırıyor sözlerin kim olduğunu tahmin etmek zor olacak benim için fazla arkadaş tanımıyorum burada :) bekleyip görelim bakalım

    güzel bir sunum olmuş eline sağlık olsun
    Bi mecnun bulmak lazım diyim bende :)) dostum kalemine sağlık...
    Beğenen yüreğine sağlık Fatih kardeşim.

    Cay_guzeli güzel yürekli kardeşim,bulacağın Mecnun sana ne katabilirki!Ama o güzel yüreğinin sevgi arayışı ve sevdaya verdiği değer değil midir sevdayı Leyla'laştıran?Yorum yazan ellerine sağlık güzel kardeşim.
    Canım Abim...buda bir yenilik...çok beyendim...her kelmen güzel...
    Ellerine..emeglerine...duyğularına sağlıklar dilerim yüregden...Can gönülden teşekkürler bu paylaşım için..
    Saolasan ki daim bizlerle yüreginden keçen her kelmeni paylaşırsın..

    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    Ablamm,hisseden ve değer veren güzel yüreğine sağlık.İçimden ne geçiyorsa,aklıma ne geliyorsa paylaşıyorum işte,umarım bir kirlilik yaratmıyorumdur bu bölümde.Yorum yazan ellerine sağlık Ablamm.
    Aslolan asktir, gerisi lafi guzaf demis ya Fuzuli ya da Mevlana (su an aklima gelmedi hangisi oldugu). Bu yuzden Leyla anlatsa kendini neye yarar, Mecnun anlatsa nedir ki?
    Bence ask tarifsiz yasamaktir ... desem ben...
    Leylasiz ya da Mecnunsuz.
    Bagira bagira, haykira haykira aski yasamak, ya da yasamaya calismak, sanmam ki ask olsun.
    Emeginize yureginize saglik agabey, ilginc bir o kadar da derin anlatiminiz olmus. Zevk veriyor butun paylasimlariniz, yaptiginiz yorumlar, ve arkadaslarimin katkilari. Umarim Leyla anlatir kendini, ben de merak ediyorum...
    Leyla aşkını Mecnun'a anlatmış,Mecnun kendini çöllere vurmuş.Yanmış,yanmış kavrulmuş.Yüreğini Leyla'ya sunmuş,Leyla o yüreği kaldıramamış kendini zehre boğmuş.Ve aşkı onlaran öğrenen bizler bir delilik yapmış,aşkı zehirlemişiz.Korkakça yaşadığımız sevdalarda,ürkek arayışlarda.

    Sağolasın kardeşim,güzel yorumlarından bizleri mahrum bırakmadığın için.Okuyan gözlerinin nuru herdaim güzel yüreğinin ışığı olsun.
    sevgili kardeşim ancak bu kadar olur.
    mecnunu bu kadar her hücresine kadar sade kelimelerle anlatabilmek ya artık aşmış bir psikolog olmakla mümkün ya da artık mecnun kadar girift ve çaresizliğin kendiliğinden fışkıran çığlığı...

    yakın bir tarihte burdan bir arkadaşımıza telefonda okuduğum bir yazıyı paylaşayım izninle...



    Bir Leyla düşlemesidir aşk. Yanmaktır bir gülün kırmızısında, türküler yakmaktır sevgiliye. Gün batımlarında tutulan sevdaları gün doğumlarında aramanın adıdır aşk. Seherlerde bülbülün yanık nağmelerinde gül hasreti çekmektir; güle rengini veren, yüreğini veren bülbül olmaktır aşk.
    Ve biz şimdi büyüsü kaybolmuş zamanlarda aşkın peşine düştük. Pazar pazar gezinen Zeliha olduk aşkımıza bir Yusuf bulmak için. Yusuf, esrarını gizleyen ebedi iffetti.

    Mecnun’a özendik sevdamızı bir Leyla’ya yüklemek için. Leyla bir ışıktı, ab-ı hayattı aşkı filizlendiren.
    Ferhat olup Şirin’ler hatırına gönül kazmasını yamaç yüreklere vurmak istedik. Şirin, gönül aynasında aşkı büyüten bir suretti.
    Bitmeyen özlemler büyütüyoruz bağrımızda. Leyla’ya, Şirin’e, Aslı’ya adadığımız yüreklerimiz vardır. Suretten öte aradığımız bir yâr vardır. Yârin adıyla yan yana bilinsin istediğimiz adlarımız vardır.

    “Aşk” ile “ilgi duyma”nın karıştırıldığı bir dönemde yaşıyoruz. Artık güllerimiz Leyla kokmuyor, sevda kokmuyor. Aşkın ilk basamağına dahi çıkamadık. Tutkulara takılıp kaldık. Dergâha gelen delikanlıya şeyhin “Sen git, âşık ol da gel, aşkı bil de gel!” dediği kadar dahi olsa, yüreklerimize işleyemedik aşk nakışını. Gönül toprağına atamadık aşk tohumunu. Nadasa bırakılmış yüreklerimize bir Leyla tohumu düşmedi.

    Biz ölümsüz ve günahsız aşklara değil, günübirlik sevdalara takılıp kaldık. Cismaniyetin ağında ateş böceklerini yıldız sayanlar gibi, tutkuları aşk sandık. Talihsiz yanılgılarla yanlış ateşlerde yandı ruhumuz.

    Sonu “kaf”la biten, “aşk”ta kalb vardır. Kaf, kalbidir aşkın. Aşkın kalbini çıkarıp aldığınızda geriye “aş” (k) kalır, ceset kalır, madde kalır.
    Mecnun’un aşkına özenip de yürüdüğümüz yollar, çöl değil. Oysa aşk, çölde haz verir insana. Kalb, çöl yanmışlığında kanıyorsa aşk vardır. Aşk, yanmışlıkla daha bir lezzet verir aşığa. Susuzluktan çatlayan dudaklardan dökülen Leyla adı, cânân adı, can verir ölür ruhlara. Çölde ceylanların sürmeli gözlerinde Leyla’yı görenler, aşka uyanır seherlerde. Ve aşkın büyüsü örülür seherlerde. Toprak öperken alınlarımızdan, aslında Leyla’dır buseler konduran.
    Bizim seherlerimizde ceylanlar yok artık. Biz seherlerimizi uykulara feda ettik, göremiyoruz Leyla bakışlı ceylanları. Üstümüze güneşler doğar oldu. Geceler boyu yıldızlarla söyleşip de onlara elveda diyemedik gün doğumlarında. Biz, ceylanların gözlerini öpemedik, bu gözler Leyla’nın gözlerine benziyor diye. Uykulara feda ettiğimiz seherlere ağlayamadık. Leylasızlığa akmadı göz yaşlarımız.

    Biz sevemedik yaratılanı Yaratan’dan ötürü. Yunus mektebinde diz çöküp okuyamadık aşk kitabını.
    Oysa, varlığın özünde sevda hamuru vardı. O hamuru besleyen aşkın pişmanlık gözyaşı vardı. Adem ile Havva’dan dökülen. Şimdi ezeli pişmanlıklara değil, günübirlik sancılara akar oldu gözyaşlarımız.

    En sevgiliye iltifatlar vardı sevgililer sevgilisinden, “Ben sana âşık olmuşam ey şerif!” hitabının tatlı sıcaklığı vardı. “Levlake...” hitabıyla başlayan bin bir renkte iltifatlar vardı. Âşık ile mâşûkun ezelde yazılı, göklerde yan yana asılı adı vardı.
    Aşk medeniyetinin sevda pazarında, gönlümüzü bir Leyla’ya, son Leyla’ya, en Leyla’ya sunmanın hesabındayız. Yere göğe sığmayan Sevgililer Sevgilisini gönül Kâbe’sinde misafir etmenin telaşındayız. Misafirlikler bir olmak içindir, tek olmak içindir.Tıpkı kapısına gelen âşıkına seslenen sevgilinin tek olma hayali gibi.
    “Kimsin?” diye seslenir kapısını çalana. Aşka tutulan âşık “benim” der. Ve tekrar seslenir sevgili. “Burada iki kişiye yer yok. Gönlüm teki arzular.” Tekrar kapının tokmağına dokunan ve ısrarından vazgeçmeyen âşık, benlik libasından sıyrılır. “Sen’im” der. Vahdete adım atar, bırakır ikiliği, küfrü bırakır, çokluğu bırakır. Sevdiğinde fânî olur. Aşkın bekâsını bulur.

    Ebedî aşkı arzulayanlar, sevdiğinde fânî olup ölümsüzlüğe kucak açanlardır.

    Ve sevenlerin dilinde sevilenlerin adı bayraklaşır. Dillerde hep Leyla kitabı okunur. Kulağa gelen her nağmede Leyla, esen her rüzgârda Leyla... Buram buram hep Leyla... Kuşların ötüşünde, güllerin kan kırmızı kıvrımlarında, göğün mavisinde, ağacın yeşilinde hep Leyla vardır. Yağmur damlaları vuslata koşar, düşer toprağa. Toprak, Leyla’sıdır yağmurun; toprağın Leyla’sı yağmur...
    Mecnun’a adını sorarlar, Leyla der. Geldiği yeri sorarlar, gideceği yeri sorarlar yine Leyla, hep Leyla der. Hep aşk...

    Gönlünü Leyla’ya kaptırmışların şafaklarında, güneşin ışıldayan çehresinde gamzeli tebessümler saklıdır. Dağların doruklarında hiç kaybolmayan beyazlıklar, Leyla’nın yüreğe serinlikler bahşeden sevdasıdır. Aşk, kar beyazı vefalar saklar bağrında.

    Yüreğine yasak koyanlar, vefalara bezenmiş aşklarında ölümsüzlüğün kapılarını aralar. Gecenin mavi karanlığında yıldızlardan taç yapan âşıklar. Leyla durağında sevda yağmurlarıyla ıslanırlar.
    “Cennet gözlüm” dediğimiz ve yarım kalmış yanımızı tamamlayan sevgiliyi alıp da yanımıza...
    “Sen ey cenneti müjdeleyen Sevgili, Sevgilim!” deyip düşüp de peşine, tutunup da eteğine aradık mı hiç gecenin ve gündüzün Leylasını? Sevdanın ve Leyla’nın aşkına kaç gün doğumlarını sancıyla yaşadık? Gün batımlarında kaybettiğimiz Leyla’yı bir gülün kırmızısında bir bülbülün feryadında aradık mı hiç? Leyla’dan başkasını görmez oldu mu gözlerimiz?

    Yanıklığıyla ve ceylanlarıyla kendisini aşka çağıran çöldedir Mecnun. Dolaşır bir baştan bir başa. Yüreğinden aşka ırmaklar akar çöl kumlarında. Gönlünü avutur. Dolaştığı günlerden bir gün... Fark edemez namaz kılan bir dervişin önünden geçtiğini. Leyla’dan başkasını görmeye yasaklı gözleriyle göremez, namaz kılan dervişi. Namaz biter. Kırk yıllık bekleyiş yükünü bilen derviş kızar Mecnun’a. Özür kuşanmış kelimelerin ardından, paslı vicdanlara bir hançer gibi, saplanan sözler dökülür Leyla kitabı okuyan dudaklardan. “Kusura bakma derviş baba, ben Leyla’nın aşkından seni göremedim. Ya sen, huzurunda bulunduğun Mevla’nın aşkından beni nasıl gördün?”
    Aşk yanılgısıyla avunan yürekler sıtmaya tutulur. Yeni bir sevdanın, ezelî ve ebedî Leyla’nın eşiğinde aşka uyanır canlar, Leyla’ya uyanır. Vuslat kokan düşler Leyla’ya uzanır... ............

    Osman ALAGÖZ
    Sunu itiraf etmeliyim ki Calismanin basligi dikkatimi cekti...
    Belki Adimin Leyla Olusu yada Leyla nin gözle görülmeyen elle tutulamiyan tarif-i mümkün olmayan haleti..

    Asirlardir yazilmistir Leyla 'ya dair satirlar...
    Leyla özünde "Ask" tir Mevlaya giden yolda...
    Aslolan sudur ki "Leyla ya "Ask" Mevlaya "Ask" tir ki gerisi vesairedir bu gidilen yolda...

    Ne asklar yazildi cizildi Ferhat Sirin Leyla Mecnun Kerem Asli.

    Aslolan tek Ask tir...Birine inandim iman ettim...Allah azze ve Celle...

    Ne mutlu Mecnun gibi Misal-i Leyla Olabilenlere...

    Yüreginize kelaminiza kuvvet ne güzel satirlardi...Üstüne cok yorumlar getirilebilir.. Ama sonrasinda insan cikis yolu bulamaz....

    Tesekkürler...
    bu güzel parçayla uyumlu şiirin harika ve kartlarında mükemmel üstad üçü bir arada çok güzel bir sunum olmuş yüreğine kocamannnn sağlık.tşklerr
    Onur'um ve Leyl-i Lal kardeşlerim bu güzel yorumlarınız ve harika duygu paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim.Beğenileriniz ve varlığınızla onurlandırdınız beni.

    Öncelikle Yüce ALLAH insanı aşkla yaratmıştır ve insana aşk duygusunu aşılamıştır ki aşkın girdiği gönülde ne yıkım ne de kıyım olmasın diye.Aşk,almak değildir-vermektir.Aşk,bıkmak değildir-beklemektir.Aşk,sevilmek değildir-sevmektir.Aşk,hasret değildir-kavuşmaktır.Aşk,gözdeki yaş değildir,yürekteki nurdur.Aşk çekilen acı değildir-katlanılan onurdur.Aşk mutsuzluk değildir,umutsuzluktaki en küçük umut parçasıdır.Kendimce aşkın anlamını daha da çoğaltabilirim ama bu kadarı yeterli galiba :)

    Aşkın tek bir çıkış yolu vardır;yol aramak yerine,ulaşabildiğin yüceliğin tadını çıkarmaktır.Ne kadar acı olusa olsun,ne kadar hasretler vurursa vursun yürek bayramını kutlayabilmektir galiba gerçek aşk.
    Trustmanrunner değerli arkadaşım,beğenen yüreğine sağlık,yorum yazan ellerin dert görmesin.
    Değerli Kardeşim;
    Mecnun’la Leyla şimdiki devirde yaşayıp da yazdıklarını okusaydılar;
    birbirlerinden önce belki de senin yazdıklarına vurulurlardı.
    Tarifi imkansız güzellikte yazan kalemini kutluyorum.
    Candan tebrikler ve teşekkürler…


    image
    orjinalini görmek için tıklayınız
    Dilara,bendeki değerini bilen ve aynı değeri gördüğümü bildiğim kardeşim;güzellik göreceli bir kavramdır,bunu çok iyi biliyorsun kardeşim.Eğer yüreğinle bakıyorsan kötü veya çirkin diye birşey yoktur.Ama gözlerinde sadece bir silüet görüntüsü yaratmaya çalışıyorsan körlükten öteye geçemezsin.Sen Yaratan'dan ötürü Yaradılan'a kalbinle bakıyorsun ve bütün çirkinliklere kör oluyorsun.Güzel yüreğin herzaman sevgi ışığını gözlerine çok görmesin değerli kardeşim.Yorum yazan ellerin dert görmesin.
    teşekkürler ellerine sağlık..
    Saygıdeğer arkadaşım puslukurt,okuyan gözlerinize sağlık.