Sevgi - Sevgi yazıları - Aşk şiirleri dinle - Temel Kurt şiirleri
Aslında her şey bana o kartpostalı verdiğin zaman başlamıştı, ondan öncesi senin varlığından bile haberdar değildim. Gerçi tanıyordum, konuşmuşluğumuzda vardı ama bir eşya gibi, trende bir yolcu, kışlada bir asker gibiydik.
“ çok sevdiğin, mavi birine rastlarsan ona yollarsın, sevgiyi bölüşmenin en kolay yoludur birine bir kartpostal göndermek” demiştin. Aslında tüm bu söylediklerinden dolayı da değildi senin varlığından haberdar olmam.
Günlerce bir kitabın arasında unutmuş bir daha da aklıma getirmemiştim bu kartpostalı. Zaten çağımız unutma çağı değil miydi; dünümüzü unutup yarınımızı düşlemeyerek anca başa çıkabiliyorduk günlerin çilesiyle.
Çok çok sonra, tek başıma kaldığım o bulantılı zamanlardan biriydi, her şey çok uzağımda ve lacivert gece yıldızsızdı, elime aldığım kitabın arasından yere düşmeseydi o kartpostal belki ben senin varlığından hala habersiz, belki bu yüzden daha mutlu, belki güneşine kavuşmuş bir şafak kadar da aydınlık olacaktım, kim bilir?
Eğilip yerden aldığımda ellerimde tuttuğum bir kartpostal değil, kendi yalnızlığımdı. Ve işte orda, o an o saniye fark ettim senin varlığını. Bir eşya olmaktan çıkıp mavileşen, şairin dediği o en zor koşunun ilk yüz metresini koşmanın dingin huzuru doldu içime. Yüzün, yüzündeki kelebekler yüreğime uçuşuyor ve her şey senin varlığınla yeniden anlam kazanıyordu.
Umutsuz bir aşk, sonsuz bir çile gibiydi artık anlam, büyümüşlerin bizi anlamasına imkân yoktu, bu yüzden suskunluğun diliyle konuşuyor, gözkapaklarımızın altındaki o mühürlenmiş öpücüklerin çağrısıyla anlaşıyorduk. İkimizin de gücü yetmiyordu bundan kurtulmaya, dışardaki dünyada büyüyemeyen bir çiçek gibi içimizdeki o yaz bahçesinde büyütüyorduk aşkımızı.
Gülleri koruyan o küçücük dikenlerimizden başka hiçbir korunağımız yoktu, ne kadar susarsak sanki o kadar daha çok anlıyorduk birbirimizi. Ben seni düşlediğimde kalbim bir okyanus oluyor, o kayıp adaya vardığımda ise masalın sonu geliyordu. Duaların amentüsü gibiydin içimde.
Biliyor musun ben o kartpostalı aylık bir fotoğraf dergisinde rastladığım Papua Yenigine de bir adrese postaladım, tanımadığım birinin eline geçsin, beni bu aşkın lanetinden korusun diye. Ama kartpostal gene bana geri döndü. Yolladığınız adres bulunamamıştır diye bir yazı vardı zarfın üzerinde.
Böyledir aşk dedikleri işte, aradığınız adres bir türlü bulunamaz…