Aşk Ve Fedakarlık 2 Yazısı - Aşk Ve Fedakarlık 2 Kahraman Tazeoğlu - Kahraman Tazeoğlu Yazıları
Bir yandan da fedakârlığınızın onu mutlu etmesinden mutlu olur ve bencilce bir mutluluğu yaşamaya devam edersiniz. Ama bir gün gelir verdiklerinizle aldıklarınızın muhasebesini yapmaya başlarsınız içinizde. Yapmak istemediğinizi sırf karşı taraf istiyor diye yapmanız, sizi zamanla ödeşmelere iter.
Her iki tarafın da yalnızca kendisi yapıyormuş gibi hissettiği bir duygudur aslında fedakârlık. Gün geçtikçe yaptığınız fedakârlığın karşı taraftan da size dönmesini beklersiniz. İlişkiyi bir terazinin üstünde yürütmeye başlamışsınızdır artık. Ve her dengesizlik, yeni bir kavgayı da beraberinde getirir. Bir ilişkide kişiler, yaptıkları fedakârlıkları kavgalarında dile getirmeye başlamışlarsa, artık o bünyelerde sevgi bitmiş demektir.
Zorla fedakârlık olmaz. Kişi, kendi iradesiyle yapar bunu. Ve kendi arzusuyla yaptığı bir şey için "Senin için şunu yaptım, bunu yaptım, saçımı süpürge ettim" diye bağırıp çağırmaya hakkı yoktur. Sessiz olmalıdır fedakârlık.
Büyük fedakârlıklar yapılan kişide ise yapanın yükünün ağırlığı kalır ve onun bilinçaltı kendini sürekli olarak karşı tarafa borçlu hisseder, sürekli olarak karşılık vermeye ve o büyüklüğün altında kalmamaya odaklanır. Fedakârlığın anlamı görev bilinciyle yer değiştirir. Ve mutluluk kaybolur gider aranızda.
Mutlu olmayı istemek en masum bencilliktir. Aşkına karşılık isteyen birini mutlu eden şey ise ona verilecek karşılık değil, ona hibe edilecek fedakârlıktır. Aşk denen bebek, sevgi ve bağlılıkla ayağa kalkabilmişse, yalnızca ve yalnızca karşılıklı fedakârlıkla yürüyebilecektir.